Kayseri'de patlama...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Nusret Çiçek - Yeni Akit
nusretcicek@yahoo.com
2012-02-23

MİT yasasındaki izin olayı

Cumhuriyet savcıları MİT mensupları ile ilgili soruşturmanın arkasını kovaladıklarına göre işin ciddiyet arz ettiği anlaşılıyor. Yargılama adına dışarıdan okunan gazeller hem doğru değil, hem de usul o değil. Ameliyata yatırılan hastanın durumunu sokaktakinden sormazlar, ameliyatın uzmanı var, son sözü o söyler.

Bu aşamada Başbakan izin vermezse ne olacak, sorusu elbetteki önemli.

Sayın Başbakanın vereceği ret kararı idari olduğuna göre savcılar istemese de idari mahkemesine gitmek zorundalar. Bu aşamada son sözü yine mahkeme söyleyecek.

Mahkeme soruşturma devam etsin derse mesela, o zaman başbakanlık makamının yıpratılması da gelir gündeme.

En azından bu kadar kurbağayı ürkütmenin bir anlamı kalmaz.

Şimdiye kadar ki uygulamalarda mahkemeler yargılanma yönünde karar vermişlerdir.

Kural yargılanmaktır, tâ ki CMK 250-251. maddelerindeki hükümler orada durduğu sürece usul ve esas bu... 250. madde şöyle diyor:

“Birinci fıkrada belirtilen suçları işleyenler sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun bu kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim hali dahil askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.”

Bir de 251. maddeye bakalım.

“Bu suçlar görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır.”

Adalet Bakanlığı Adalet Reformu adı altında CMK 250. maddesinde değişiklik yaparak askerler de dahil üst yöneticileri bu maddenin kapsamı dışına almak istediğini duyuyoruz. Bir önceki yazımda endişelerimi dile getirmiştim.

CMK 250. maddesinde kapsam yönünde değişiklik yapıldığında “kanunlar lehe uygulanır” prensibi gereğince şimdiye kadar izinsiz tutuklanan zevat ayağa kalkacak.

Demezler mi, biz de canımızı ortaya koyarak görev yapıyoruz. Şartlar gereği köyü de yakmış olabiliriz, terörün ciddi bir tehlike olduğunu vurgulamak için sağa sola roketler fırlatmış olabiliriz, o halde bize de yargılama izni verilmesin.

Hatta emniyet teşkilatında birçok görev mağduru var.

Görev esnasında çetelere karıştıkları için işten atıldılar.

Onlar da hak istemeyecek mi?

Kaldı ki MİT mensupları suç işlemez diyemeyiz.

PKK’nın MİT’in dahlinde olduğunu yazmayan kalmadı.

Öcalan ilk 15 TL’yi MİT mensubundan aldığını söyledi.

Bu duruma göre terör örgütü PKK gerçekten MİT kaynaklı ise vay halimize.

Demektir ki görev dışına çıkıldığında ülkenin başına belalar sarılabiliyor.

O zaman bırakalım, bünyede bilmediğimiz dikenler varsa savcılar bunları ayıklasın.

Hem bir savcının neden bu kadar ürküttüğünü anlamış değilim.

Zamanın başsavcısıydım, hatta Ankara Başsavcı vekilliği de yaptım.

Savcıların üzerinde başsavcı vekili ile başsavcı vardır.

Savcı gerçekten keyfi bir işleme tevessül etmişse başsavcı devreye girer.

Daha da olmazsa evrak elinden alınır, iş biter.

Deniz Feneri soruşturmasını gördük, evrakta oynadıkları iddia edilen savcılar şu anda hesap veriyor. Ama diyeceksiniz ki Şemdinli savcısı da vardı, görevini yaptı diye görevinden oldu.

O da bu iktidarın bir başka yanılgısıydı...

Şimdi gündeme bir başka Sarıkaya daha taşındı...

O da diğeri gibi ağzı hiç açılmayan bir alana girince şimşekler çaktı. Hakkında soruşturma başlattılar. Böyle olmamalıydı, bana göre bu işin daha kolay ve de zahmetsiz yolu vardı, neyse kapı değil çalı dolaşıldı. Geçmiş tecrübelerime dayanarak söylüyorum.

İktidar kadrolarına birileri durmadan yanlış yaptırıyor..

Veya istişare zayıflığı var.

Umarım yanılan ben olmuş olurum...




 
 
 
2012-02-23 09:37:33
Tesekkurler
Uzun zamandir mantik cercevesinde, gercek adalet duygulari gozeterek yazilmis bir kose yaIsi okumamiatim. Solcular tutturmus, gozler kulaklar kapali, yargilansin Allah yargilansin. Akp liler keza ayni, israil Llah israil ajanlari yapiyor bunu. Yahu bira adil olun, bu yaziyi sa cerceveletip astirin..

2012-02-23 08:54:15
Yazarı tebrik ediyorum!..
Hem Müslüman ferasetini,hem uluslararası hukuk normlarını konuşturmuş.Padişah F.Sultan Mehmed Han'ı bir inşaat ustası ile eşit şartlarda yargılamış bir milletin varisleri,adaletin tecellisinden kaçmamalı idi.Adalet yoksa zulüm vardır.Zulüm ise,sonu hazırlar;çünkü:"Küfür devam eder,zulüm devam etmez"

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.