22 Eylül 2017 Cuma2 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:44Öğle 13:04İkindi 16:27Akşam 19:10Yatsı 20:30
    • 31°C Adana
    • 34°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 27°C Ağrı
    • 30°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 27°C Artvin
    • 27°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 103.966 -0.03
  • Altın: 145,605 0.11
  • Dolar: 3,4973 -0.31
  • Euro: 4,1834 -0.14

ABD ve İsrail'in Suriye hesabı

Abdulkadir Özkan

Suriye'deki katliama ABD ve yandaşlarının seyirci kalmayı sürdürmelerini sadece Rusya'nın tutumu ile izah etmek yeterli olur mu? Yani Rusya, BM Güvenlik Konseyi'nin kararını veto ettiği için ABD ve yandaşları Suriye'ye müdahaleyi göze alamıyorlar şeklindeki yaklaşım olayı izaha kafi gelir mi?

Bu sorulara evet demek bana göre ABD ve İsrail'in Rusya planına onay vermek anlamına gelir. Böyle bir olayın bilerek verilmesi mümkün olduğu gibi bilmeden oynanan oyunun perde arkasını görememekle de alakalı olabilir. Bu bakımdan olayın arkasındaki diğer sebepleri de görmek gerekiyor. Hemen belirtelim ki Suriye ya da bir başka Müslüman ülkede iç karışıklıklar sebebiyle insanların ölüyor olmasının ABD açısından fazlaca bir önemi yoktur. Bunu çeşitli kereler göstermiştir. Bu arada ülkelerin rejimlerinin ne olduğu da ABD'yi fazlaca ilgilendirmiyor. Önemli olan ABD'nin çıkarlarıdır. Bu çıkarlar dikta yönetimleri ile garanti altındaysa ABD diktatörlere destek verebilir, krallarla işleri daha kolay yürüyor, sömürü daha ucuza geliyorsa krallara destek verilebilir. Bir ülkede ABD çıkarları tehlikeye düşüyorsa ya da düşme ihtimali varsa o ülkenin rejimi hatırlanabilir.

Peki Suriye'deki iç çatışma, daha doğrusu Esad yönetiminin katliamı karşısında ABD ve yandaşları niçin bu kadar sessiz kalıyorlar? Böylece niçin Esad'ın ömrünü uzatıyorlar? Çünkü, bir ülkeye ABD ve yandaşlarının müdahale etmesi için ille de BM Güvenlik Konseyi kararına ihtiyaç yok. Libya'ya müdahale edenler Rusya'nın onayını alarak mı müdahale ettiler? Rusya Libya'ya müdahaleye de işin başında ciddi olarak karşıydı. NATO'yu devreye sokarak işi sonuçlandırdılar. Ama, sıra Suriye'ye gelince bir bekleme dönemi başladı. Sanki katliam devam etsin, Esad'dan sonra hangi kesim işbaına gelirse gelsin ayakta durmakta zorlansın, ille de ABD'nin desteğine ihtiyaç duysunlar gibi bir hava esiyor.

Kısacası, ABD ve yandaşlarının Suriye olayı karşısındaki sessizlikleri, beklemeyi tercih etmeleri Esad'a destek vermelerinden değil Esad sonrasını düşündüklerinden, Esad sonrasının ne olacağını kestiremediklerinden ileri geliyor. Bu arada elbette Libya gibi Suriye petrol zengini bir ülke olmadığı içinde katliam onları fazlaca ilgilendirmiyor, aceleye gerek duyulmuyor. Onları, yani ABD ve yandaşlarını esas ilgilendiren Esad sonrası durum ve İsrail'in güvenliği. Nükleer silah yapıyor diye İran'ı vurma planları yapan ABD ve İsrail'in Suriye konusundaki sessizliğinin başka bir gerekçesi olabilir mi? Aksine olaylar ne kadar uzar, Esad ülkesine ve insanlarına ne kadar kayıp verdirirse İsrail'in güvenliği o ölçüde sağlama alınmış olacaktır.

Bu bakımdan Suriye konusunda olayı rejimle ve Rusya'nın tutumu ile izah etmek yeterli değildir. Aslında Rusya ve Çin Güvenlik Konseyi kararını veto etmekle belki de ABD ve yandaşlarına istedikleri zamanı kazandırmış olmaktadır. Böylece iki kutup arasında yıllardan beri devam eden paslaşmasının sürdüğünü bile söylemek yanlış olmaz. Bu arada Suriye'de katliam devam ettiği müddetçe dünya kamuoyundaki İran aleyhtarlığı da artacak demektir. Çünkü, dikkat edilirse Suriye'nin yandaşları zikredilirken Rusya ve Çin'den önce İran gündeme geliyor, adeta Esad'ın cinayetlerinin sorumlusu İran olarak gösteriliyor. Kısacası bir taşla birkaç kuş vurmanın peşindeki emperyalist güçler dünya kamuoyunu da oyalamayı ve bu arda kendi yanlarına çekmeyi sürdürüyorlar.

Kısacası, Suriye'ye ABD öncülüğünde bir NATO müdahalesi karşısında Rusya ve Çin'in ABD'ye savaş açacağını düşünmek biraz hayal ürünü gibi görünüyor. Bunun sebebi elbette tek başına ABD'nin sahip olduğu askeri güç değil. Ekonomik sebepler önemli rol oynuyor. Tunus'tan başlayıp, Mısır ve Libya'da devam eden iktidar değişikliği karşısında sesini çıkarmayan Rusya'nın Suriye söz konusu olunca savaşı göze alacağını düşünmek gerçekçi olmaz. Bu bakımdan Suriye'ye müdahalenin geciktirilmesi Suriye'nin kendi kendini bitirmesini beklemek önemli ölçüde Esad sonrasının tam olarak kestirilememesi ile ilgilidir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.