22 Mayıs 2017 Pazartesi26 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:42Güneş 05:33Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:29Yatsı 22:11
    • 19°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 15°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 27°C Aydın
    • 22°C Balıkesir
  • BIST: 96.378 1.29
  • Altın: 144,129 -0.28
  • Dolar: 3,5608 -0.76
  • Euro: 4,0061 -0.27

Kendimizi neden severiz?

Fatma Tuncer

İnsan kendini iki türlü sever. Birincisi, hedeflerinin gerçekleşmesi ve insanların nazarında kayda değer bir başarı elde etmesi sonucunda kendisini değerli hisseder ve sever. Çünkü insanların övgü ve takdirlerine mazhar olmuş, başarabileceğine kanaat getirmiştir. Bu onun kendine olan güvenini pekiştiriyor ve "ben değerliyim, başarabiliyorum" duygusu veriyor. Kişinin değer algısı başarı ve para üzerine kurulmuşsa, bu ona geçici olarak rahatlık veriyor. Kişi başarılarına odaklanıp, "değerliyim" duygusu yaşıyor. Ancak, sahip olduğu bu unsurlar yok olmaya zayıflamaya yüz tuttuğunda, kişi kendini büyük bir boşlukta hissediyor ve değersizlik duygusuna kapılıyor. Kutsalla bağını koparan insan, neye tutunursa tutunsun düşmeye mahkum oluyor. Ve bu kişi varoluşunu kendine hasrediyor, varlığına inişli çıkışlı değerler biçiyor. Baktığınızda, kendini seviyor zannedersiniz ama aslında nefret ediyor ya da güçsüz ve yetersiz görüyordur. Çünkü, kendine değer atfettiği unsurları kaybetme korkusuyla yaşıyor. Narsistik doyumların peşine takılıyor, mükemmel olmaya ve böyle tanınmaya çalışır ama olmuyor, olmuyor... Kendini yüceltiyor ve her zaman başkalarının sevgisine desteğine ihtiyaç duyuyor. Kendisiyle çelişiyor, onaylanmadığında hemen yıkılıyor. Bir yandan insanları küçümsüyor ama aynı zamanda onların sevgilerine, övgülerine ihtiyaçlı olduğuna inanıyor. Hep mükemmel görünmeye çalışıyor çünkü böyle olmadığında değersiz olabileceğini düşünüyor. Sonuç? Sonuç, boşluk, anlamsızlık ve mutsuzluk...!

İkincisi ise, insanın kulluk bilinciyle elde ettiği sevgidir. Yani kişinin, kendini Allah'ın yarattığı bir kul olarak sevmesi ve değer vermesidir. Bu onu bencilliğe vurdumduymazlığa ve narsizme götürmez. Çünkü burada kişi, kendisini Yaratandan ötürü sevmekte ve sorumluluk bilinci taşıdığını idrak etmektedir. Aslolan da budur. Yani insanın değeri, Allah'ın esmalarının yansımalarını taşıdığından ve onun kulu olmasından kaynaklanır. Kişi bu bilinci taşıdığı sürece değerlidir ve değerini nereden aldığını bilmektedir. Bu kişi dünya imtihanları karşısında sarsılmaz, düştüğü yerden kalkar ve sabrı kuşanarak yoluna devam eder.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.