19 Ekim 2017 Perşembe28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:47Güneş 07:13Öğle 12:56İkindi 15:55Akşam 18:26Yatsı 19:46
    • 26°C Adana
    • 21°C Adıyaman
    • 19°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 17°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 25°C Balıkesir
  • BIST: 108.434 1.41
  • Altın: 151,492 0.04
  • Dolar: 3,6547 -0.47
  • Euro: 4,3288 0.00

Bizim büyük çaresizliğimiz

Haşmet Babaoğlu

Merak ediyorum, fikirlerin yargı karşısında hesap vermeye çağırılması ne zaman son bulacak?
Fikri de geçtim...
Azıcık muhalif bir homurdanmanın bile savcı karşına çıktığı bir yerde demokrasinin varlığına kim inanır?
Yoksa "bizim büyük çaresizliğimiz" dedikleri, gerçekte bu mu!
Her şey değişse bile, devletin bu kararlı tavrı hiç değişmiyor çünkü.
***

Yıllarca sanıldı ki...
Devlet şiddetle solculara karşı...
Çünkü soldan gelen her fikir, her cümle, her kelime yargılandı. İki makale yazan gaspçılara, hırsızlara, tecavüzcülere verilenlerden daha ağır cezalara çarptırıldı.
Bir de "laikliğe aykırı fikirleri" savunanlar vardı ki, onların başlarına gelenlerden pek kimsenin haberi olmadı. Çünkü merkez medyada haberleri yapılmıyordu.
Durum öyle bir hal almıştı ki, Diyanet'in İslam yorumu dışında iki laf çiziktiren bile kendini savcı karşısında buluyordu.
Bunları bilenler de sanıyorlardı ki...
Laik devlet kendini savunuyor, o yüzden bütün bunlar oluyor.
***

Hayır! Mesele o kadar basit değil.
İşte şimdi de aynı madalyonun öteki yüzünü izliyoruz.
Meczupluk deyip geçeceğiniz ulusalcı safsatalar bile hemen savcılığa havale ediliyor.
Kürt'ün varlığını nihayet devletçe ve milletçe kabul ettik, şükür!
Ama Kürtlerin siyasal bakışı ve geleceği üzerine kaleme alınmış nerdeyse her satır, her makale ve bir deftere düşülmüş her not suç unsuru gibi değerlendiriliyor.
Yani sonunda kafamıza vurula vurula anladık ki...
Devlet özünde ne solcuya, ne sağcıya, ne şuna ne buna; doğrudan halkın düşünmesine karşı!
Ne çok şey değişti iki binlerde ama hâlâ düşüncelerin yargıyla terbiye edileceği sanılıyor.
Hâlâ...
Maalesef...
İnsan umutsuzluğa kapılıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.