Mehmet Barlas

Mehmet Barlas

Bu kadar çok bilgili insanları yönetmek zordur

Bu kadar çok bilgili insanları yönetmek zordur

Bir üniversitenin siyasal bilimler bölümünde okuyan bir genç kızımız, ATV'de Kenan Işık'ın yönettiği bilgi yarışması "Kim Milyoner Olmak İster"de "TBMM başka hangi adla anılır" sorusuna "Parlamento" diye cevap vereceğine "Yüce Divan" cevabı verince, sosyal medyanın gündemine oturmuş.
TBMM'yi "Yüce Divan" zannetmek bir siyasal bilimler öğrencisi için tabii ki ayıp ötesi bir durum.
Bu durumu o genç kızımızın yarışma kaynaklı heyecanına bağlamak herhalde daha doğru olur. Bu tür yarışmalarda benzer durumlara sık sık tanık olmaz mıyız?
Bir yarışmada "Yatarken sivri sineklerden korunmak için kullanılan tül örtüye ne denilir" sorusu sorulmuştu bir yarışmacıya.
Alternatif cevaplar da "Battaniye", "Yorgan", "Cibinlik" ve "Çarşaf" olarak sıralanmıştı.

Joker kullanıyor
Yarışmacı uzun uzun düşündükten sonra birinci yardım hakkını kullanıp alternatif cevapların ikiye indirilmesini isteyince, geride "Battaniye" ve "Cibinlik" kaldı.
Bu iki cevaptan doğru olanını seçmek için yarışmacı yine uzun uzun düşündü... Sonra "Joker hakkımı kullanmak istiyorum" diyerek telefonla bir arkadaşından yardım isteyeceğini söyledi.
Galiba YouTube'da görmüştüm.
Bir muhabir elinde mikrofonla yoldan geçen kişilere şu soruyu yöneltiyordu:
- Tarihi zenginliklerimizin parçası olan Piramitlerin Mısır'a kaçırılması hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu soruya verilen iki cevabı hatırlıyorum:

Ciddi tepkiler
- Bizim gümrükler böyle kevgir gibi oldukça, bir gün Topkapı Sarayı da Çin'e kaçırılabilir.
- Hükümet hemen harekete geçip Mısır'a kaçırılan piramitlerimizin geri alınması için düğmeye basmalıdır.
Turgut Özal'la birlikte Çin'e giderken Doha'da durmuştu uçağımız. Havaalanında uluslararası iletişime açık bir telefon vardı.
Gazeteye haber ve yazı geçmek için o telefonun bulunduğu yere koştum. Telefonun başında adı çok bilinen bir meslektaşım kendi gazetesinden bir arkadaşı ile havadan sudan bir konuşma yapıyordu.
Onu ikaz ettim.
- Gevezeliğini kısa kes, gazeteye yazı geçeceğim, dedim.

Acaba neredeyiz?
Sinirlendi... Tam o sırada konuştuğu kişi ona herhalde "Şimdi neredesin" diye sordu ki, bana "Barlas burası neresi, söylesene" diye sordu.
Ben de sinirlenmiştim... "Burası Doha" demek yerine "Burası oha" dedim.
O da telefonda konuştuğu kişiye "Şimdi ohadayız" diyerek benden aldığı bilgiyi aktardı.
Karşısındaki herhalde şaşırmıştı ki, sorusunu tekrarladı bizimkine.
Bizim ünlü meslektaş bu kez karşısındaki kişinin anlayış kıtlığına sinirlenmişti. Telefon ahizesine "Oha diyorum ulan, anlamıyor musun oha" diye bağırdı.

Raket ve rekat
Bu meslektaşın laiklik üzerinde yapılan bir tartışmaya "Biz de Müslümanız, biz de günde 5-6 raket namaz kılarız" diyerek katkıda bulunduğuna da tanık olmuştum.
"Raket"i bilip de "Rekat"ı bilmemek demek ki bir gazeteci için kabul edilebilir bir durumdu.
Uzun yıllar bu mesleği icra edince "Bilgi"nin ne anlama geldiğini ve "Cahil" olmak için ille de "Ümmi" olmanın gerekmediğini öğrenirsiniz.
Bana "Bu tiftik ihracat nedir" diye soran çok önemli işadamlarının "Fiktif"le "Tiftik"i karıştırdıklarına da, "Enflasyon" ile "Emisyon" arasındaki farkı bilmediklerine de tanık oldum.

Okurları bilgilendirmek
Bir dönemde de "Şeriat tehlikesi" konusunda okurlarını bilinçlendiren gazetelerin "Dünkü cuma günü yine toplu namaz kıldılar" başlığı ile haber yaptıklarını veya "Bu yıl da Ramazan'dan sonra Şeker Bayramı geliyor" başlığı ile okurlarının sürprizle karşılaşmamaları için uyarılarda bulunduklarını görmemiş miydik?
Çinli bilge Lao Tzu (M.Ö. 604- M.Ö. 531) "İnsanları yönetmek zorlaşıyor. Çünkü herkes bilgi sahibi artık" demiş.
"Devlet Adamı" olarak anılan eski bir büyüğümüzün eline verilen metne bakarak konuşma yaparken "Milattan Önce" anlamına gelen "M.Ö."leri mööleyerek okuduğunu anlatan fıkrayı hatırlar mısınız?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Barlas Arşivi