21 Ocak 2018 Pazar4 C.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın! (Cuma-10)
  • Ebu Abdullah Cabir İbn-i Semurete (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. ”tüm namazlarımı peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber kılardım. Onun namazı da hutbesi de ne uzun ne de kısa olmayıp orta olurdu.” (Müslim Cuma 41)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:17Öğle 13:21İkindi 15:51Akşam 18:14Yatsı 19:37
    • 10°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -6°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 13°C Aydın
    • 12°C Balıkesir
  • BIST: 115.147 -1.46
  • Altın: 163,118 1.34
  • Dolar: 3,8058 0.95
  • Euro: 4,6547 0.85

Erik 5 tl

Feyzullah Birışık

Geçen Cuma akşamı günü İst-Mecideyeköy metrobüs durağında bir arkadaşımla buluşacaktım. Ana caddeye çıktım ve kaldırımda söz verdiğim saatin dolmasını bekliyorum. Hava yağışlı ve bu yağıştan nasibini almış bir şekilde yol kenarına arabasını çekip erik satan bir satıcıya yakın bekliyorum…

Gözlerim arabanın kasasındaki muhteşem yaratılmış eriklerde… Yeşil yapraklar arasında göz zevkime hitap eden mükemmel bir tablo… Ressamları kıskandıracak bir canlılıkta göz kamaştırıyor…

Tarla ve bahçelerde koparılan o güzel sanat, İstanbul trafiğinde sergileniyor… Sanki Yusuf suresi 105. ayet sergi açmış;

“Göklerde ve yerde nice belgeler vardır ki, yanlarından yüzlerini çevirerek geçerler”

Erik tezgâhının yanından arabalar ağırdan ağırdan ilerlerken, tezgâhtar, birer kiloluk poşetlerle arabalardan siparişler alıyor… Ve o sanat eseri kilo kilo azalıyor tezgâhtan…

Gözlerim hala tezgâhtaydı… 2. Tezgâhtar, canımın çektiğini düşündüğünden olsa gerek, bana bakıp; tadabilirsiniz? Dedi… Teşekkür edip tefekküre devam ettim.

Bu kez eriğin reçel hali, komposto hali ve kurutulmuş halini düşünmeye başladım… Bu ne sanat ya rabbi! Demekten kendimi alamadım…

Öyle bir sanat ki hamken acımsı tad verir, biraz olgunlaşır; acı, ekşiye dönüşür… Biraz daha olgunlaşır; ekşi-tatlı arası bir tad verir… Acı nereye gitti? Ekşi, yarısını nasıl oldu da tatlıya çevirdi? Ve daha adını koyamadığım onlarca sanat-mucize!

Ve sanki eriğin üretimi gayet kolaymış gibi hayretler içine düşürmüyoruz… Anlık düşüncelerin hafızamızda kalma süresini artırdığımız oranda Allah’ın büyüklüğünü yakınileştirmiş oluruz. Aksi halde günlük hayatımızda Allah’ı unuturuz Allah muhafaza…

,,,

Ve tezgâhın başına bir bay gelip önce helalinden bir tadıyor… Damak zevkine uygun olup olmadığının pratiğini yapıyor ve ‘ver bana oradan iki kilo’ diyor…

Sanat hedefine ulaştı… O sanat insanın beğenisini kazandı… Ve o sanatın modelini hiçbir yerden almayan Allah’a hamd ediyorum…

Tezgâhtaki erikler Yusuf 105’in sözcülüğünü yapmak için ev ev, sofra sofra dolaşıyor… Kiminin cebinde, alınmayı bekliyor, kiminin iki dişleri arasında can veriyor, kiminin de dolabında sofraya inmeyi bekliyor…

Erikler kilo kilo ayrılarak davet sahasına çıkıyor… Canları pahasına…

Ortada bir sanat var ve o sanat bir anda gözlerden kayboluyor…

Not: o tezgâhta eriğin kilosu 5 tl idi. Aradan geçen bir haftada 2 tl’ye düşmesi o muhteşem sanata asla gölge düşürmedi:)


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.