12 Aralık 2017 Salı23 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:40Güneş 08:12Öğle 13:05İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 8°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -4°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 13°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 109.156 1.14
  • Altın: 153,298 -0.50
  • Dolar: 3,8173 -0.47
  • Euro: 4,5053 0.00

“Şok” Ama Neden?

Cemal Nar

Evet, gün boyu şok yaşadık.

Gözaltılar sadece yurt içini şok etmedi. Aynı şok dışarıda da yaşandı.

Herkes soruyor: Neler oluyor? Sıra kimde? Onay var mı? Şimdi ne olacak?

Bir soru da benden; bu “şok” niye? Neden şok oluyoruz?

ülkede çetelerin varlığını bilmeyen var mı?

Ya darbe girişimlerini?

Günlerdir, aylardır, hatta yıllardır bunu konuşmadık mı, yazmadık mı?

“Bu işin asker ayağı olduğu gibi, bürokrasi ayağı, üniversite ayağı, iş adamı ayağı, STK ayağı, yargı ayağı… da var” denmedi mi sürekli?

İşte şimdi o ayaklar adına bazıları gözaltına alınıyor. Ama bildiğim kadarıyla daha “yargı ayağı” çıkmadı.

Bunlar suçlu mu?

Kimse böyle bir şey diyemez. “Beraat-ı zimmet, asıldır.” İnsanlar yargılanır, hüküm almadıkça suçsuzdur. Biz de bir kanaata varmak için yargıyı bekleyeceğiz.

Peki ama - sorumuz güme gitmesin – neden şoktayız?

Bunlar aslında çoktan olması gereken işlerdendi, geç bile kalındı. Peki, şok niye?

Meselenin bam teli de burada işte.

Türkiye’yi açıklayan yanlar, yönler de burada.

Şok, “bilinmiyor”luktan değil, “beklenmeme”ktendir.

Gözaltına alınanların resimleri yan yana konmuş sitelerde, gazetelerde. Şok, bunun gerçekleşmiş olmasında.

İsterseniz bir daha bakın:

Emekli orgeneral Hurşit Tolon
ADD Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay
ATO Başkanı Sinan Aygün
Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi
Ati Teknoloji özel Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Şirketi Genel Müdürü Prof. Dr. Ercüment Ovalı
Yazar Erol Mütercimler
ADD Kadıköy Şubesi eski Başkanı Birol Başaran
Emekli Albay Hasan Atilla Uğur
Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat eski Başkanı Tuğgeneral Levent Ersöz. Vs. vs…

Demek bu sefer iş gerçekten ciddi.

Hadi hayırlısı.

Türkiye bu hesaplaşmayı eninde sonunda yaşayacaktı. Bundan kaçış yoktu.

Ama zamanı şimdi miydi?

Bunu benim bilmem mümkün değildir tabi. Fakat eskiler “olanda hayır vardır” derlerdi. Onun için bizde ister istemez öyle diyoruz.

İlk tepkiler “ayna” kadar önemli oldu. Kim, nerde, nasıl duruyor gördük. Kim, ne kadar demokrat, aydın bilinci ve sorumluluğu taşıyor, yargıya saygılı, hatta cesur, özgüven içinde ve ilkeli, bu olay aynasında seyrettik. Kanaatlarımızda pek de yanılmadık.

Buyurun Baykal’a bakın. Bir “sosyal demokrat” böyle mi olur?

Bir de “sosyalist enternasyonal’e kafa tutuyor, “bizi tenkit edemezsiniz” diye.

Sizi hala atmadıkları hata.

Dün Başbakan ve partisine, “yargıya saygılı olun” diye bağıran o değil miydi?

Ee, şimdi bu gözaltılar yargı eliyle yapılmıyor mu? Niye itiraz ediyor ve hala “rejim elden gidiyor” edebiyatı yapıyorsun?

Ya şu yakışıklı Sezer Efendi?

Eğer, darbeler hakkında Mecliste soruşturma isteyen Ufuk Uras solcu ise, bunlar ne?

Bunlar solcu mu?

Bütün dünyada solcular, halktan yana, emekten yana, özgürlüklerden yanadır. Bizde ise tam tersi.

Evet, dünya solcuları bunu görmek zorundalar. Ama önce Türkiye solcuları bunu görmek zorunda.

Şu Fikret Bila’ya ve benzerlerine bakınız. Dün bir kanalda konuşuyorlar: “Darbe iyi değilmiş ama…”

“Ama”sı ne?

“Siyasi partiler de dinden elini çekmeliymiş”, “laikliği içlerine sindirmeliymiş. Yoksa darbeler hep olurmuş”

Bu, darbeye mazeret üretmek ve “haklıdır” demek değil midir?

Hadi vazgeçelim ondan ve soralım: “iyi de, hangi laiklik?” Dediğinizde, her şey bitiyor. Tanım yok, sınır yok, teamül yok. Uygulama ise, sanki dinsizliğin dayatılması. Ama bu da bir darbe sebebi oluyor… Allah ıslah eylesin.

“Peki dindarların sorununu kim, nasıl çözecek?” diyorsunuz, aval aval bakıyorlar: “Niye bu ülkede dindarların bir sorunu mu var?”

Buyurun burdan yakın…

Bu kafaya ne anlatabilirsiniz ki?

Bu arada tehditler, hakaretler, korkutmalar gırla gidiyor. Malum manzara.

Hadi hayırlısı.

Bu safrayı kusmadan rahat yok anlaşılan.

Sonrası, sanırım daha güzel olacak. Bu noktada halkımın sağduyusuna inanıyorum. Safları daha da sıklaştıralım, el ele ülkemizin aydınlık geleceğine dualar edelim.

Allah, yâr ve yardımcımız olsun.


Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.