11 Aralık 2017 Pazartesi23 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:39Güneş 08:12Öğle 13:04İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 8°C Adana
    • 7°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • -8°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 109.156 1.14
  • Altın: 153,325 -0.48
  • Dolar: 3,8173 -0.47
  • Euro: 4,5053 0.00

Okullaşma yaşı neye göre düşürülecek?

Abdulkadir Özkan

EĞİTİM sisteminde yeni bir döneme girileceği kesinleşti. Ancak, konunun bütün detayları ile araştırılıp ona göre karara bağlandığı konusunda şüphelerim var. Daha önce bu köşede belirttiğim gibi zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılmasının bazı sakıncaları olacağını hatırlatmaya çalıştım. Bu arada okul öncesi dönemle birlikte zorunlu eğitim 13 yıla çıkıyor. Bununla da kalınmıyor ilkokula başlama yaşının 7'den 6'ya indirilmesi gündemde. Yani 5 yaşını bitirip 6 yaşına basan öğrenciler birinci sınıfa, 4 yaşını bitiren çocuklar ana sınıfına başlayacak demektir.

Peki okula başlama yaşının bir yıl öne çekilmesi ne derece doğrudur? Bu yaşta tüm çocuklar eğitim için gerekli gelişimi tamamlamış olacaklar mıdır? Söz elimi ülkemizde 5-6 yaşındaki pek çok çocukun düşünme ve düşündüğünü doğru olarak ifade edemedikleri biliniyor. Bu bakımdan anasınıfı uygulamasının zorunlu hale getirilmesi bazı mahzurları gidermesi bakımından önemli bir adım oluşturuyordu. Buna rağmen ilköğretim birinci sınıfa başlayan çocukların tümünün gelişimlerini tamamladığını söylemek mümkün değildir. Bu durum söz konusu çocukların özel eğitime ihtiyaç duydukları anlamına gelmiyor. Ancak, bazı çocuklar gelişimlerini erken bazıları ise geç tamamlıyorlar. Bu da gayet doğaldır. Bu bakımdan eğitimde genel ortalama dikkate alınarak programlar hazırlanır. Genelin altında ve üstündeki çocuklar için özel durum söz konusu olur. Eğer tüm çocuklar 5 yaşını bitirip 6 yaşından gün alınca gelişimini tamamlar ve eğitimden yararlanabilir diye düşünülüyorsa bu doğru değildir. Bunun doğru olmadığını görmek için işin uzmanlarının fikrini almak yeterlidir. Kaldı ki henüz ana sınıflarının bile tüm yurda yayılması sağlanabilmiş değildir.

Demek istediğim o ki okula başlama yaşının öne çekilmesinin ciddi sakıncaları olacaktır. Bu sakıncaları işin uzmanları iyi bilmektedirler. Ülkemizin her köşesindeki imkanların aynı olduğunu, her çocuğun doğumundan itibaren belli bir sürede gelişim sürecini tamamladığını söylemek de mümkün değil. Bazı ailelerin çocuklarını 3 yaşından itibaren kreşlere vermeleri buralarda uzmanların kontrolü altından eğitim ve öğretim verilmesi çocuklarda erken gelişime zemin hazırlayabilir. Ancak, bu imkana çocuklarımızın çok azı sahiptir.

Kaldı ki bir çocuğun daha 3 yaşından itibaren okula başlatılarak zorunlu eğitimle birlikte 18-19 yaşına kadar hayatının okuldan ibaret kalmasının getirisinin yanında ne gibi götürüsünün olacağının iyi değerlendirilmesi gerekmez mi?

Eğer çocuklarımız tüm ihtiyaçlarını okullarda karşılayacaksa, bu hususta okullarımızın yeterli imkan ve mekana sahip olduğunu söylemek mümkün değildir. Henüz pek çok okulumuzun kapalı bir salonu yoktur. Beden eğitimi derslerini soğuk ve yağışlı havalarda bile okulun bahçesinde çocuklar top koşturarak geçirmektedirler. Kısacası demek istediğim o ki, eğer zorunlu eğitim süresi uzatılacaksa bu süre içinde çocuklarımızın gelişimini tamamlayacak ve çeşitli özellerini ortaya çıkartacak imkanların sağlanması gerekiyor. Bunlar yapılmadan 'biz yaptık oldu' mantığı ile bir takım denemelerle sonuç almak mümkün değildir. Artık eğitim sistemimiz rayına oturtulmalı, iki sene SBS sınavına girmiş olan çocuğun üçüncüsüne girip girmeyeceğinin belli olmadığı bir ortamda atılacak adımlar ciddi sakıncaları gündeme getirebilir.

Bu arada zorunlu eğitim sürecinin sürekli artırılması çocukların aileleri ile geçirecekleri zamanı azaltmaktadır. Zaten özellikle büyükşehirlerde çalışan anne-babaların çocukları ile ilgileri giderek zayıflamaktadır. Böyle olunca çocukların gelişimini sadece devletin üstlenmesi ne derece sağlıklı bir sonuç doğurur sorusunun cevabının ciddi olarak düşünülmesi gerekiyor. Çünkü,eğitim sistemi çocuklarımızı yarış atına çevirmiş ve tüm veliler çocuklarından yarışı birince olarak bitirmesini istemektedir. Çocuğun çocukluğunu yaşaması artık imkansız hale gelmiş, adeta robotlaştırılmaktadır. Bu ise ne kadar başarıyı beraberinde getirirse getirsin insani değildir. Çocuk çocukluğunu yaşamalıdır. Gelişim ancak bu yolla sağlıklı olarak tamamlanabilir. Yoksa 5 yaşında büyükler gibi davranan çocuklarla övünen ailelerin bir süre sonra çocuklarını kaybettiklerini görmelerinin yıkıntısı ağır olacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.