18 Aralık 2017 Pazartesi30 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:44Güneş 08:17Öğle 13:08İkindi 15:24Akşam 17:45Yatsı 19:12
    • 15°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • -1°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 7°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 110.248 0.84
  • Altın: 155,510 -0.25
  • Dolar: 3,8333 -0.79
  • Euro: 4,5307 -0.43

Yeni bir Din Türetilmek İsteniyor!

M. Şevket Eygi

Vaktiyle Hindistan'da Ekber Şah ismindeki sultan İslam'ı, Mecusiliği ve Hıristiyanlığı karıştırarak yeni bir din çıkartmıştı. Bu dine "Din-i İlahî" adını vermiş, "İbadet-hâne" denilen tapınaklar kurmuş, İslam selamını kaldırmış, onun yerine "Allahu Ekber" denilmesini emr etmiş, bunlara benzer temel değişiklikler ve yenilikler yapmıştı. .

Bugün Türkiye'de buna benzer bir hareket başlatılmıştır.

Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam bir kazanda kaynatılarak yeni bir din türetilmek isteniyor.

Bu dinin bazı özellikleri ve temel inançları şunlardır:

1. Kelime-i Tevhid'in ilk kısmını söylemek, gerektiğinde ikinci kısmını (Yahudileri ve Hıristiyanları üzmemek için) söylememek.

2. Kur'andaki "Allah katında (hak ve geçerli) din İslam'dır" temel inancını kaldırıp, onun yerine "Üç hak ibrahimî din vardır. Bunların üçünün mensupları da ehl-i necat ve ehl-i Cennet'tir" inancını getirmek.

3. Kur'anın Yahudileri İslam'a çağırmadığını kabul etmek.

4. Yine Kur'anın Hıristiyanları İslam'a çağırmadığına inanmak.

5. İslam kadınlarının Yahudi ve Hıristiyan erkeklerle evlenmesini meşru görmek.

6. Muharref Tevrat ve İncil'i dinî referans olarak kabul etmek.

7. İslam'ın camilerini, kilise ve sinagoglara benzetmek için sıralar, tabureler, sandalyalarla doldurmak.

8. Yahudi ve Hıristiyan din adamlarıyla toplantılar tertip etmek, ezanlar okunurken çanlar çalarken, müşterek âyinler yapmak.

9. Yahudi, Katolik, Süryanî, Gregoryen, çeşit çeşit Protestan temsilcilerle; patrikler, papazlar, monsenyörler, pastörler ile birlikte mübarek Ramazan aylarında beş yıldızlı içkili otellerde iftar ziyafetlerinde buluşmak.

10. İslam'ın tek hak din olduğu inancını kaldırıp, onun yerine üç İbrahimî hak din vardır inancını ikame etmek.

11. Yahudilerin ve Hıristiyanların, Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın son Peygamber olduğunu inkar etmelerine önem vermemek.

12. Tevhid ile Teslis inancını, âmentü bakımından bir görmek.

13. Yahudi ve Hıristiyanların ellerindeki kutsal metinleri muteber kabul etmek.

14. Onların şeriatlarının nesh edilmiş olduğunu kabul etmeyip, yürürlükte ve muteber olduğuna inanmak.

15. Yahudi ve Hıristiyanları dost ve veli kabul etmek. Bu ise, açık ve muhkem Kur'an ayetlerine aykırıdır.

Bilindiği gibi 1925'ten bu yana İslam'ın tasavvuf tarikatları yasak ve kapalıdır. Yukarıda bahs ettiğim yeni dininin müzikli âyinleri ise serbestçe yapılabilmektedir.

Ankara Diyanet'inin bu yeni dine cephe alması ve Müslümanları bu konuda uyarması gerekirken maalesef bu yapılmamaktadır. Mardin'in tarihî Kasımiye medresesinde yapılan papazlarla karışık ayin ve törenlere Diyanet, büyük bir il müftüsünü göndererek katılmıştır.

Nâçizane talebim:

Bir Ehl-i Sünnet ve cemaat Müslümanı olarak, ülkemizdeki bütün sünnî cemaat, tarikat, grup, hizip, fırka ve toplulukların bir araya gelerek bir ulema meclisi kurmalarını, türetilmek istenen yeni dinin incelenmesini ve bu konuda halkın uyarılmasını candan temenni etmekteyim.

* (İkinci yazı)

Bazı Kripto Ermeniler Asıl Kimliklerine Dönüyor

Ülkemizde, yakın tarihimizdeki vahim "ârızalar" dolayısıyla bir buçuk milyon civarında Kripto Ermeni vatandaş yaşadığı söylenmektedir. Bu, Türkiye'nin, kolay kolay itiraf edilmeyen sancılı bir realitesidir. Tarihçiler, ciddî medyacılar, hukukçular, haysiyetli araştırıcılar (isterler ve azm ederlerse) bu konuda çok belgelere, karinelere ulaşıp dosyalar meydana getirebilirler. Bu Kripto Ermeniler meselesi açıklığa kavuşmadıkça ülkemizin büyük krizlerini anlamak ve çözmek mümkün olmaz. Mesela PKK nedir? Bir Kürt hareketi midir, bir Kripto Ermeni hareketi midir? PKK'yı Kürtler mi kurmuştur, devlete sızmış Kripto Ermeniler mi?

Aşağıda okuyacağınız çok önemli özel haber 9 Şubat 2012 tarihli TÜRKİYE gazetesinin birinci sayfasında yayınlanmıştır. Son on sene içinde yayınlanmış en önemli on haber ve röportajdan biri olduğu söylenebilir. Ülkemizde Kripto Ermeni bulunmadığını, PKK'nın aslında bir Kripto Ermeni hareketi olduğunu kuru kuruya inkâr edenlerin dikkatlerine sunulur:

"Ermeniler gerçek kimliğine dönüyor

Yıllarca kimliğini saklayan Ermeniler, son dönemde yaşanan iyileşmenin etkisiyle özlerine dönmeye başladı. ( ÖZELHABER Melik DUVAKLI)

ERMENİ diasporası, dünyanın her yerinde Türkiye aleyhine karalama kampanyaları düzenlerken ülkemizde yaşayan Ermeni asıllı vatandaşlar birer birer özüne dönmeye başladı. Türkiye'nin değiştiğine dikkat çeken "Kripto Ermeni" olarak bilinen vatandaşlar, artık kendilerini gizleme gereği de duymuyor. Kilisede vaftiz olup gerçek isimlerini alıyor. Ermeni cemaatinde de tartışma konusu haline gelen Kripto Ermenilerden asıl kimliklerine dönenler yaklaşık iki yıldır bir dernek çatısı altında faaliyet gösteriyor. İsmini değiştirip, kilisede vaftiz olarak Ermeni kimliğine dönenlerin kurduğu "Dersimli Ermeniler İnanç ve Sosyal Yardımlaşma Derneği"nin geçtiğimiz ay İstanbul'da düzenlediği yemekli davete yaklaşık 550 kişi katıldı. Gazetemize konuşan Dersimli Ermeniler Derneği Başkanı Miran Pirgiç Gültekin de, Selahattin olan ismini 2 yıl önce değiştirerek kilisede vaftiz olmuş. Gültekin'e göre halen Türkiye'de çok sayıda asıl kimliğini saklayan Ermeni var ancak takiyye yaparak kendilerini gizliyorlar. Ermenilerin hâlâ kimliğini gizlemesini anlamsız bulan Gültekin, "Bugün artık korkulacak bir şey olmadığını düşünüyorum. Biz iki yıldır açık bir şekilde kamu önünde faaliyet gösteren bir derneğiz. Hiç tepki görmedik" diye konuştu. 1960 Tunceli doğumlu olan Selahattin Gültekin yaklaşık 50 yıl bu kimlikle yaşadıktan sonra 2 yıl önce kilisede vaftiz olup Miran Pirgiç ismini almış. Ardından da kendisi gibi Ermeni kimliğine dönen 70 kişi ile Dersim Ermenileri Derneği'ni kurmuş. Ermeni kimliğine resmen dönerken çevresinin "bizi deşifre ediyorsun" tepkisiyle de karşılaşmış. Ancak, kendisi tam tersini düşünüyor. Aslen Ermeni olduğunu ilkokul çağlarında öğrenen Miran Pirgiç Gültekin, Tunceli'nin daha çok Ermenilerin yaşadığı eski adı Gazik olan Cumhuriyet mahallesinde büyüdüğünü, Ermeni olduğunu da çocukken akranlarıyla kavgaya tutuştuğunda kendisine "Ermeni" diye bağırılmasıyla öğrenmeye başladığını söylüyor.

KİMLİĞİ GİZLEMEK YANLIŞ

Yaklaşık bir ay önce düzenledikleri yemeğe 550 kişinin katıldığını kaydeden Gültekin, "Bu toplantıya yaklaşık 200 tane Sason Ermenisinin yanı sıra Hemşin, Vakıflı, Malatya Ermenileri de geldi. Bunlar hep kendilerini saklayan Ermeniler. Biz çıkıp asıl kimliğinizi kullanın diyoruz" dedi. Kimliğini gizleyen çok Ermeni olduğunu söyleyen Gültekin, "Ama takiyye yapıyorlar. Asıl kimliklerini saklıyorlar. Adam her şey oluyor ama Ermeni olduğunu gizliyor. Her şey oluyor ama kendisi olmuyor. Madem Ermenisin, kimliğini saklamayacaksın. Ermenilerin alevi kültüründen veya diğer kültürlerden kopması lazım. Ermeni gibi yaşamaları gerekiyor" diye konuştu.

500 BİN KRİPTO ERMENİ

Türkiye'de 500 bin Kripto Ermeni olduğunu söyleyen TTK Eski Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğu, "Kimliğini gizleyen pek çok Ermeni, Kürt veya Alevi olarak biliniyor" diyor.

(09 Şubat 2012 Türkiye gazetesi,s. 1)"

09.05.2012










Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.