28 Temmuz 2017 Cuma4 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:01Güneş 05:49Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:33Yatsı 22:12
    • 28°C Adana
    • 28°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 21°C Ağrı
    • 25°C Amasya
    • 26°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 19°C Balıkesir
  • BIST: 108.392 1.11
  • Altın: 143,183 -0.13
  • Dolar: 3,5328 -0.58
  • Euro: 4,1224 -0.21

Pazar notları: Bekliyoruz!

Haşmet Babaoğlu

Sevdiklerimizi başkalarından gelecek tehlikelere karşı korumaya özen gösteririz. Keşke gerektiğinde onları kendimizden de korumamız gerektiğini kabul edebilsek! Çünkü en coşkulu aşk vaatlerinin içinde bile soğuk ve yıkıcı bir "yabancı" gizlenir.
***

Sevgi dedikleri bu mu? Bakınca, hayata tutunamayan ve bundan umudunu kesen insanların birbirlerine tutunmaya çalışmalarını görüyorum. Umutsuz fakat pişkin bir mızmızlık sanki! Hayır! Sevgi bu olamaz!
***

Sevgi dedikleri bu mu? Toplumca kabul görmüş şehvet ve şefkat alışverişi... Hayır! Sevgi bu olamaz!
***

Ummak, hayal etmek, âşık olmak, özlemek... En hakiki yanlarımızı temsil eden bütün bu hallere biraz daha derinden bakın! O zaman ürpererek göreceksiniz ki, hepsi "Büyük Bekleyiş"in parçaları ya da kopyalarıdır! Onca faaliyet, onca mecburiyet yanıltıcıdır. Aslında her an bekleriz; ölümü değil, hayır! Doğumun bizi kopardığı esas parçamıza geri dönüşü bekleriz; yeniden buluşmayı bekleriz.
***

Bakıyorum da, hayattan kendi mutsuz çocukluklarının intikamını çocuklarının almasını isteyen ve onları bu hedefe göre yetiştiren anne babalar ne çok! Günah bu çocuklara! Çünkü tam da bu yüzden onlar da mutsuzlar!
***

Yüksek sesli kahkahalar çoğu zaman alçak sesli acıların maskesidirler.
***
Şu sıralarda yine Marguerite Duras okumaya başladım. Dağınık, oradan buradan, yudum yudum okuyorum. Böylesi daha hoşuma gidiyor. Duras âşık kahramanlarından birini şöyle anlatıyor: "Onunla buluşmayı düşünmüyor. Yalnız kalmak istiyor şimdi. Onu düşünmek, onu bilmek, sevmek için." Ya her akşam aynı lokalde etrafta olup bitenlere aldırmadan saatlerce oturan bir çifti anlattığı satırlara ne demeli! "Öylesine yalnızlardı ki dünyada, yalnızlık nedir artık bilmez olmuşlardı."

***
İstanbullu muyum? Bilemiyorum. Moda'yı, Sultanahmet bölgesini, İstiklal Caddesi'ni, Beşiktaş semtini düşünüyorum da... Ben oralara aitim. Bunlar bir insanı İstanbullu yapmaya yeter mi, emin değilim. Gerçek şu ki, büyük şehirler, insanı "oralı" kılmak için çok büyüktürler!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.