22 Ocak 2017 Pazar23 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:16Öğle 13:23İkindi 15:52Akşam 18:16Yatsı 19:40
    • 4°C Adana
    • -2°C Adıyaman
    • -4°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • -6°C Amasya
    • -8°C Ankara
    • 5°C Antalya
    • -1°C Artvin
    • 3°C Aydın
    • 0°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

İlerliyor muyuz?

Haşmet Babaoğlu

Teknoloji yaşam tarzımızı hızla değiştiriyor!
Ama acaba gerçekten ilerliyor muyuz?
Ben şu "insanlığın ilerlemesi" denilen şeyden hiçbir zaman emin olamadım.
Şimdi biliyorum, "ilerleme" fikrine tapınanlar "ne diyor bu adam ya" diyecekler, belki "gerici" diye yaftalayacaklar!
Onlar ki, iki dünya savaşında yaklaşık 30 milyon kişinin öldüğü 20. yüzyılı ayakta alkışlayıp "ilerleme çağı" olarak değerlendiriyor. Neymiş? Teknolojik ilerleme ve bilim zirve yapmış!
Anlamak gerek. İlkokuldan beri öyle öğrenmişiz. Teknolojik ilerlemeyi insanlığın ilerlemesi ve "uygarlığın ta kendisi" diye yutturmuşlar. Bilimi "din" haline sokmuşlar. "İyi ve değerli şeyler de değişmeli mi yahu?" diye soranları "tu kaka" etmeyi belletmişler bize...
Hiç sormamışız...
Neden teknolojik-bilimsel gelişmeler yeni çareler kadar yeni çaresizliklerin de kapısını açıyor?
Neden bir dert biterken, öteki başlıyor?
Mesela ortalama ömür uzuyor. Ne güzel! Ama onunla birlikte sıkıntılar, acılar, çileler de uzuyor!
Bunda bir gariplik yok mu?
***

Lafı nereye getireceğim...
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Margaret Chan geçen gün çıktı ve dedi ki; "dünya rutin ameliyatları bile imkânsız hale getirecek çok ciddi bir antibiyotik krizinin eşiğinde!"
Bu ne demek biliyor musunuz?
Okul kitaplarında okuduğunuz, ansiklopedilerden öğrendiğiniz koca bir 20. yüzyılın enfeksiyonla mücadele tarihini çöpe atmak demek! Basit bir kesik ya da boğaz iltihabının insan hayatına mal olduğu eski günlere geri dönebiliriz.
Neden? Çünkü antibiyotiklere karşı direnç gitgide büyüyor.
DSÖ raporlarına göre "Dirençli mikroplara maruz kalanlarda ölüm oranı şimdiden yüzde elli artış gösteriyor."
***

Bunları okuyunca, derhal rastgele antibiyotik kullanımını eleştirmeye kalkışmayın! Mesele keşke o kadar basit olsa!
Oysa antibiyotik her yerde..
Yediğin ette, içtiğin sütte, toprakta, suda...
Neden peki? Daha çabuk, daha iyi, daha çok kazanç için...
Bilim mi? Bilim yok artık, "AR-GE" var! Kim kullanırsa, kimin işine yararsa!
Ben bir çıkış yolu olduğu konusunda biraz karamsarım ama...
Hani, diyorum ki...
Modern bilim ve teknoloji uygarlığına körü körüne bağlanmanın ne anlama geldiğini sorgulamanın zamanı mı gelmedi mi?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.