26 Eylül 2017 Salı5 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:23Güneş 06:48Öğle 13:03İkindi 16:22Akşam 19:04Yatsı 20:23
    • 22°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 16°C Afyon
    • 12°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 102.270 -1.78
  • Altın: 149,533 2.44
  • Dolar: 3,5485 1.65
  • Euro: 4,2033 0.79

Bir çoban ve üçayaklı koyunlar!

Feyzullah Birışık

Çobanın biri, mesul olduğu koyunları ağıldan tek tek sayarak günlük özgürlüklerine kavuşturur. Dünkü yağmurdan bereketlenen yeşil otlar üçayaklı koyunların ağzını sulandırır…

Otlara secde edercesine eğilen üçayaklı koyunlar bir yandan tüm dağlardaki otları midelerine hapsetmek isterken diğer yandan diğer koyunların rızkına göz dikerler.

Bu arada koyunlardan biri sessizce çobanın yanına gelerek; sen neden yemezsin? Der. Çoban; ben de sizler gibi otlanırsam sürüye kurt dadanır… Benim yaşantım siz koyunlardan farklıdır. Benim yediklerimden yersiniz ama ben yediğiniz bu otlardan yemem. Der.

Çoban, karşı dağın eteklerindeki otları işaret ederek; ‘şu otlara sahip olmak ister misiniz?’ der. ‘Üçayaklı koyun karşı dağın tüm otlarının kendisine boyun eğdiği müjdesini almış gibi; ‘onların hayaliyle yaşıyorum’ der…

Ama hala çobanı anlayamazlar… İkinci kez detaya inerek neden ot yemediğini cevaplamasını isterler. Peki der çoban ve anlatır;

“Sevgili üçayaklı koyunlar!

O otları ben de severim… Ama o otlara secde ederek yaklaşmam! Otlar kandırıkçıdır… Otlar bu ilgiyi asla hak etmiyorlar! Ben aldanmam onun sevimli yeşil yüzüne…

Bugün yeşil, yarın sarı… Bugün diri, yarın ölü… Benim ölülerle işim olmaz ki!”der. Bunun üzerine içlerinden en yaşlı üç ayaklı koyun bir anlık başını otların arasından kaldırır ve;

“ Madem öyle neden bizim oyalanmamıza göz yumuyorsun? Sen nasıl bir çobansın? Eminim ki bizim yeşil gördüğümüzü sen sararmış olarak görüyorsun.” Bunu nasıl becerdin?” diye sorar.

Çoban;

Sevgili üçayaklı koyunlar!

Sizin yeşil gördüğünüz o otları sararmış olarak görmeniz sizin elinizde… Sararmış olarak gördüğünüz an iki dakika bile burada duramazsınız… Benim ölü renklerle ne işim olabilir ki dersiniz…”

Tüm üçayaklı koyunların dikkatini çekmek için sesli bir şekilde;

“Aranızda çoban olmak isteyen varsa elindeki ‘bastonu’ yere atsın’” diye bağırır…

Koyun olarak kalmak isteyenler, otlara secde ederek aldanmaya devam ederken bu çağrıya kulak veren ne kadar da azdır…

***



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.