27 Temmuz 2017 Perşembe3 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:00Güneş 05:48Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:34Yatsı 22:14
    • 26°C Adana
    • 24°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 15°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 107.206 0.15
  • Altın: 143,369 -0.11
  • Dolar: 3,5533 -0.29
  • Euro: 4,1312 -0.52

Kadının günlüğü

Fatma Tuncer

Elli yaşında bir hanım, on yedi yaşında tuttuğu günlüğünden bir bölümünü bizimle paylaştı. O günlerde kimselerin bilmesini istemediği duygularını "artık geçen geçti, yayınlayabilirsiniz" dedi... biz de ilginize sunuyoruz:

"Sevgili günlük,

Bugün yine annemle aramızda şu tatsız örgü olayı geçti. Geçen hafta başladığım el işini bitirmemi istiyor. Ör ör bitmiyor koca bir mutfak perdesi. "Anne hazır alırız ne gerek var" dedim ama dinlemedi. Açıkçası bu perdeyi evlendikten sonra kullanacağımı sanmıyorum. O çeyizler zaten anneler tarafından yapılır ama çoğu kullanılmaz. Ablamın işlenmiş yastıkları bile sararmış.

Evleneceğim kişi "zaruri işlerini yap, sonra kitap oku, kendini geliştir" diyor. Ama bunu anneme anlatamıyorum. Öncelikle şunu ifade edeyim, bu tartışmaların tarihi çoktan geçti, şimdilerde kızlar çeyize pek önem vermiyorlar. Anneler de artık "kızım okusun iyi bir kariyer sahibi olsun yeter" diyorlar. Günlüğün tozlanmış sayfalarında yer alan o duygular ve talepler ise tatlı birer hatıra olarak kaldı. Günlük tutma, duyguları temiz bir kâğıda aktarma geleneği de tıpkı dantel perdeler gibi kaybolup gitti. Oysa o günlerde günlük tutmak bir tür rahatlama tekniği aktarım aracıydı. Şimdi her şey dijital ortamda gerçekleşiyor.

KALEMİN BİLDİĞİ SIRLAR

İnsan, duygularını düşüncelerini, ideallerini ve mesajını kalemle aktarır kalemle ifade eder. Kalemin bildiğini silgi bilmez, çünkü silgi sadece işe yarayanı ya da yaramayanı siler ama yazamaz, aktaramaz... Fakat kalem öyle değildir.

Söz ve yazı duyguların taşıyıcısıdır. Kalem ise yazının kağıda aktarılmasına yardımcı olur. Eskiler, söz uçar yazı kalır diyerek yazmanın yazılanı kalıcı hale getirdiğini ifade ediyorlar. Unutmak istediklerinizi ya da istemediklerinizi yazabilirsiz. Böyle zamanlarda kalem size çok yakın olur. Kimsenin bilmediği sırlarınızı bilir.

Kalem ve yazının önemini hiç kimse inkar edemez. Ancak kalemin kimin elinde olduğu ve neyi yazdığı de önemlidir. İyilerin elinde iyinin taşıyıcılığını yapan kalem kötülerin elinde zehirli bir silaha dönüşür...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.