Kayseri'de patlama...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Serdar Demirel - Yeni Akit
serdard22@hotmail.com
2012-02-23

Kadın hakları: Hangi değerler zemininde?

“Müslüman kadının hakları” meselesi Batılıların çok önemsediği bir konu, buna şüphe yok. Biraz meseleye yakından bakınca Müslüman kadının haklarının bizde tartışıldığı kadar Batı’da da tartışıldığını görebilirsiniz. Batılı devletlerin Müslüman ülkelerden, cemaatlerden, STK’lardan ve kanaat önderlerinden devlet ve toplum düzeyinde yapılacak ıslah listesinin ön sıralarına “kadın haklarında iyileştirme” maddesini koymalarını istemesi, verilen ehemmiyeti gösterir.

Bu yüzden “kadın hakları”, “kadının lehine pozitif ayrımcılık”, evlilik ve boşanma ile ilgili gündeme gelen tartışmalar, bu zeminde yapılan kanunî değişiklikler ister istemez dikkat çekiyor. Burada, “Batılılar kadınlarımızın haklarını bizden daha fazla mı önemsiyor, onlara bizden daha mı iyi bir hayat sunmaya çalışıyor?” sorusu akla gelebilir.

Batı’nın dünden bugüne çifte standart yaklaşımları, coğrafyamıza yönelik siyasi, ictimaî ve iktisadî hamleleri bilindiğinden sıradan vatandaşın bile bu tür tartışma ve açılımlardan kuşku duyması garipsenemez herhâlde.

Birleşmiş Milletler’in, ABD ve Avrupa merkezli kurumların kadın hakları için çalışan STK’ları bulup fonlaması, uluslararası arenada meşruiyet kazandırması, fazla duyulmayan seslerini yönlendirdikleri medya aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırması, feminist söyleme yelken açmış kadınları “rol model” olarak sunması, farklı etkinlikler kapsamında tam ne olduğunu anlamadığımız başarılarından dolayı ödüllendirmesi hep kuşku uyandırmaktadır.

Önce şunu itiraf edelim. Bizim toplumumuzda olduğu gibi bütün Müslüman toplumlarda da kadına yönelik haksızlıklar vardır. Bu zulümler İslâm’dan kaynaklanmaz ama, İslâm’ın aksine öğretilerine rağmen varolabildiği de inkâr edilemez. Bir Müslümanın bu zulümlere karşı çıkması ise inancının gereğidir. Bu ne kadar yapılıyor ayrı bir konu. Islahı İslâmî değerler içinde kalarak nasıl yapabilirizi de tartışabiliriz, ki tartışmalıyız da.

Kadınların âdil ve onurlu yaşam şartlarına kavuşturulması elbette öncelikler arasında yer almalı. Batı kadın üzerinden sosyal projeler uyguluyor diye bunlar görmezden gelinemez, ertelenemez de. Lâkin, Batı’nın Müslüman kadın konusunda neden, nasıl ve niçin aktif olduğunu da sorgulamadan geçemeyiz. Birinin varlığı diğerine göz yummamızı gerektirmez zira.

Kadının içinde bulunduğu haksızlıkları ortadan kaldırmayı kadını erkeğe karşı kışkırtmadan ve annelik görevini örselemeden yapmalıyız. Bunu hangi değerler zemininde yapacağız sorusu ise son derece önemlidir.

Kadın haklarını iyileştirme tarzı söylemlerin muhtevasını, arkasında yatan niyeti sınamak için “değerler zemini” sorusu hem kimliğimizi, hem sarsılan aile yapımızı korumak için elzemdir. Bu soruya verilecek cevab kimin hangi niyetleri taşıdığını, bu meseleyi hangi büyük planlara anahtar niyetiyle kullandığını da açığa çıkaracak bir özelliğe sahiptir.

Bugün Müslüman kadının hakları dâvâsını güden kadınların kahir ekseriyeti, hakları Batılı paradigma zemininde tanımlayıp, seküler sistem içinde talep ediyor. İslâmî argümanları ise sistem içi projeleri meşrulaştırmak amacıyla kullanıyor.

Kadın hakları üzerine konuşup da Batılı paradigma dışına çıkmayan, seküler liberal değerleri evrensel değerler olarak gösteren, hem toplumu hem devleti bu değerlere teslim olmaya çağıran ve buna paralel İslâmî fetva veren kesimler, maalesef, kadının durumunu iyileştirmekten çok zorlaştırmaktadır. Çünkü öne sürdükleri projeler aile yapısının korumaktan çok dağıtmaya teşne. Bunun ilk kurbanı da yine kadın olmaktadır.


 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.