21 Ekim 2017 Cumartesi30 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:49Güneş 07:15Öğle 12:56İkindi 15:53Akşam 18:23Yatsı 19:43
    • 15°C Adana
    • 11°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,185 -0.02
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Bilinçli aile bilinçli nesiller 1

Fatma Tuncer

Aile ilişkilerinin yeniden güçlendirilmesi ve şiddetin kontrol altına alınması için çok yönlü çalışmalar yapılıyor. Ancak kalıcı bir çözüm için, bölgesel, kültürel ve geleceğe dair beklentiler ile ilgili araştırmalar yapılmalı ve alınabilecek tedbirler, verilecek eğitim hatta danışmanlık hizmetleri yeniden güncellenmelidir. Yine de bütün bunlar ne kadar yeterli gelir bilemiyoruz ancak insanların hayata kattıkları anlam ve algıların yeniden yapılandırılması gerektiği artık tüm ağırlığıyla ortaya çıkmıştır.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, boşanma ve boşanma nedenlerini takip edip boşanmaların önüne geçmek için gençlere danışmanlık hizmeti vereceklerini söylüyor. Bakan yapılacak çalışmalar dâhilinde başvuruda bulunanlara hukuk, iletişim ve sosyal içirikli eğitim vereceklerini de ilave ediyor. Projenin şiddetin önlenmesi ve aile içi ilişkilerin güçlendirilmesi konusunda ne kadar katkı sağlayabileceğini şimdilik bilemiyoruz...

Ancak günümüz insanını anlayabilmek için, öncelikle 21.yüzyıl insanını analiz etmek ve yeni bir yapılanmaya gitmek şart. İnsanlarımızın maruz kaldığı dâhili / harici tahribatın, teknoloji ve tüketim kültürünün örf ve ahlak üzerindeki yıkıcı etkisini yeniden değerlendirilmeli ve çözüm önerileri buna göre yapılmalıdır. Yani, popüler kültürün getirdiği yabancılaşma ve sosyo-ekonomik uçurumlar, dini hayatta kaybedilen hassasiyetlerimiz yeniden ele alınmalı ve öncelikle kimliğimize sahip çıkmanın bir sorumluluğu üzerinde durulmalıdır. Kimlik çatışması yaşayan bir toplumda sağlıklı ailelerin ve sağlıklı nesillerin ortaya çıkması mümkün değildir.

Eğitimciler ve devleti yönetenler aile üzerine yapacakları çalışmalarda sorunların tespiti ve çözümleri üzerine kafa yorarken neden materyalist ve modernist gözlüğü kullanırlar anlamak mümkün değil. Oysa bunun yerine olaylara, İslam'ın gönülleri ve akılları huzura erdirip, felaha kavuşturan veçhiyle baksalar sorunu kökünden çözme şansına ulaşacaklar. İnsanın doğasını, zaaflarını ve nasıl ıslah edilebileceğini onu yaratandan daha iyi kim bilebilir ki? Modern zihniyetin taşıyıcılığını yapan eğitimciler ve siyasetçiler insan sorununu gündeme getirirken, dünyanın son 20 yılında bir veba gibi yayılan şu aile içi şiddet ve boşanmaların nedenlerine bakmalı ve dinin sorun çıkartan değil aksine çözüme en büyük katkıyı sunan tarafta olduğunu görmelidirler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.