17 Ocak 2017 Salı18 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:47Akşam 18:10Yatsı 19:35
    • 6°C Adana
    • -1°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 3°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 81.712 0.23
  • Altın: 147,398 2.82
  • Dolar: 3,8050 1.37
  • Euro: 4,0356 1.21

Yanlışı itiraf çekilmiş acıları telafi eder mi?

Abdulkadir Özkan

28 Şubat süreci ile ilgili olarak televizyonlarda bir takım belgeseller ve programlar yapılıp yayınlanıyor. Bu arada gazetelerde diziler, köşe yazıları ve haberler birbirini takip ediyor. Geçmiş yıllarda genellikle 28 Şubat sürecinin mağdurlarına askerin siyasete müdahalesinin sorumluluğu yüklenir, buna çalışılırdı. Bu defa işin rengi biraz değişmiş durumda. Bir takım itiraflar ve özür dilemeler de gündeme gelmeye başladı.

Hemen belirteyim ki geçmişte yanılmış olduğunu, yanlış safta yer alarak masumların çile çekmesine, töhmet altında kalmasına destek verdiğini birilerinin itiraf etmesi hatadan dönmek anlamına gelir ve doğru bir harekettir. Ama, 28 Şubat sürecinde çekilen çileleri, haksızlığa uğrayanların yaşadığı acıları giderir, telafi eder mi? Onların çektiği acının hesabını kim verecek? Yıkılan hükumetler, görevinden alınarak hapse atılan belediye başkanları ve bürokratların hakkını iade imkanı var mı? Söz gelimi; Sincan Belediyesi tarafından düzenlenen halka açık legal bir toplantı sebebiyle o toplantıyı düzenleyenlerin bir takım ithamlarla hapse atılmasını ve yine sadece o toplantıya katılmış olmaları sebebiyle insanların aylar boyu televizyonlarda birer suçlu gibi teşhir edilmesini, o insanların akraba ve tanıdıklarının tedirgin edilmesini bugünkü itiraflar telafi edebilecek mi? Özellikle inançlı insanların vatan ve devlet düşmanı, bir cüzamlı gibi takdim edilmesi, her fırsatta hakaret edilmesi ve aşağılanmasının yol açtığı kırgınlıkları kim nasıl giderecek? O gün darbecilere çağrı yapanların bugün "Yanılmışız" demeleri laf olsun kabilinden söylenmiş "Pardon"dan öte bir mana ifade ediyor mu? Hemen belirteyim ki bugün kendilerini sorgulayan ve pişmanlık belirtenlerin samimiyetini tartışıyor değilim. Demek istediğim o ki istedikleri kadar samimi olsunlar o süreç içinde bu ülkede estirilen havadan milyonlarca insan etkilendi, rahatsız oldu, üzüldü, acı çekti. Çünkü inançlı olmak sebebiyle insanlar hedef haline getirildi. Sadece manevi olarak acı çekmediler, maddi olarak da acı çektiler, zarar gördüler. Halkın oyları ile işbaşına gelmiş olanlar halkın iradesi bir kenara itilerek suçlandı, görevlerinden şu ya da bu şekilde uzaklaşmak zorunda kaldılar.

Bu noktada hemen belirteyim ki 28 şubat süreci sadece bu süreçte hedef seçilen milyonları mağdur etmedi, yapılması gereken hizmetler yapılamadığı, ülke bir avuç din düşmanının güdümüne girdiği için millet olarak ceza çektirildi. Onların kaybettiklerini bugün telafi etmek mümkün mü?

Demek istediğim o ki, bazı generallerin sesinin gür çıktığı, onlara karşı çıkmanın zor olduğu dönemde seslerini çıkarmayanların/çıkaramayanların, hatta sadece seslerini çıkarmamakla yetinseler yinede bir izahı mümkündü, alkış tutanların yani zalimlerin yanında yer alanların aradan bunca zaman geçtikten sonra bir takım itirafta bulunmaları samimi bile olsa popülist bir yaklaşımın ifadesi, her dönemde değişen şartlara göre güçlünün yanında yer almak anlamına gelmez mi?

Bu soruya siz ne cevap verirsiniz bilemem ama bu ülkede popüler olmanın yolu maalesef rüzgarın yönüne göre değişen tavırlar sergileyebilmekten geçiyor. Böyle olduğu sürece de sanıyorum bu eğilme ve bükülmeler devam edip gidecektir.Böyle oluncada zalimler zulümlerini sürdürebilmeleri için birtakım çıkarcıların desteğini alabileceklerdir. Dileriz anayasa değişikliği ile başlayan gelişmeler ve devam eden yargılamalar önümüzdeki dönemde bir takım kişilere kendi ihtirasları uğruna toplumu kampalara ayırma imkanı vermez. Bununda ötesinde birileri kendilerini milletin ve devletin yerine koyma imkanı bulamazlar.

Gerektiğinde bedel ödemeyi göze alabilenler bu toplumda çoğalmadığı sürece zalimler seslerini daha gür çıkaracaklar, bunu da içini kendilerine göre doldurdukları bir takım kavramların arkasına saklanarak yapacaklardır.

Son olarak özellikle bazı insanların değerini anlamak ve itiraf etmek için onların ölümün beklenmemesi gerektiğine hatırlatmak istiyorum. Çünkü, sağlıklarında anlaşılabildikleri ve kendilerine destek olunabildiği takdirde ülke onların değerini anlayacak, bundan hem insanımız hem de ülkemiz yarar sağlayacaktır. Kısacası insanları sağlıklarında anlayabilmek ve sevebilmek önemlidir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.