Kayseri'de patlama...        'Şüpheli' sıfatıyla ifade verecek...        Taklit ürün operasyonları Türkiye'yi kara listeden çıkardı...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Mehmet Barlas - Sabah
mbarlas@sabah.com.tr
2012-02-23

Siyaset çığırından çıkınca geriye Suriye kalıyor...

Siyasetin yaşamı kolaylaştıran ve nihai amacı bireyin ve toplumun mutluluğunu sağlamak olan bir meslek olması gerektiğini bazılarımız pek düşünmez.
Bazılarımız için siyaset, her doğan günde de gazete manşetlerine kriz konuları üretmesi gereken bir meslektir.
Bereket siyasetçilerin büyük çoğunluğu, mesleklerinin varlık sebebinin farkındalar.
Çünkü siyaseti çarpık yorumladığınız zaman her anlaşmazlık bir savaş sebebi, her çözüm bekleyen sorun bir kriz kaynağı olabilir.
İşte komşumuz Suriye'de "Siyaset"in ne anlama geldiğini görmekteyiz.
Siyasetin bu denli çarpıtılması ile "Bağımsızlık" ve "Egemenlik" gibi kutsanan kavramlar da, yerlerde sürünmekte.
Kendi halkını "Siyaset ediyoruz" gerekçesi ile katleden Esad Rejimi'ni dış müdahalelerden bağımsızlık ve egemenlik gibi kavramlar korumuyor mu?

Yaşadıklarımız çok fazla
Toplumların gelişmişliği veya Batı Avrupa coğrafyası gibi aklın üstün olduğu iklimlerde bulunmak da, siyasetin herkes tarafından varlık sebebine uygun biçimde algılanmasına yetmiyor.
Öyle olsaydı Mussolini, Franco, Hitler gibi faşist diktatörler Avrupa saksısında yetişebilirler miydi?
Türkiye hemen her çeşit rejimi ve sayısız krizi uzak ve yakın tarihinde siyasetin yansımaları biçiminde yaşayan insan topluluklarının ülkesi.
Kemal Tahir anlatmıştı...
Haluk Şaman (1911-86) Demokrat Parti'den milletvekili ve bakan olduğunda büyükannesine gider ve "Anneanne nazır oldum" diye müjde verir.
Bunu duyan yaşlı kadının yüzü asılır, "Oğlum nazırları idam ederler" diye mırıldanır.

Osmanlı ile bitmedi ki
"Bunlar Osmanlı'dan kalma takıntılar" diyebilirsiniz ama, Cumhuriyet döneminde ve hatta çok partili demokrasiye geçildikten sonra yer alan "Siyaseten katl" olaylarını hatırlarsanız, Suriye ile aynı coğrafyada bulunmanın yansımaları da zihninizde berraklaşıverir.
Bu ayın sonunda 28 Şubat 1997 postmodern darbesinin 15'inci yıldönümü yaşanacak.
O günden bugüne yaşanan değişime karşın, hemen her gün yeni bir kriz üretim girişimine tanık olmadık mı?
Siyaseti bürokratik oligarşinin arka bahçesi gibi gören ve demokrasinin dozajını ancak kendilerinin ayarlayabileceğini sananların oyunları boşa çıkartılsa da, tam olarak bitirilemedi.
Bakalım bunlar ne zaman yorulacaklar ve siyaset ne zaman bu mesleği çarpıtanların tecavüzlerinden kurtulacak?
Her gün yeni bir siyasi kriz haberi üretilmesinden sizler de bıkmadınız mı?

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.