25 Mart 2017 Cumartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:26Güneş 06:52Öğle 13:17İkindi 16:43Akşam 19:29Yatsı 20:49
    • 20°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 1°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

İşçi ve Memur Kardeşlerime

M. Şevket Eygi

Müslüman kişi bir devlet dairesinde, bir belediyede, özel bir kuruluşta maaşlı (ücretli) çalışıyor. İşverenle çalışan arasında bir sözleşme yapılmış, iki tarafın hakları ve vazifeleri açıkça yazılmış. Bu konuda lafla değil, yürekten ve candan Müslüman olan kardeşlerime bazı hususları arz etmek isterim:

(1) Zaruret olmadıkça yahut izin almadıkça işe geç gelemezsin, işten erken ayrılamazsın. İşverene hizmet etmekle yükümlü olduğun zamandan bir dakika bile çalamazsın. Çalarsan bir tür hırsız olursun.

(2) İş saatleri esnasında işyerinde bulunsan bile başka işlerle meşgul olamazsın. Vakit kaybedemezsin.

(3) İşveren lüzumlu ve zarurî şahsî telefonlara önceden izin vermişse konuşabilirsin. Her hâl ü kârda iş saatlerinde vır vır zır zır telefon gevezeliği ve zevzekliği yapamazsın. Zaten telefonkoliklik serbest zamanlarında da sana yakışmaz.

(4) Sahte sağlık raporları alarak işe gitmemek hıyanettir. Hak ve vebal altında kalırsın. Böyle raporlar veren doktorlar ve sağlık kuruluşları da zulm etmiş olur.

(5) İşveren şahıs veya kurum, vakit namazları kılmana izin veriyorsa; abdest almak ve tesbihat için fazla vakit harcamazsın. Mümkünse işe abdestli gelirsin veya öğle tatilinde alırsın. Vakit namazlarına izin verilmiyorsa o işe girmezsin, önce izin verilmişse, sonra bu izin kaldırılmışsa işte ayrılırsın.

(6) Cuma namazları için, iş saatlerinden ne kadar harcarsan o kadar vakti telafi edersin. Unutma!.. Allah'a ibadet ediyorsun... İş verene değil Cuma için sana izin veriyor, geçen vakti helal ediyorsa ne âlâ... Ona teşekkür edersin, hayırlar dilersin.

(7) Mesai (çalışma) arkadaşlarının içinde en çalışkan, vazifesini en iyi yerine getiren, en verimli çalışan olmak için bütün gayretini harcarsın.

(8) "Bu kadar maaşa bu kadar çalışma yeter..." gibi şeytanî bahanelerle işi gevşetmez ve aksatmazsın.

(9) Maaşını alır almaz, kırkta birini Kur'ana, Sünnete, fıkha, Şeriata uygun şekilde sadaka olarak verirsen, kendine iyilik etmiş olursun.

(10) .Birlikte çalıştığın yaşlı ve büyük kimselere hürmet eder, küçüklere şefkat ve merhamet gösterirsin.

(11) İş saatleri esnasında, zaruret olmadıkça şahsî ziyaretçi kabul etmezsin.

(12) Seni tutmayan, seni aşırı dindar veya tutucu bulan, inanç ve görüşlerini, tercihlerini paylaşmayan iş arkadaşların bile senin gıyabında "Metin biraz geri fikirli, çağdışı görüşlere sahip bir arkadaşımızdır ama biz onun kadar çalışkan, onun kadar faydalı olan, onun kadar işine sadık, onun kadar doğru ve dürüst, onun kadar efendi bir arkadaş şimdiye kadar görmedik" demelidir.

Kaç sene oldu?.. Büyük bir belediye kuruluşuna birtakım mücahitleri lafta, kağıt üstünde danışman yapmışlardı. İşe gittikleri yoktu. Aydan aya maaşlarını bankadan çekiyorlardı. Böyle bir şey İslam ahlakının doğruluk, dürüstlük, istikamet emrine elbette uygun değildi.

Devletten ve belediyelerden maaş alan Müslümanlar hatırlarından hiç çıkartmasınlar: Aldıkları maaşlarda saçı bitmedik yetimlerin, ezilen ve sürünen sefil halkın, fakir fukaranın hakları vardır. Hatırlıyor musunuz, bir ay kadar önce Adana'da 26 yaşında genç bir anne parasızlıktan intihar etmiş, iki yavrusu yetim kalmıştı. İşte maaşlarımızda o kadının, onun gibilerin de hakları vardır. Müslüman bunları düşünür ve canla başla çalışarak işinin hakkını verir.

Devletin veya belediyenin malı deniz, yemeyen domuz diyen domuzlardan olmamalıyız.

Çalışkan, hak hukuk bilir, vazifeşinas, dosdoğru ve dürüst, haklı takdirler ve aferinler kazanan, örnek, temiz, efendi Müslüman çalışanları, memurları, işçileri tebrik ediyorum. Büyük küçük hepsinin ellerinden öperim. Allah işlerini rast getirsin, maaş ve ücretlerini bereketlendirsin, geçimlerine genişlik versin.

Hepsine selam ve hürmetlerimi sunuyorum.

Allah cümlemizi doğruluktan ayırmasın.

* (İkinci yazı)

İslamda Haramlar, Yasaklar, Günahlar...

AŞAĞIDA sayacağım şeyler İslam dini tarafından kötülenmiş, yasaklanmış ve bazısı kesin olarak haram ilan edilmiştir:

1. Gıybet etmek. Gıybet, bir kimse hakkında, doğru da olsa, duyduğunda hoşlanmayacağı, üzüleceği bir söz söylemektir. Mesela kısa boylu bir kimse için bodur, kilolu bir kimse için şişko, saçları dökülmüş biri için kel demek. Söylenen söz doğru olmazsa, ona gıybet değil, iftira denir.

2. Tecessüs. İnsanların gizli günah, ayıp ve pisliklerini araştırmak, bunları fâş etmek. Gizli kameralar koymak, gizli mikrofonlar, insanların özel hayatını kaydeden cihazlar. Bazen bunlarla insanlara şantaj yapmak.

3. Aldatmak. Peygamberimiz (Salat ve selam olsun ona) "Bizi aldatan bizden değildir" buyurmuşlardır. Müslüman, savaş hileleri dışında kimseyi aldatmaz, doğru konuşur, doğru hareket eder.

4. Zulm etmek. Zulm adaletin ve insafın tersidir. Sokağa çöp atmak, otosunu yanlış yere park ederek trafiği zorlaştırmak, gerekmediği halde zırt vırt korna çalmak bile zulümdür.

5. Emanetleri (memuriyetleri, makam ve mevkileri, işleri) ehliyeti ve liyakati olmayanlara vermek.

6. İsrafın her türlüsü. Yemede, içmede, giyim kuşamda, konaklamada, meskende, seyahatte... Kur'an, israf edenler için "Onlar şeytanın kardeşleridir" buyurmaktadır.

7. Din ilimlerini, Allah rızası için İslam'a ve Ümmete hizmet etmek niyetiyle değil, geçim ve zenginleşmek için öğrenmek.

8. Rüşvetin her türlüsü. Peygamberimiz "Rüşvet alan da veren de Cehennem ateşindedir" buyurmuştur.

9. Din ilimlerini, insanlar kendisi için "Yahu bu ne büyük alimmiş" desinler diye öğrenip o niyetle ilim okutmak, yahut para kazanmak, zengin olmak için din ilmi okumak ve okutmak.

10. Nifak, iki yüzlülük, sözleri ile inançlarının başka olması.

11. Kibir, gurur, büyüklük taslamak.

12. Din kardeşleri fakirlik, yoksulluk, sıkıntı çekerken kendisi lüks, hesapsız kitapsız, israf içinde yaşamak, yardımlaşmamak, paylaşmamak.

13. Bazı kadın ve kızların şehevî/seksî kıyafetler ve davranışlarla erkekleri tahrik etmeleri... Bazı esir kadınların resmî vesikalarla yasal olarak fuhuş yapmaları, bundan KDV ve gelir vergisi alınması, bu işi yapan imparatoriçeye resmî törenlerle ödül verilmesi.

14. Ribanın/faizin her türlüsü.

15. Evcil ve yaban domuzu eti ve yağını, eşek etini Müslümanlara dana eti diye yedirmek...

16. Yetkili ve sorumlu belediyelerin ve devlet memurlarının halka domuz ve eşek eti yedirilmesine seyirci kalmaları, vazifelerini yapmamaları.

17. Bala şeker ve glikoz karıştırmak, yahut sırf şekerden yüzde yüz sahte bal yapıp halka satmak.

18. İlaç firmaları ve fabrikaları çok para kazansın diye, hastalara lüzum ve gereği olmayan ilaçları yazmak, gerekenden fazla ilaç tükettirmek.

19. Din ticaretinin ve mukaddesat bezirgânlığının her türlüsü.

20. Bazı muhterem veya muhterem olmayan şahsiyetleri erbab haline getirmek ve putlaştırmak.

21. Zinayı günah ve suç saymamak. (Haramdan öte küfürdür.)

22. Elinde imkan olduğu halde zulmü, haksızlığı, kötülüğü, fıskı fücuru (uygun ve doğru şekilde) protesto etmemek, nehy-i münker yapmamak.

23. Yağcılık, yalakalık, dalkavukluk, meddahlık yapmak. Efendimiz "Övücülerin suratlarına toprak saçınız" buyurmuşlardır.

24. Kendisini kurtaracak kadar ilmihalini (inanç, ibadet, temizlik, muamelat, ahlak) bilgilerini öğrenmemek; bu bilgileri çoluk çocuğuna öğretmemek, öğrettirmemek.

25. Parayı, malı, zenginliği ana değer, put haline getirmek.

26. Kur'an-ı Kerimi kendi hevasına, re'yine, kafasına göre yorumlamak, yeterli ehliyeti olmadığı halde ondan hüküm çıkartmak.

27. Cinsel veya başka konulardaki şehvetlerine esir olmak.

28. Nefs-i emmâresinin bütün isteklerini yerine getirmek.

29. Mü'minlere düşmanlık etmek.

30. İhalelere fesat karıştırmak.

31. Gayr-i meşru komisyonlar almak.

32. Dinî ve dünyevî konularda Peygamberimizin Sünnetini devre dışı bırakmak.

Kur'andaki kesin emir ve yasaklardan, farzlardan haramlardan birini inkar eden küfre düşer.

Yine Resulullah Efendimizin (Salat ve selam olsun ona) mütevâtir, mânen mütevâtir hadîsleriyle, yasak ve haram oluşunda kesin/mutlak icmâ olan şeyleri inkar eden kimsenin de küfre düşmesinden korkulur.

"Bugünkü düzen bozuktur, binaenaleyh böyle bozuk bir düzende bozukluk yapılabilir, haram yenilebilir, rüşvet alınabilir, Şeriata aykırı işler yapılabilir" fetvası şeytanîdir, Cehenneme götürür.

"Açık saçık karılarla zina yapılabilir" diyen kafir olur.

"Müslümana her şeyin en iyisi, en lüksü, en pahalısı, en gösterişlisi layıktır" diyenler, israfı mübah ve helal görüyorlarsa küfre düşerler.

İslam'da helallerle, haramlarla ilgili sahih ve kurtarıcı bilgiler edinmek isteyenler, sâlih bir din alimi olan eski Gerede müftülerinden merhum Ahmed Kemaleddin Üstün hocaefendinin "Elli Dört Farz Şerhi" isimli gerçekten değerli ve çok faydalı kitabını alıp okuyabilirler. (Bedir Yayınevi. Tel. 0212/519 36 18)

04.04.2012

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.