Kayseri'de patlama...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Faruk Çakır - Yeni Asya
2012-02-23

Mescidi olan askerî okul var mı?

Ekseriyetle 'büyük iş/büyük hedef'lerle meşgul olduğumuzdan, 'dar daire/küçük iş'lerimizi ihmal edebiliyoruz. Dünyayı fethe çıkarken, bazen kendimizi, hanemizi, köyümüzü ya da şehrimizi kaybedebiliyoruz...

Meselâ, 'basit' görülen işlerden biri 'kötü alışkanlıklar'ın hızlı bir şekilde yayılma istidadı göstermesidir. Sigara ile başlayan bu alışkanlıklar, tedbir alınmadığı sürece maalesef alkollü içki, kumar ve 'öldürücü madde' kullanımına kadar gidebiliyor. Dünyaya nizam vermek için her türlü gayreti gösteriyoruz, ama gazetelerde devam eden 'alkollü içki reklâmları'nı engellemek için gayret sarfetmiyoruz. Niçin? Her halde bu reklâmların devam etmesini, gençlerin alkollü içki içmeye teşvik edilmesini, kötülüğün yayılması ihtimalini 'küçük işler'den kabul ediyoruz!
Peki, bu işler, bu tehlikeler küçük müdür? Herkes bilir ki 'büyük hedef'lere ancak 'küçük adım'lar atılarak ulaşılabilir. Kötülüğü yaymayı kendilerine iş edinen çevreler de böyle 'küçük iş'ler yaparak hem gençlerimizi hem de yaşlılarımızı zehirlemeye devam ediyor. Elinde imkânı olduğu halde 'küçük adım'lar atmayan herkes, hepimiz ise bu yanlışı izlemiş oluyoruz...
Bir başka 'küçük iş' de okullarda mescitlerin olmayışı. Bazı okullarda var, ama umumî anlamda bakıldığında çoğu okulda mescit yok. Peki, okullarda niçin mescid açılmaz? Gerek Türkiye'yi idare edenler ve gerekse okulları idare edenler bu ihtiyacı 'küçük iş' olarak gördükleri için! Tabiî veliler olarak bizim de kabahatimiz var. Okul idarecilerine ve öğretmenlere "Çocuğumun dersleri nasıl?" diye sorduğumuzdan daha fazla, "Okulda niçin mescid yok?" diye de sormalıyız. Sormalıyız ki, "Bu iş benim işim değil" diyenler üstlerine bu talebi ulaştırsın ve "Böyle bir talep yok ki!" diye bahane üretenler bahanesiz kalsın.
Hiç gündeme gelmeyen ve getirilmeyen 'küçük iş'lerden birisi de şu: Her kademedeki askerî okullardaki eğitim... Oradaki eğitimin muhtevasından ne kadar haberdarız? Okullarda okutulan ve inşallah önümüzdeki yıldan itibaren okutulmayacağı ifade edilen Millî Güvenlik derslerinden haklı olarak şikâyet ediyoruz. Peki, hemen her dersin 'millî güvenlik' anlayışıyla okutulduğu ifade edilen askerî okullarda durum nedir? Oradaki öğrencilerin sıkıntılarını, dertlerini ve problemlerini kim gündeme taşıyacak?
Geçen yıllarda binlerce öğrencinin (itiraz eden varsa, yüzlerce diyelim) sırf namaz kıldığı için, ya da annesinin başı örtülü olduğu için bu okullardan atıldığını bilmiyor muyuz? Yıllarca bu okullara kayıt için 'annelerin başları açık olacak' şartı uygulanmadı mı? Böyle yanlışların yapıldığı bir sistemde, bugünkü durum nedir? Her şey düzeldi mi, yoksa ekseriyet bu uygulamalardan dolayı küsüp, o yöne bakmayı terk mi etti? Bugün itibarıyla mescid olan askerî okul var mı? Varsa tebrik, yoksa sebebini öğrenebilir miyiz?
Meselâ, Rize Lisesi'nde duyulan mescid ihtiyacı herhangi bir askerî lisede duyulmaz mı? Milletimizin ekseriyeti hiç değilse Cuma namazı kıldığına göre, onların çocukları askerî okullarda namaz kılmak isteyince ne cevap alıyor?
"Biz dünyanın fethi ile meşgulüz, bunlar küçük işler" diyorsanız size katılmamız mümkün değil. 'Sivil'de namaz kıldığı halde, okuduğu askerî okulda mescid olmadığı ya da 'yasak' olduğu için namaz kılamayan tek bir öğrenci bile varsa, siz "dünyayı fethetseniz" neye yarar?
Askerî eğitim kurumları da dahil ve başta olmak üzere ihtiyaç duyulan her yere iki mescit açılmalı, vesselâm...

 
 
 
2012-02-23 15:35:42
askeri okullarda mescit
yoktur ama bazı birliklerde rütbelilerin namaz kılamadığı (er'e serbest) camiler vardır.Askeri birliklerde muhtelif zamanlarda kurbanda kesilir ama o kurban etleriyle içki masalarında mezede olur.Yani ağaların arzularına ve sınırlarına göre din uygulanır yada uygulanmaz.

2012-02-23 14:20:26
askeri liselerde bilmiyorum ama,
Tuzla piyade okulunda muhteşem bir cami vardı 1988 de görev icabı gittiğimde faaldi,Balıkesirdeki çayırhisar mevkiindeki askeri okulun güzel bir camisi vardı 1979 ve 1980 de orada bulundum.bir çok kışlada cami var.Ayrıca şu an mecburi askerlik var,evlatlarımız ısrarla istesin komutanlar mescit açar.

2012-02-23 13:05:44
DININ EMIRLERINE KARSI CIKANLAR
oldukden sonra dinin gerekdirdigi sekliyle taputa musallaya koyarlar namazida kilarlar kara kara gozlukluler gavur memleketinde dahi gorulmemis sekliyle sak sakla ebedi uykuya gonderirler.yok oyle 3 kurusa bes kofde.nasil yasadiysaniz oyle oleceksiniz.dirilmenizde yasadiginiz gibi dirileceksiniz

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.