21 Temmuz 2017 Cuma27 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:51Güneş 05:43Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:39Yatsı 22:22
    • 34°C Adana
    • 39°C Adıyaman
    • 29°C Afyon
    • 34°C Ağrı
    • 29°C Amasya
    • 30°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 34°C Aydın
    • 30°C Balıkesir
  • BIST: 106.764 0.03
  • Altın: 142,206 0.79
  • Dolar: 3,5340 0.37
  • Euro: 4,1188 0.57

Sizde biriktirme hastalığı var mı?

Fatma Tuncer

Nedense kadınlarımız biriktirmeyi pek seviyor. Özellikle yaşı ellinin üstünde bir hanımı biraz dinleseniz, yıllanmış acıların, ketlenmiş sözlerin, yutulmuş öfkelerin katmerleşerek ifade edildiğini görürsünüz. Kadın artık patlamaya hazır bir düdükle tencereye dönüşmüştür. Karşısındaki kişinin kim olduğuna hiç aldırmaz ve anlatır, "on yıl önce kocam bana ağır bir hakaret etmişti, kırk yıl evvel kayınvalidemden çok baskı görmüştüm, sekiz yıl önce komşularım beni sömürmeye kalkmışlardı, üç yıl önce yakınlarımdan biri ağır bir şekilde itham etmişti de uzun süre kendime gelememiştim..." Kadın, yaşadığı ne kadar tatsız olay varsa zihninin havzasında biriktirmiş ve bu ağır bir yükün altında ezilmektedir. Ve kadın hâlâ anlatmaktadır. Torunundan, eşinden kayınvalidesinden, komşusundan ne gördüyse, ne sorunu varsa, neye incindiyse neyi kendine dert edindiyse anlatmaktadır. Cünkü vaktinde bunu ifade edememiş, duygularını kimseyle paylaşamamış, susmuş acıyı yutmuş ve biriktirmiştir. Biriken acılar bir süre sonra katlanılmaz boyutlara geldiğinde ise, karşılaştığı kişi kim olursa olsun anlatmak ve rahatlamak istemektedir.

Biriktirme hastalığı büyük ebeveynlerin çocuklarına aktardığı bir problemdir. Genç kız annesinin ve büyük annesinin biriktirdiklerini dinlemiştir ve aynı şekilde kendisi de biriktirdiklerini torunlarına anlatmaktadır.

Elbette hepimizin incindiği, örselendiği, hiçe sayıldığı, ezildiği anlar olmuştur. Böyle zamanlarda, öncelikle hakkımızı korumak gibi bir sorumluluğumuzun olduğunu bilmeliyiz. Yaşadığımız haksızlığı vaktinde ve zamanında halledersek biriktirme hastalığından kurtulmuş oluruz. Ama ne yazık ki bizim toplumumuzda, ebeveynler çocukların konuşmalarını pek istemezler. Onlara göre çocuklar susmalı kabuğuna çekilmelidirler. Çocuğa saygı sınırları dahilinde kendini ifade etme hakkı tanınmalıdır. Aksi takdirde susturulmuş, sindirilmiş çocuklardan özgüveni yüksek nesillerin ortaya çıkması mümkün değildir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.