17 Ekim 2017 Salı27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 19°C Adana
    • 11°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 3°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 106.474 0.23
  • Altın: 151,840 -0.28
  • Dolar: 3,6440 0.37
  • Euro: 4,3033 0.16

19 Mayıs Atatürkçülük Karnavalıdır

Ahmet Doğan İlbey

19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülüğün propagandası ve Avrupavâri takdis edilmesidir. Kemalizm'in bir nev'i âyini… Batılılaşmanın yâdedilmesi ve din ü milletin değerleri fes edilerek ilân ettirilen kanlı Altı Ok Cumhuriyetine adanmış gençlik gösterisidir.

M. KEMAL'İN 19 MAYIS'TA YOLA ÇIKMA SEBEBİ KENDİ İFADESİYLE "VATAN-I İSLÂMİYYE'NİN KURTARILMASI"DIR

Sultan Vahdettin tarafından Doğu'daki orduların müfettişi olarak ve Samsun havalisindeki asayişin temini ile benzeri vazifelerin yerine getirilmesi için hayli subay, hizmetli, iaşe ve altın yolluklarla yola çıkarılan M. Kemal'in 19 Mayıs'ta yola çıkma sebebi kendi ifadesiyle "Vatan-ı İslâmiyye" nin ve hilafetin kurtarılması ile yine kendi ifadesiyle "din- mübin-i İslâm üzere" milleti Millî Mücadeleye hazırlamaktı.

Sonradan "icad" edilen 19 Mayıs törenlerinin bu mâna ve maksatla uzaktan yakından bir alâkası yoktur? Millî (millîlik İslâm'dan gelir) anâne ve ruhumuza tek kare uygunluğu olmayan bu şenaat dolu Atatürkçülük karnavalının Müslüman millete zulümden başka bir mânasının olmadığı gibi hiçbir "sosyolojik" gerçekliğe de dayanmaz. Tamamen Kemalist oligarşinin ve askerî varlığın ikonlaştırılmış törenidir.

Bu hakikati, memur zihniyetli inkılâp tarihçisi akademisyen ve aydınlar dile getirmeye muktedir değildir. Hiçbir ilmî haysiyet ve şahsiyetleri olmayan bu taifenin vazifesi "yalan söyleyen" inkılâp tarihi üzerinden resmî ideoloji Atatürkçülüğe "katkıda" bulunmaktır.

19 MAYIS BU ŞEKLİYLE UYDURMADIR VE CHP'Lİ CUMHURİYETİN FESTİVALİDİR

Erbabının bildiği mevzua yerinde bir daha işaret etmek gerek. Canik Mebusu Edhem Veysi Bey “Gâzi Günü” dolayısıyla 22 Mayıs 1928 tarihli mahallî Samsun gazetesine yazdığı makalede şöyle diyordu: "Millî hayatta bayram ve törenlerin pek büyük tesiri vardır. Milletler ve bilhassa bizim gibi üst üste inkılâp geçirmiş olan cemiyetler, sadece bir veya iki defa mâzi hâtıralarını ihyaya girişirlerse istikbalde yönelinecek istikameti belirlemiş olurlar. Mâzi ara sıra yoklanılmalıdır. Orada mevcut menkıbeler, kahramanlık ve hatta hıyanetler ve cinayetler yâdedilmelidir. Tâ ki iyinin kadri ve kötünün hakkı belirlenmiş olsun."

M. Kemal, 1927 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası'nın Kurultayı'nda okuduğu, objektif olmayan, hissîlik ve tarafgirlik taşıyan "Nutuk"da "19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a gittim" cümlesiyle bu tarihin aslî hedef ve muhtevasını kendi hedefine uygun şekilde değiştirir. Bu mesajla ideolojik hâle dönüştürüldükten sonra 1938'de "resmî bayram" kabul edilir.

Nutuk okunmadan önce 19 Mayıs'ın "bayram" ilân edilmesini aklına getiremeyen (!) cumhuriyetçiler, Samsunluların 1926'da 19 Mayıs'ı 'Gazi Günü' ilân etmesiyle "kutlamayı" Ankara ve diğer şehirlere taşırlar. 1928 yılında birkaç şehirde "Gâzi Günü" ilân edilir, 'Gazievi' açılır, fener alayları düzenlenir, belediyelerde "Gâzi"ye ve milleti sindiren "devrimci cumhuriyete” Batılı tarzda "Şükran Baloları" yapılır. Aynı günde Türkiye'de ilk kez M. Kemal heykelinin Sarayburnu'na temel atma töreni gerçekleştirilir.

Maarif Vekili Mustafa Necati Bey ve Selim Sırrı Tarcan'ın teklifiyle, başlangıcı İttihat döneminden gelen "Terbiye-i Bedeniye Şenlikleri" ve "İdman Bayramı" adını alan törenler "Gâzi Günü" nün muhtevasına dahil edilerek kutlanmaya başlar. Müslüman mâziyle irtibatını kesmiş Atatürkçü Cumhuriyetin "yaratmağa" çalıştığı İslâmsız "yeni Türk ulusu" adına Ankara'daki törende Orta Muallim Mektebi öğrencilerinden oluşan "gürbüz kız ve erkekler bedensel marifetlerini" sergilerler ve kendilerini izleyen M. Kemal'in lâ-dinilik taşıyan "muasır Türk gençliği" iltifatlarına mahzar olurlar.

BU TÖRENİN ADI "19 MAYIS MİLLÎ MÜCADELEYE HAMLE GÜNÜ" OLARAK DEĞİŞTİRİLMELİDİR

19 Mayıs 1919'da "Vatan-ı İslâmiyye" nin kurtuluşu için Millî Mücadele'yi başlatma niyet ve fikriyle yola çıkıldığına göre bu tarihi, hususi gün olarak kutlamak icabediyorsa, devrin M. Kemal'inin ifadesiyle "Din-i İslâm" üzere bir muhtevada kutlamak gerekmez mi?

Bundandır ki, 19 Mayıs törenleri Atatürkçü Cumhuriyet zihniyetinden kurtarılarak adı "19 Mayıs Millî Mücadele'ye Hamle Günü" olarak değiştirilmelidir. O vakit görülecektir ki bu kutlamalara millet-i Beyzâ, İstiklâl  Savaşı’ndaki cihat heyecanıyla yürekten katılacaktır.

Bu tarih, Millî Mücadele'yi başlatma tarihi olduğu içindir ki muhtevası da Müslüman milletin topyekûn katıldığı İstiklâl Savaşı'nın ruhuna uygun olmalıdır. Evvela Meclis ve Hükümet Başkanı sıfatıyla o günün M. Kemal’inin ilk Meclis binasında milletvekilleri ve hocalarla toplandığı gibi, bugün de bütün Meclis üyeleri, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Ordu Komutanları, hocalar ve İslâm âlimleriyle toplanıp Kur'ân Kerim okutmalı ve dua etmelidirler. Ardından bu zevat, “din-i mübin” üzere siyaset eden yine o günün M. Kemal'inin yaptığı gibi, milletin gönlünde yer eden hocaların, din âlimlerinin, cemaat ve tarikat büyüklerinin de olduğu bir heyetle yaya olarak Hacı Bayram Veli Câmii'ne giderek namaz kılmalı ve Millî Mücadele şehitleri için mevlüt okutmalıdır.

19 MAYIS'TA KARABEKİR PAŞA, MEHMET ÂKİF VE ŞEYH SENUSİ, SAİD NURSÎ HZ.LERİ GİBİ YÜZLERCE DİN ADAMININ HİZMETLERİ YÂDEDİLMELİ

En başta 19 Mayıs'ın en önemli ilk adımı olan Erzurum ve Sivas Kongrelerinin toplanması ve Heyet-i Temsiliye’nin oluşmasında birinci derecede âmil olan Kâzım Karabekir Paşa hakkıyla yâdedilerek, hizmetleri millet çocuklarına Genelkurmay, Millî Eğitim Bakanlığı, Türk Tarih Kurumu ve üniversite temsilcilerince anlatılmalıdır.

 Ardından Millî Mücadele'ye irşad vazifesiyle katılan İslâm şairi Mehmet Âkif ve Şeyh Senusi, Said Nursî Hazretleri gibi yüzlerce din âliminin hizmetleri de devletçe kabul edilerek, mektep kitaplarına dahil edilmelidir.

Ayrıca belgelerle ispat edilen Sultan Vahdettin'in 19 Mayıs hamlesine rıza ile fikren ve kalben izin vermesi tarihî ve değerli bir vesile olarak sayılmalıdır.

-----------------------------

NOT: PKK canilerinin saldırısında şehit düşen askerlerimize Allah (c.c.)'tan rahmet dilerim.

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.