Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

4x4’müş!

4x4’müş!

Bu tartışma beni kesmiyor kardeşim. Ben daha özgür eğitim istiyorum.. 4x4 de yetmez.

İşin aslı, ben eğitime karşıyım.. Kim kimi, niçin eğip-büküyor..

Cehaletin bu kadarı ancak eğitimle mümkün. Eğitim dediğiniz cadı kazanı her sene bir “sürü” biyonik robot ve sistematik geri zekalı üretiyor ve bunları etiketleyip, paketliyor.

İktidar bu “cendere”nin biraz kapısını aralamak, pencere açmak istiyor, birileri çocukların nefes almasına bile izin vermek istemiyor sanki..

Bu zalimler, adına “Milli” dedikleri bu okulların binalarını yılın 4 ayı boş bıraktılar, bahçelerine araç parkı bile yaptırmadılar. Öğretmenleri ara dönemlerde boş tuttular..

Öğretim yılda 365 gün sürecek bir iş aslında ve ömür boyu..

Hafta sonu okulda düğün de yapılsın, taziye de. Konferans da yapılsın, kongre de.. Halk eğitim kurs düzenlesin, belediye, valilik, kaymakamlık seminerler düzenlesin. Odalar, dernekler, vakıflar, meslek edindirme kursları vesaire, vesaire..

Resim sergisi açan kaç resim öğretmeni var, Konser veren kaç müzik öğretmeni. Dil–kelime taraması yapan kaç, ağıt, destan, türkü derlemesi yapan kaç edebiyat öğretmeni var. Yörenin tarihini araştıran kaç tarih öğretmeni.. Resim öğretmenleri, müzik, edebiyat, tarih, bilgisayar öğretmenleri bir araya gelip çizgi film yapmayı denediler mi? Yabancı dil öğretmenleri tercüme yapıyor mu? Ne dehşetli bir insan israfı bu böyle..

Çocukları “taşımalı eğitim” diye evinden alıp beyin yıkama merkezlerine götürüyorlar. Okul çocuğu ailesinden çalıyor.. Madem PAD dağıtıyorsunuz, eğitimi eve götürün..

Devlet çocuğuma ulusal dil, yurttaşlık bilgisi, mantık, matematik, geometriden oluşan sınırlı formül ve daha çok sözel olarak kozmografya dersi versin önce. Anlatılanı anlama, düşündüğünü ifade etme yetisi kazandırsın. Sonra o çok hak ve sorumluluklarını bilsin. Bir de dünyayı doğru algılasın, düşünmeyi, kıyaslamayı öğrensin.. En önemli ilk 3 mutlak zorunlu ders bunlar.. Dini de, edebiyatı da, matematiği de, tarihi de, felsefeyi de, sanatı da buna bina edebilirsiniz artık..

Dili tartışıyoruz.. İnsanlar ana dillerini de, dini dillerini de, uluslararası dilleri de, komşu ülkelerden birinin dilini de, uluslararası dillerden biri ile dünya dillerinden bir diğeri öğrenmeyi talep etsin.

20 kişilik sınıf oluşturan her okula, esperantoca da dahil sınıf açabilelim.. Ya da uzaktan eğitim alsın, başka biryerden eğitim alırsa, belli kriterlere göre devlet bu öğrenimin parasını ödesin.

20 kişilik sınıf oluşturuyorlarsa okulda, değilse, mabed ya da cemaat okullarından birinde kişiler dini öğrenim talebi yapabilsin, devlet bunun ücretini ödesin ve notunu karnesine yazsın. Spor da öyle. Sanat da. Sanatı, Sporu, dil ve din dersini yeniden kurgulayalım..

Müslüman bir çocuk, isterse Budizmi de, Yahudiliği de öğrenebilsin. Bakanlık asgari müfredatı, pedagojik formasyonu, yeterlilik açısından fiziki mekanı denetlesin sadece..

İsteyen hafız olur, isteyen 7 dil öğrenir kime ne.. İstediği dili öğrenir.. 7 not alırsa parasının tamamını devlet öder, 5’le geçerse öğrenim giderinin %30’unu kendi öder. Sanat olarak ister tiyatro, ister resim, ister hat dersi alır. Spor için bir spor kulübüne yazılır, spor yapar, tarihini, sağlığını, kurallarını öğrenir.. Bu dört ders dışarıdan da alınabilsin.. Onun dışında belli okullarda katalog dersler olur. İsteyen illizyon ve akrobasi de dersi alabilsin, isteyen ağaç oyma, duvar ustalığı ya da elektronik. Diploma değil ders sertifikası verilsin.. Belli sayıda sertifika, belli kategori ve belli toplam krediye ulaştığınızda diplomanızı alın.. Bir genç dört yılda 4 lise bitirebilir mesela. Üni giriş puanı da, toplam puan ve kariyer puanı şeklinde otomatik olarak hesaplanabilir..

Halk eğitim merkezleri, İSMEK gibi belediye eğitim programları ve standartları Eğitim Bakanlığı’nca belirlenen ve kabul edilen her türlü öğretim programı bu kataloga dahil edilebilir. Özel idare kursları, odaların ya da KOSGEB’in eğitim programları, üniversitelerdeki seminerler, bir çok vakıfın seri seminerleri bu kapsama alınabilir. Böylece Oda Vakıf, dernek ve sendikalar birer kariyer okuluna dönüşebilir. Bu kurumlar seri seminer programlarını okul binalarında sürdürebilirler. Çocuğumu bana verin. Benim için en iyi lise açık lise. Kızım açık lisede okuyor.. Sağolsun Ömer Korkmaz. Kızım dört yılda Arapça ve İngilizce öğrendi. İlahiyatın bir çok dersini okudu. Bilim Sanat vakfında sosyoloji ve felsefe derslerine katıldı, Yazarlar Birliği’nde sinema ve fotoğrafçılık dersleri aldı.. Ben de okuldan hep kaçtım. 7 senelik İmam Hatibi 9 senede, 7 tane okul değiştirerek bitirdim. Bir çok şeyi okuldan kaçtığım zamanlarda öğrendim. Tek bir kuralım vardı: Allah’a hesabını veremeyeceğim şeyi yapmamak ve kaçtığımda, orada öğreneceğimden daha fazlasını öğrenecek olmak.. Kızımda geçen gün kurstan kaçmış, Şehir Üniversitesi’nde bir seminere katılmış. Babasının kızı n’olacak.. Mesela neden Anadolu mitolojisi, Kafkas mitolojisi diye bir ders olmasın.. Neden Arzı Mevud üzerine bir çalışma yapılmasın, anadolu mutfağı bir ders konusu olmasın.. 4X4 bana yetmiyor arkadaşım.. Selam ve dua ile.




Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahman Dilipak Arşivi