Alkışlar CHP için...

Alkışlar CHP için...

-Hocam, CHP Kurultayı; üstelik çifte kavrum!


- Takdirle karşılıyorum; helâl olsun, bravo!

- Ne demek yani, hocam, siz ki pek CHP'den hazzetmezdiniz. Ne oldu da birden CHP takdirkârı oluverdiniz? Bir an CHP'ye kayıt olacakmışsınız intibâına kapılıp heyecanlandım...

- O kadar uzun boylu değil Çekirgeciğim, sâkin ol; karşında sadece siyasi parti değil, futbol takımı taraftarlığında bile heyecanını kaybetmiş bir insan var.

- O zaman şöyle sorayım; CHP'yi niçin takdir ediyorsunuz?

- Çok açık: CHP, vaktiyle tek parti diktasını kurup, ülkeyi çeyrek asır muhalefetsiz, sendikasız, basın hürriyetinden mahrum bir vasatta yönetmesine rağmen çok partili hayatta varlığını inatla sürdürdü ve kendine göre sahici bir tabana hitab ediyor ve bu esnada demokratik hayatımız için çok değerli ve önemli bir örneklik gösterdi, gösteriyor.

- Neydi o benim göremediğim şey üstadım?

- Şuydu: CHP bir siyasi partinin iç organlarını cam bir fanus içinde halka seyrettiren yegâne partidir. Bu ülkede herkes CHP içindeki hizipleri, liderleri, parti-içi grupların genel merkezi nasıl ve niçin eleştirdiğini bilir çünkü böyle şeyleri saklamaz, "Kol kırılsın, yen içinde kalsın" diye üstünü örtmezler; bunu isteyerek ve bilerek mi yapıyorlar, yoksa mecburiyetten mi öyle davranıyorlar bilemiyorum fakat CHP, Türk siyasi hayatında çok değerli bir nümûne teşkil ediyor. Yapıyı gösteriyor. Bir siyasi parti hangi uzuvlardan müteşekkildir; parti tüzüğünün önemi nedir; o tüzüğün bilmem kaçıncı maddesi niçin tartışılmaktadır gibi konularda vatandaşa bedavadan diyagonal kesitler sunar.

- Afedersiniz hocam, diyagonal kesit nedir?

- Bir cismin çapraz köşelerini birleştiren kesittir kabaca Çekirge. Mesela mimarlıkta çok kullanılır. Duvar kalınlıklarını, iç planı, dış kabuğu, binanın fonksiyonlarını ve parçalar arasındaki ilişkileri gösteren ustalıklı çizimlerdir bunlar. CHP, bize bir partinin iç hayatını, canlı hadiseler ve kişilerle seyrettiriyor. Vatandaş, CHP Kurultaylarını ve polemiklerini izleyerek demokrasinin vazgeçilmez unsuru siyasi partilerin içyapısını tanıyor, demokrasi kültürü pratiği yapıyor. Bu ülkede sağ partiler çok iktidar olmuş, kalkınmayı da başarmışlardır ama demokratik kültürü görünür hale getirmekte hiçbiri CHP'nin eline su dökemez!

- Diğer siyasi partiler ne oluyor bu durumda?

- Bilmem! CHP kadar, kendini şeffaf bir yapı olarak seçmeninin ve delegesinin bakışlarına, denetimine açabilen başka parti varsa bile şu an hatırlamıyorum. Diğer partilerimizde -ki genellikle sağ geleneğin partileridir bunlar- sadakat kültürü hâkimdir, onlarda da delege, tüzük, kurultay gibi kavram ve kurumlar var ama, bu partilerde iç gerilimler, kurultay öncesinde halledilir bir şekilde. CHP bunu yapmıyor veya yapamıyor, fark etmez. Parti içi demokrasiyi elle tutulur, gözle görülür tarzda yaşatan tek partimizdir CHP. Al bu CHP'yi, siyaset bilimi dersinde örnek olay olarak okut, incele; bir vitrin dolusu doktora tezi çıkar bu fenomenden. Takdir edişimin sebebi bu. Diğer partilerin yaptığı gibi CHP, iç kavgalarını evin en ıssız odasında veya bodrumunda sessizce halletmez, sokağa çıkar, komşuların önünde tartışırlar. Eğer saydamlık, hesap verebilirlik demokratik bir erdemse, bu değeri bir siyasi parti olarak CHP yaşatıyor günümüzde. Anladın mı sevgili Çekirge?

- Anlar gibiyim; peki bu kadar demokratik güzelliğe rağmen niçin hiç seçim kazanamıyor?

- Demokratik ve şeffaf bir parti olmakla seçim kazanmak ayrı şeyler de ondan Çekirge; ikisi bir araya gelse tadından yenmeyecek. Bünyesinde en çok adrenalin tüketilen örgüt CHP'dir, doğru ama bilirsin, bizde ahali, evdeki kavgayı sokağa taşıyan ailelere ne kız verir ne de kız alır; belki güvenilmez buldukları içindir; belki "Bu partide her kafadan bir ses çıkıyor" diye düşündükleri içindir. Saydamlık ve her görüşe söz hakkı vermenin halk diline tercümesi, her zaman olumlu mânâlara gelmiyor demek ki; anladın?

- Hıh!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi