Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Keskin sirke

Keskin sirke

Bu işlerden anlayan birilerinin CHP’lilere danışmanlık yapması gerek..
CHP’lilere fahri danışmanlık yapınca, aslında Ergenekon ve Balyozda da dolaylı olarak danışmanlık yapmış oluyorsunuz. Zira onlar zaten bunların avukatları. Eğer bunları sevenler arasında bu işlerden anlayan biri varsa bunlara yardımcı olsalar.
Bu kavga CHP’nin siyasi hayatına malolacak. Tıpkı Yılmaz’ın siyasi hayatına malolduğu gibi..
Kılıçdaroğlu çok kurnaz gibi gözükse de, saf biri.. Erdoğan Kılıçdaroğlu ile oynuyor.. Erdoğan Seul’de dünya liderleri ile uluslararası sorunlara çözüm ararken, Kılıçdaroğlu Tandoğan’da grub toplantısı yapıyor.. 4+4+4 meselesinden bir rejim krizi çıkarmaya çalışıyor..
Aslında Kılıçdaroğlu’nun bu yaptığına aklı başında CHP’liler bile tepkili.. İsa Gök de bunlardan biri.. Diyebilirsiniz ki, “CHP en iyi bildiği şeyi yapıyor” Yok canım, “en iyi bildiği şey” değil, “tek bildiği şey”. “Sokak” ve kriz çıkarmak.. Parti içi krizi ötelemek için krizi sokağa taşıması gerekiyor ya.. “Dostlar alışverişte görsün” işte. “Şecaat arz etsin”. “Keskin sirke” politikası anlayacağınız. Ama artık bu da “küpüne zarar verme” noktasına geldi..
CHP’nin inandırıcılık ve ciddiyet sorunu var.. En temelde meşruiyet sorunu var. Geçmişlerinden kurtulamıyorlar ve bunu içlerine de sindiremiyorlar.. 6 ok’tan vazgeçemezler, sırtlarında 6 ok’u bir kambur gibi taşıyarak da ileri doğru gidemezler..
Ecevit bunun farkında idi. Onun için CHP’nin yeniden açılmasını istemiyordu. Eski, “Halk Parti”, “Halkçı Parti” tartışmaları da bununla ilgili idi aslında..
Erdoğan CHP’yi, mayınlı tarlaya çekiyor, CHP’liler bunun farkında değil. CHP’lileri mayınlı tarlada top oynamaya çağırıyor bir bakıma..
4+4+4 tartışmasının öncesinde dindar gençlikten söz etti. CHP’nin din karşıtlığından söz etti.. Şimdi CHP’lilere bunu kanıtlatması lazım. İmam-Hatip, Kur’an kursu, din eğitimi tartışmasını başlatıyor akıllıca..
CHP’liler 5000 önerge hazırlamışlar. AK Parti kesintili eğitim için kesintisiz meclis çalışması öneriyor..
CHP’liler bu konuyla uğraşırken, Erdoğan başka işlerle meşgul.. CHP’lilerin söyleyecekleri her söz aleyhlerine bir delil olacaktır..
Meclis’i sokağa, eylemi meclise taşıyacak CHP’liler.. Merve Kavakçı olayını hatırlayın.. CHP’lilerin bugün yaptıkları da o. Meclis’i çalışamaz hale getirmek.
Geçenlerde mecliste terör estirdiler. Nerede ise bir Ali Şükrü vakası yaşanacaktı. Komisyonda yaşananları millet Tv’lerden izledi. O bant kasası eğer Nabi Avcı’nın başına çarpsaydı, CHP bunun altından zor kalkardı.. O mermer parçalarını nereden buldular. Kaldırım taşlarını söküp polise atanlar, mecliste pencere pervazlarını mı söküyorlar yoksa bu defa da..
Darbecileri ve teröristleri meclise taşıma iddiasının arkasındaki derin gerçek de çıkar elbet bir gün ortaya. Tıpkı yargıyı siyasallaştırmak adına, yargıda kadrolaşma çabalarının deşifre olması gibi.
Ha! Bu arada CHP’ye kötü bir haberim var: Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğince açılan soruşturma kapsamında olayın örgüt bağlantısı araştırılacakmış. Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığınca daha önce başlatılan soruşturma klasörleri de Malatya Adliyesine gönderilmiş. Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği, 2 Temmuz 1993’te meydana gelen Sivas Olaylarıyla ilgili yeni bir soruşturma başlatmış. İster misiniz, bazı CHP’lilere terör örgütüne yardım ve yataklıktan dava açılsın. Çünki Sıvas’ın arkasında aynı zihniyet ve aynı kadrolar var.. İşin ucu Başbağlar’a ulaşırsa, ki ulaşacaktır. O zaman bazı CHP’lilerin canı yanabilir..
Kozmik oda’ya yaklaştıkça CHP’nin çevresindeki çember daralıyor..
CHP, MHP ve BDP’nin “derin sır”rı o odada gizli olsa gerek.. Şeyhinin de fahişesinin de sırrı o odada gizli olsa gerek..
Birileri bu ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmeye çalıştılar hep. Bu milletin, inancını, kimliğini, tarihini, kültürünü, geleneğini yok hatta düşman saydılar.. Asıl sorun bu.
Ergenekonculara, Balyozculara iletmek üzere, CHP’lilere bir çift sözüm var. Ve tabii Başbuğ’a da, dün susman gerekiyordu bugün değil. İnkar da, red de çıkış ya da çözüm yolu değil.. “Topyekun savaş”dan “topyekun inkar”a savrulan bir strateji ile selamete çıkamazsınız.. Bu işler artık “herkesin bildiği bir sır” haline geldi. YAŞ kararları ile birilerini ihraç ederken düşünmeliydiniz bu derin gerçeğin kontrolden çıkacağını.. Korku ve panik içinde, sükut ve inkar size biraz zaman kazandırabilir ama, gerçek o kadar açık ki.. Düzmece dediğiniz belgelerin tanıkları o kadar çok ki.
Haklı olduğunuz tek nokta var: Siz içeride iseniz, birileri hâlâ niçin dışarıda..
KCK’lılar Apo’yu kurtarmak isterken düştükleri hataya, bugün de Ergenekoncular, Balyozcular, CHP’liler düşüyor.. İstanbul Barosu düşüyor..
Silivri’den adam kaçırmak için denemedikleri yol kalmadı. Şimdi de bir yasa değişikliğine bağlamışlar umudu. Ama deşifre oldular. Adamlar dışarı çıkıp katliam yapmaktan söz ediyorlar.. Savaş, iç savaş, ekonomik ve siyasi kriz ne kadar felaket senaryosu varsa hepsini denemeyi düşünüyorlar.. Ve bu niyetlerini dile getirdikleri konuşmaları ile bir defa daha deşifre oldular. Bir defa daha suçüstü oldular.
Bu tür operasyonlar geri teper..
Hele böyle öfkesi aklından büyük adamların ihtirasları ile bir yere varılamayacağını onlar da öğrenecekler.
Keskin sirke sonunda küpüne zarar veriyor..
Selâm ve dua ile..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahman Dilipak Arşivi