18 Ekim 2017 Çarşamba28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 22°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 13°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 106.926 -0.06
  • Altın: 151,318 -0.10
  • Dolar: 3,6718 -0.12
  • Euro: 4,3287 0.21

Türkiye 'Âqiller Şûrası

M. Şevket Eygi

Meclis'in en fazla on iki üyesi olabilir. Şu yetmiş iki milyonluk Türkiye'de, vasıflarını ve özelliklerini aşağıda sayacağım on iki zat var mıdır, çıkar mı, bunlar nasıl bulunabilir ve bir araya getirilebilir?

Birinci madde: Şartlarına, özelliklerine sahip de olsa hiç kimse böyle bir Meclisin üyesi olmak için müracaat edemez, kulis ve propaganda yapamaz.

İkinci madde: Üyelerin 40 yaşını geçmiş olmaları gerekir.

Üçüncü madde: Geniş genel kültüre, din kültürüne, yüksek ahlak ve karaktere sahip olmaları gerekir.

Dördüncü madde: Kendilerinde mürüvvet ve fütüvvet bulunması gerekir.

Beşinci madde: İslamî ölçülere göre, yüz kızartıcı suçlardan sabıkalı ve şâibeli olmaması gerekir.

Altıncı madde: Geniş ufuklu olması gerekir.

Yedinci madde: Para, mal, yaşayış itibarıyla müstağni olması gerekir.

Sekizinci madde: Cemaat, tarikat, hizip, fırka, grup fanatiği, militanı, holiganı olmaması gerekir.

Dokuzuncu madde: Sezgi sahibi olması gerekir.

İşte bunlara (ve saymadığım diğer şartlara, faziletlere, özelliklere, vasıflara, güçlere, boyutlara) sahip on iki kişi bulunacak, bunlar bir araya gelecek "Türkiye 'Âqiller Şûrası" oluşturulacaktır.

Şûra üyelerine maaş ve ücret ödenmeyecektir. Sadece zarurî yol, konaklama, ucuz ve mütevazı yemek masrafları karşılanacaktır.

Üyeler, içlerinden birini başkan seçecektir.

Üyeler, hizmet ve vazifelerini hasbeten ve muhlisen lillah yapacaklarına dair Kur'an üzerine el basarak yemin edeceklerdir.

Şûranın yaptırım gücü olmayacak; danışma, tavsiye, yönlendirme hizmeti görecektir.

Şûra bütün ülkeyi ve halkı bir bütün olarak ele alacaktır.

Şûra İslam'a, Kur'ana, Sünnete, Şeriata aykırı beyanda bulunamaz, çare ve çözüm teklif edemez.

Şûra, çok açık ve seçik maddeler halinde kurtuluş çare ve çözümleri üretecek, raporlar hazırlayacaktır.

Şûra üyeleri, yakınları, çevresindekiler en dolaylı şekilde bile olsa din ticareti, mukaddesat sömürüsü yapamaz.

Şûra üyeleri Nureddin Zengi, Selahaddin Eyyubî, Abdülkadır Cezairî, Şeyh Şâmil ve benzeri büyüklerin ahlakını benimseyecektir.

Şûra Türkiye Müslümanları için çeşitli talimatnameler hazırlatacaktır.

Tashih-i itikad talimatnamesi.

Beş vakit namazın cemaatle kılınması talimatnamesi.

Müslüman Mahalle Teşkilatı ve İslam Kömünleri talimatnamesi.

Şeriata uygun tesettür talimatnamesi.

İslamî eğitim ve İslam mektepleri talimatnamesi.

Müslüman halkın yeniden Müslümanlaştırılması talimatnamesi.

Bedeviyetten medeniyete geçiş talimatnamesi.

Loncalar, Âhilik, Fütüvvet talimatnamesi.

Osmanlıca talimatnamesi.

Zekat talimatnamesi.

Medaris-i İslamiye tâlimatnamesi.

Tarikatlerle ilgili Meclis-i Meşâyih talimatnamesi.

Din sömürüsüyle savaş talimatnamesi.

Vs... vs....

Şûranın Şûra-i Ümmet adında bir yayın organı olacaktır.

Şûra, hizmetlerini yürütmek için, Şeriata ve fıkha aykırı olarak zekat almayacak, toplamayacak ve kabul etmeyecektir.

Şûra taşrada şubeler açmayacaktır.

* (İkinci yazı)

Bilenlerin Vebali

Bilenlerin bilmeyenleri uyarmadığı, bilgilendirmediği ve aydınlatmadığı bir ülkede hiçbir şey düzgün olmaz.

Bir İslam ülkesinde bilenler kimlerdir:

1. İcazetli ulemadır... 2. İcazetli fukahadır... 3. Dindar ziyalı (aydın) kimselerdir...

Bu memleketteki bütün bozukluklardan, kötülüklerden, azgınlıklardan, çılgınlıklardan gerçek alimler, bilginler, bilgeler sorumludur.

Çünkü onların vazifesi iyi ve güzel şeyleri emr ve tavsiye etmek, kötü ve çirkin şeyleri de engellemeye çalışmaktır.

Din dilinde buna emr bi'l-mâruf ve nehy 'ani'l-münker denir.

Alimler ve Fadıllar bunu yaparlarsa, halkın yeterli kısmı onları destekler, yüzde yüz olmasa bile işler düzelir.

Ülkemizde yaygın bir kirlenme ve kokuşma vardır.

Kur'an, Sünnet ve Şeriatin fuhşiyat (azgınlık) dediği bütün kötülükler açıkça ve küstahça işlenmektedir.

İğrenç bir örnek vereyim: Üzerinde TC başlığı bulunan resmî vesikalarla bazı kadınlara yasal fuhuş yapma hakkı verilmiş olup, devlet bundan KDV ve gelir vergisi almakta, genelevlerin kapısında resmî polis bekletmektedir.

Alimlerin, fazılların, bilgelerin, ziyalı kişilerin bunu protesto etmesi gerekmez mi?

Kadın hakları savunucuları niçin bu konuda feryad u figan kopartmıyor?

Memleketimizde belki de 500 milyar dolardan fazla kara, kirli, haram, necis para birikimi var.

Aydınlar bu konuda niçin büyük gürültü kopartmıyor?

Resmî, ideolojik, vesayetçi eğitim sistemi iflas etmiştir... Bu facia niçin devamlı olarak ve yüksek sesle dile getirilmiyor?

Müslüman halkın çok büyük bir kısmı günlük namazları terk etmiş ve şehvetlerine uymuştur. Bu konuda alimler, fakihler, fazıllar niçin harekete geçmiyor, nasihat etmiyor?

Zenginlik, konfor, imkanlar arttıkça ahlaksızlık, egoistlik, medeniyetsizlik, vicdansızlık ve cinnet de artıyor. Bu gidişe kimler dur diyecektir?

Evet, dolaylı şekilde de olsa bugünkü bütün kötülüklerden, emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmayan "bilenler" sorumludur.

25.03.2012

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.