Abdullah Büyük

Abdullah Büyük

“Ölüm, mümin için bir ödüldür”

“Ölüm, mümin için bir ödüldür”

O demdeki perdeler kalkar, perdeler iner, Azrail’e “hoş geldin” diyebilmekte hüner.


N.F. Kısakürek.
Mümin insanın, Allah katında çok büyük bir derecesi, mevkisi vardır. Bazı hadis kitaplarında Peygamberimizin şöyle buyurduğu kaydedilmiştir:” Müminin hürmeti, şerefi, Kâbe’den daha şereflidir.” Kenz Ummal.
Hatta Buhari gibi en itibarlı hadis kitabının Rikak isimli bölümde, Rabbimizin şöyle buyurduğu kudsi hadis olarak rivayet edilmiştir:
“Ben yapmasını dilediğim hiçbir şey hakkında, müminin ölümü karşısında tereddüdüm gibi tereddüt etmedim. Fakat bunda kulum ölümden hoşlanmıyordu, ben de kuluma acı gelen şeyi sevmiyordum.” Buhari Camiu Sahih K. Rikak. 38/ 89.
Geçtiğimiz hafta Hakk’ın rahmetine kavuşan merhum Abdurrahim Karakoç abimiz, kardeşimiz için bu mesajımızı, sevenlerine takdim etmeyi arzuladım. Akit gazetesinin farklı sütunlarında mesajlarımızı merhum Karakoç’la siz okuyucularımıza sunardık. Fiziken bir araya gelmedik amma, aynı hizmet cephesinde bulunduğumuzdan şüphem yoktu.
Gerek yaşadığı, gerek Kocatepe Camii’nde cenaze namazının kılındığı ve gerekse kabre indirildiği anda şu gerçeği gördük ki, merhum inanan insanların gönüllerine taht kurmuş. Zaten bir Müslüman insan için en önemli meziyet de bu olsa gerek. Çünkü Yüce Rabbimiz yeryüzünde yaşayan mümin-Müslüman kullarının şahitliğine itibar etmiş ve bununla ilgili bir hadiste Peygamberimiz mealen şöyle buyurmuştur:
“Kul öldüğünde- ki Allah onun gizli şeylerini bilir- insanlar onun hakkında iyiliklerinden bahsedince Yüce Allah da meleklerine der ki: Kullarımın, bu kulum hakkındaki şahitliklerini kabul ediyor ve onların bilmeyip sadece benim bildiğim şeylerini de bağışlıyorum.” Mecma’uz – Zevaid. Cenazeler bölümü. 3965 nolu hadis.
İnanan bir mümin ve Müslüman için bir başka müjdeyi yine Peygamberimiz vermiş ve yaşayan ümmetinin gönlünü ferahlatmıştır: “Hangi Müslümanın cenazesinde Allah’a şirk koşmamış 40 kişi hazır bulunup namazını kılarsa, onların ölü hakkındaki şefaatini mutlaka Allah kabul ederdi.” Müslim. Cenazeler bölümü/59
Merhum Necip Fazıl’ın söylediği, O demdeki perdeler kalkar, perdeler iner/ Azrail’e ‘hoş geldin’ diyebilmekte hüner, sözünü Fussilet Suresinin 30 ve 31 ayeti ile taçlandırmak istiyoruz: “Rabbimiz Allah’tır, deyip de özde ve sözde dosdoğru olanlara melekler iner ve: Korkmayın ve üzülmeyin, derler. Size vaat edilen Cennet’le sevinin. Biz dünya hayatında da, ahrette de size dostuz. Orada canınızın çektiği her şey vardır; orada istediğiniz her şey sizindir.”
Müminlerin, Müslümanların son anları, son nefesleri fizik ötesi bir hayatla, bir âlemle anlatılır Kur’an da. Son nefeste, son darbeyi indirmek isteyen şeytana karşı, Rabbimiz hemen meleklerini gönderir ve kulunu kurda kuşa yem ettirmez. Ne var ki bu hakikati yaşayan insanlar ve ölmek üzere olan insanın başucunda bekleyenler göremez, fark edemez.
“Can boğaza gelip dayandığında, o vakit siz bakar, durursunuz. Biz ise ona sizden daha yakınız; ama siz göremezsiniz.” Vakıa Suresi: 83-84-85.
İşte dünya gözü ile göremediğimiz ve bir Müslüman için müthiş bir son olan hadise, herkese nasip olmuyor. Meleklerin kucağından, müminlerin omuzuna taşınmak, daha sonra müminlerin omzundan da kabre yani cennet bahçesine girmek bir bedel istiyor. Müminlerde yaşarken bu bedeli canlarıyla ve mallarıyla ödediği için, mutlu sonu yaşayarak Rabbimize kavuşuyorlar. İnşallah merhum Abdurrahim Karakoç Abimizin böyle bir yolculuk yaparak Rabbimizin lütfuna, ikramına mazhar olduğuna inanıyoruz. Son nefesini iman üzere vermek için, yaşadığı dönemde tüm nefeslerine sahip çıkan ve son nefesi için bütün nefeslerini hak yolunda harcayan her mümin insan için mutlu son budur. Makamın Firdevs cenneti olsun ey cesur yürekli Abdurrahim Karakoç Abimiz...
Önemli bir not:
Mesajımı burada bitirirken, siz muhterem okuyucularımıza önemli ve özel bir ricada bulunmak istiyorum.
Ülkemizin tanınmış mümtaz şahsiyetlerinden biri olan Muhterem Osman Nuri Topbaş Efendinin kalbinden ve kaleminden çıkan bir eseri vardır. Son Nefes isimli bu eseri, ne yapın yapın, evinize alın. Eğer imkânım olsaydı bu ülkede yaşayan her insanın evine posta ile gönderirdim. Size küçük bir hatıramı anlatayım: Sudan’ın Khartum şehrine gitmiştik. Cumhurbaşkanı Ömer Beşir’in, baş müşaviri Ahmet Ali İmamı ziyaret ettik ve Son Nefes isimli eseri hediye ettik. Bizi ziyaretine zor kabul eden Müşavir, ikinci gün telefonla bizi makamına çağırdı ve: ‘Verdiğiniz eserin başından birkaç sahife okudum, sabaha kadar uyuyamadım Lütfen bu zatla bizi tanıştırır mısınız?’ dedi. Ve devamla, ‘kalbi Allah’a yakın olan insanların, yaptıkları hizmetler kalıcı olur’, ifadesini kullandı.
Eserin temin edileceği adres: Erkam yayınları. Telefon: (+90 212)671 07 00
Not: Yaz Kur’an Kursları ile alakalı mesajımıza, gelecek hafta devam edeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdullah Büyük Arşivi