25 Kasım 2017 Cumartesi7 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:25Güneş 07:56Öğle 12:58İkindi 15:24Akşam 17:47Yatsı 19:11
    • 7°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • -1°C Afyon
    • -4°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 8°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 0°C Balıkesir
  • BIST: 104.539 -0.46
  • Altın: 163,366 0.38
  • Dolar: 3,9376 0.48
  • Euro: 4,6999 1.23

Terörün mantığı, teröristin vicdanı var mıdır?

Mehmet Şeker

Şehitlerin fotoğraflarına bakmakta zorlanıyorum. Bu kadar üzgün olmasam, kendimi suçlu hissetmesem, Dağlıca'da şehit olan genç askerlerimizin fotoğraflarına daha rahat bakabilirdim.

Biz burada bacak bacak üstüne atıp çay kahve içerken, sıcaklardan şikâyet ederken, o gencecik çocuklar terörist kurşunlarına hedef olup can veriyor.

*

Hepsinin hayat hikâyesi kısacık.

Yaşları henüz 20-21.

Geleceğe dönük hayalleri, planları vardı muhakkak.

Bir süre sonra askerlikleri bitecek, memleketlerine dönecekler, yuva kuracaklar, hayata atılacaklardı.

Astsubay Ali Gümüş evliliğe hazırlanıyordu.

Er Umut Bulut'un minik oğlu henüz yaşını doldurmamıştı.

Yaşar Doymuş, Mustafa Türkmen, Ali Erosmanoğlu, Samet Bütün, İsa Sayın ve Cahit Kılıç tezkere için gün saymaktaydılar.

*

Erlerin hiçbiri profesyonel asker değildi.

Birkaç aylık acemi birliği eğitiminden sonra 'savaşmayı öğrendikleri' varsayılmış, 'usta' kabul edilerek, 'usta birliğine' gelmişlerdi.

Devamlı terör saldırılarının olduğu yere.

*

Her Türk asker doğduğu için, yıllardan beri havanda su dövercesine konuşulduğu halde bir türlü profesyonel orduya geçemediğimiz için, askerlik mecburi olduğu için, o delikanlılar elde silah nöbet tutmakta, bazen arazide teröristlerin peşine düşmekte, bazen de saldırıların hedefi haline gelmekteydiler.

Sonunda terörist silahlarından çıkan kurşunlar hedefi buldu ve şehit oldular.

*

Tam da akan kanın durması maksadıyla, bütün siyasî partilerin arayış içine girdiği dönemde.

Çözüm bulmak adına umutların arttığı, herkesin 'yeter artık' diye haykırdığı günlerde.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 'PKK her türlü silahlı faaliyetlere son vermeli' dediği zamanda.

Demirtaş 'PKK silah bıraksın' demiyor ama olsun.

Bu da çok önemli bir aşama.

Ölmek ve öldürmekle hiçbir sorunun çözülmediğine işaret ediyor Demirtaş.

PKK bu açıklamalardan nasıl etkilenecek önümüzdeki günlerde belli olur.

*

Ölmek ve öldürmek çözüm olsaydı, son otuz yıl içinde otuz defa çözülürdü.

Sekiz asker şehit olup baba ocağına ateş düştüğü zaman, hangi mesele halledilmiş olabilir?

Bugüne kadar kaç bin gencimizi kaybettik?

Acıların büyümesinden başka ne işe yaradı?

Dağlıca'da sekiz askerimizi kaybettikten sonra düzenlenen operasyonlarla dağlarda çok daha fazlası hayatını kaybedecek.

İstenen ve hedeflenen bu mudur hakikaten?

Daha fazla saldırı yapılınca, daha fazla insan ölünce hedefe biraz daha mı yaklaşılmış olacak?

*

İki gün önce bir teröristin üzerinde ve gösterdiği yerde 22 kilo plastik patlayıcı ele geçirilmeseydi, hangi şehirlerde nerelerde patlayacaktı o bombalar, kaç kişi hayatını kaybedecekti?

Terörün mantığı, teröristin vicdanı var mıdır?

Varsa nedir, nasıldır, ne işe yarar?

Biz şehitlerimizin fotoğraflarına bakmakta zorlanırken, merak ediyorum onları şehit eden teröristler o fotoğraflara bakabiliyorlar mı; bakıp da yaptıkları işle gurur duyuyorlar mı?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.