29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 10°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 4°C Afyon
    • -3°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 3°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,216 0.93
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

Aydınlarımız ve Taksim'i tartışmak

Haşmet Babaoğlu

Gazetelerde, tv'lerde, eş dost sohbetlerinde yeni Taksim Meydanı projesini şiddetle tartışan belli bir çevreye bakıyorum da...
Bir bir yaldızları dökülüyor.
Klişeler, takıntılar sürüyle! Samimi bir analiz ise yok denecek kadar az.
Hele bazıları var ki, her laflarından Taksim'den aslında nefret ettikleri anlaşılıyor. Hiçbir zaman o kalabalığa karışmamış, yolları düştüğünde de neredeyse tiksinerek hemen uzaklaşmışlar! Bebek'ten, Bağdat Caddesi'nden uzaklaşmaya hiç niyetleri yok ama yeni Taksim hakkında iddiaları çok!
***

Bir başka kesim de "meydanlar şehirlerin soluk aldığı alanlardır" diye bir laf tutturmuş.
Parlak ve içi boş bir klişe!
Bir kere, şehir soluk almaz, şehirli alır.
Şehirlilere de sorsan, nerede soluk alırsın diye...
Parkları, deniz ve nehir kıyılarını ve postmodern dünyanın alışveriş merkezlerini örnek gösterirler.
İşin ilginci, yabancı ülkeleri, özellikle de Avrupa şehirlerini görmüş olmak Taksim hakkında iddialı fikirler öne sürmeye yeterli sayılıyor!
Fena halde gülünç noktalara varıldığı da oluyor. Geçen gün bir tv programında yeni Taksim projesi tartışılırken, olumlu örnek olarak Roma'daki Aşk Çeşmesi gösteriliyordu, düşünün artık!
***

Daha önce yazdım ya, bir daha yazayım.
Bizim şehirlerimizde meydanların bir türlü dikiş tutturamamasının altında "kültürsüzlük" veya "köylülük" falan değil, tersine yüzlerce yıllık derin bir kültür ve bize özgü bir "duygular sosyolojisi" yatmaktadır.
Batılı anlamdaki meydanları sevmeyiz biz. "İçimizdeki Osmanlı" için bir şehrin cazibe merkezi çarşılar ve ibadet alanlarıdır.
İşte buraya yazıyorum...
Bu durum yarınlarda da sürecek.
Çünkü şehirler akılcı bir örgüye göre inşa edilse bile şehirliler çoğu zaman kalpleriyle hareket ederler.
Ne olacak peki? Yayalara açılan meydanlar soğuk beton parklara dönecek, diğerleri de taşıtlar tarafından yutulacak!
Taksim'e gelince...
Dün Akşam'a konuşan değerli mimar dostum Burak Boysan haklıdır: "Taksim'den çok Gezi Parkı'na odaklanmalı!"
Haydi gelin, şehrin ortasına kocaman ve gerçek bir park yapalım! Sanırım onu severiz!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.