18 Ocak 2017 Çarşamba19 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:48Akşam 18:11Yatsı 19:36
    • 7°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 9°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 82.363 0.80
  • Altın: 147,033 -0.22
  • Dolar: 3,7764 -0.75
  • Euro: 4,0385 0.07

Hayatın tadı... Tatlı mı, ekşi mi, acı mı?

Haşmet Babaoğlu

Orta sınıftan insanlar arasında şöyle bir dert türedi...
Neymiş! Geç olmadan hayatın tadını çıkartmayı öğrenmek lazımmış!
Ama nasıl?
Popüler medya sürekli "hayattan tat almak için yapılması gerekenler" listeleri sunuyor.
Şu yemek yenmeli; bu giysiden edinmeli; o geziye çıkmalı; şu semte gitmeli; bu dükkâna uğramalı; o kitap okunmalı; şu müzik dinlenmeli, vd.
Bunlar basit kaçmaya başladığında, kendini helak edercesine fitness programlarına katılmak ve kişisel gelişim öğretilerine ilgi duymak gibi şeyler devreye giriyor.
İtirazım yok!
Çoğu içsel bir "üretim"den çok parayı bastırıp satın almaya dayanıyor da olsa...
Ucunda o güzelim sevinç duygusu saklıysa, itiraz etmem.
***

Fakat tam bu noktada durup sormak isterim...
Neden ortadaki manzara bir tat arayışından çok çatışmayı andırıyor?
Bakıyorum...
"Ne yapsak da hayattan tat almayı becersek" diye dertlenen 30'larındakiler...
Henüz 18'inde, bilemedin tam 20'sinde olup "hiçbir başarı ve tadı yakalayamıyorum" diye şimdiden hayatına küsenler...
Yavaş yavaş "benden bu iş geçti" demeye başlayan ve "talihli" saydığı akranlarına hasetle bakan 50'sindekiler...
Ne çoklar!
Ve hepsinde hoşluktan çok huzursuzluk; neşeden çok endişe hüküm sürüyor. Yalan mı!
***

Bana sorarsanız...
Mesela asma yaprağına yatırılmış ızgara sardalyenin bir tadı var, elbette! Enfestir!
Mesela güzel bir müzikle, iyi bir filmle tanışmanın; şehrin hoş semtlerinde dolaşıp kafelerde soluklanmanın; ruhu dinlendiren bir seyahate çıkmanın nasıl keyifli bir şey olduğunu kimse inkâr edemez!
Ama söyleyin...
Bunlar "hayatın tadı" konusunda fazla çıtır çerez kalmıyorlar mı?
Şu dünyada "nereden gelip nereye gittiğini" hiç sorgulamayan ve bir gram şeker için bir keçi boynuzundan ötekine koşturanlar hayatı tadabilirler mi?
Hem nasıldır hayatın tadı?
Tatlı mı? Pek az.
Ekşi mi? Bazen.
Acı mı? Çoğu zaman.
Tuzlu mu? Neredeyse, her zaman.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.