Kayseri'de patlama...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Mehmet Şeker - Yeni Şafak
mseker@yenisafak.com.tr
2012-02-23

Yasaklayanlar gider, türküler kalır

Anadolu'nun romanını yazmak isteyenlere, mutlaka türkülerden başlamayı tavsiye eden Tanpınar, şöyle söyler: "Bu cemiyeti ruhundan mı öğrenmek istiyorsunuz? Musikisine ve halk havalarına, tekke nefeslerinize bakacaksınız. O zaman bizi biz yapan, hayatla oynamaktan hoşlanan coşkunluğu, onun sanatta ifadesi olan büyük lirizmi keşfedersiniz." (Gördünüz mü 'tekke' dedi, 'takke' değil.)

Huzur romanında kahramanı İhsan'ı "Halkımıza ve hayatımıza ne kadar yaklaşırsak o kadar mesut olacağız. Biz bu türkülerin milletiyiz" şeklinde konuşturur ve şunları söyletir: "Türküler, hayatın sürekliliği içinde, bir yığın değişmeye rağmen daima değişmeyen asli yanımızı ifade ederler."

Bize göre de öyledir ama farklı düşünen kesimleri de görmezden gelemeyiz.

Bir görüp gelmek, sonra aynı yerde ikamete devam etmekte fayda var.

* * *

Bayram Bilge Tokel'in "Türküler Kalır" isimli son kitabına başvuralım.

Yıllardır 'şarkı' ve 'türkü' gibi iki popüler forma hapsettiğimiz, mümkün olduğunca birbirinden ayrıştırarak ve uzaklaştırarak andığımız mûsıkîmizin bu iki türünü illa karşılaştıracaksak şu söylenebilir: 'Şarkı'yı içermeyen türkü belki olabilir ama 'türkü'yü içermeyen şarkı olamaz, olmamalı. Hele türküyü güya şarkının lehine dışlamak, dilbilgisi kurallarını bilmiyor diye, analarımızın konuştuğu dili Türkçe saymamak gibi vahim bir garabettir. Birini diğerinden daha çok sevmek, birinden daha çok zevk almak şüphesiz ayrı bir konudur ve normaldir. Normal olmayan, birini sevme tercihini, ötekini inkâr üzerine kurmak cehaleti ve bağnazlıktır.

* * *

Bağnazlık dönem dönem öyle ileri boyutlara ulaşmıştır ki 'koruma' adına yapılan yanlışlar ve 'ilericilik' adına yapılan yanlışların, dünyada örneği görülmemiştir.

İlericilik adına Türk müziği toptan yasaklandı bir dönem.

Bir başka dönem ise Kırşehir türkü ve bozlaklarını Neşet Ertaş'tan dahi koruma aşamasına varıldı.

Doğrusu bu kadar yanlışlığın cehaletle yapılması mümkün değil; olsa olsa fazla bilmektendir.

* * *

Bayram Bilge, "Türk Halk Müziği" şeklindeki isimlendirmeyi de irdeler ve doğru olmadığını ifade eder ama eldeki malzeme bu olduğundan, mecburen kullanmaktadır.

"Türk Halk Müziği, TRT tekelinin sona erdiği 90'lı yıllara kadar, büyük ölçüde üç önemli ismin düşünce, zevk ve uygulamaları etrafında şekillenmiş üç ana dönemden geçerek bugünlere gelmiştir" dedikten sonra o isimleri zikreder: Muzaffer Sarısözen, Nida Tüfekçi ve Mehmet Özbek.

* * *

Geçenlerde Bayram Usta ile oturduk bir hesap yaptık, birkaç ay sonra otuzuncu yılını bulacağını gördük arkadaşlığımızın.

Gördük de "Vay" dedik.

Çalıp söylemenin ötesinde müziğin teorisi üzerine de ciddi çalışmalar yapan ve bu çalışmalarını bizlerle paylaşan Bayram Bilge'nin önceki kitapları Neşet Ertaş Kitabı, Bağımıza Gazel Düştü isimleriyle yayınlanmıştı.

Hazırladığı belgeseller de çok ilgi görmüştü. Özellikle Neşet Ertaş belgeseli vasıtasıyla biz o büyük ustayı yeniden keşfettik.

Çok kişinin Neşet Usta'yı unuttuğunu ve radyolarda türküleri anons edilirken kimi zaman 'Merhum' ifadesinin kullanıldığını hatırlatırsak, o hizmetlerin anlamı biraz daha net görülebilir.

Hazırlayıp sunduğu televizyon programlarını da analım: Gönül Dağı ve Salkım Söğüt.

* * *

Son kitabına verdiği isim de çok etkileyici geldi: Türküler Kalır.

Ne kadar doğru...

Türküleri yasaklayanlar gider, türküler kalır.

Şahlar, krallar gider; bakanlar, başbakanlar, genel müdürler, özel müdürler gider, türküler kalır.

Türküleri lay lay lom'dan ibaret saymayın lütfen. Biliyorum, öyle görenler var. Onlar, Yunus Emre'nin şu mısralarına nasıl bakarlar merak ederim:

Yürük değirmenler gibi dönerler
El ele vermişler Hakk'a giderler
Gönül kâbesini tavaf ederler
Muhammed'in kösü çalınır bunda
Ol serverin adı anılır dilde

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.