27 Mart 2017 Pazartesi29 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:49Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:31Yatsı 20:52
    • 14°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 4°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 89.695 -0.76
  • Altın: 146,059 1.14
  • Dolar: 3,6136 0.05
  • Euro: 3,9258 0.61

Devlet ve Medeniyet İnşasında

Cemal Nar


“Hiçbir zaman her şey bir anda olmaz. Her şeyi bir anda istemek, hiçbir şey istememektir” demiş ve bu kaideyi “bir devlet ve medeniyet inşası boyutunda düşünmeye” davet etmiştik.

Evet, öyle ictimaî işler vardır ki, onu başarmak ancak bir grubun, bir cemaatin veya bir topluluğun kârıdır. Bir tek ferdin yapabileceği iş değildir bazı işler. Ama aynı o işe toplumda herkes veya çoğunluk katılırsa bir ferdin, bir kişinin azıcık katkısıyla çok büyük işler başarılır. Bu da cemaatin bereketidir.

Mesela bir şehirde bir ev inşası düşünün, herkes bir tuğla taşısa bu inşaat bir günde biter. Ama bir iki kişi çalışsa, belki de bir senede bitmez. Şimdi bir insanın yerinde bir tuğla taşımasını “bu da iş mi canım?” diyerek tenkit etmek, abes değil midir?

Tıpkı bunun gibi, yeniden bir İslam toplumu için bir devlet ve medeniyet inşa etme işinde her Müslüman bir tuğla taşısa, işler ne kadar kolaylaşır ve erken netice alınır kim bilir. Fakat bütün bu işler az sayıda insan veya cemaatlere kalırsa, iş o nispette zor ve geç biter.

Mesele bu kadar basittir.

Peki, öyleyse bir tuğla getireni aşağılamak ne demektir, bunu izaha gerek var mı?

Bu iş neye benzer bilir misiniz?

Tebük seferine hazırlanırken Sevgili Peygamberimiz (sav) Müslümanları yardıma davet etti. El işinde çalışarak günde iki avuç hurma kazanan kimi fakir Müslümanlar, bir avuç hurmayı aileleri için evlerine götürürken, diğer avuçlarındakini de ordu için harcasın diye Peygamber Efendimize (sav) getirdiler.

Kendileri İslam için kılını kıpırdatmayan kimi münafıklar, bu ellerinden geleni yapmaya çalışan fakir sahabeleri dillerine dolayarak “sanki Allah’ın bunlara ihtiyacı var. Şunlara bakınız, gösteriş yapıyorlar” diye kınıyorlardı. Tabi bu arada çok getirenleri de aynı sebeplere başka ilaveler yaparak yine kınıyorlardı. Bu imansızlığın ve kıskançlığın tezahüründen başka bir şey değildi elbette.

Peki, az da olsa İslam ve Müslümanlar menfaatine iyi şeyler yapmaya çalışanları dillerine dolayarak tenkit edenler, acaba bu halleriyle kimlere benzemektedirler, bunu bir düşünmezler mi?

Acaba bu dile dolama, alaya alma ve aşağılama işini yaptıran sebep, o malum insanlara o işleri yaptıran iman zayıflığı ve kıskançlık hastalığı olamaz mı?

Müslümanlar bayram ediyorken bizim o sevince katılamamamız, normal değildir. Acaba biz yanılmış olamaz mıyız?

Bir daha düşünmekten ne zarar gelir?

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.