11 Aralık 2017 Pazartesi23 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:39Güneş 08:12Öğle 13:04İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 18°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • -7°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 11°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 109.097 1.09
  • Altın: 153,413 -0.42
  • Dolar: 3,8257 -0.25
  • Euro: 4,5096 0.09

Teröristin İmanı Var mıdır?

Cemal Nar

Malum, Kur'ân-ı Kerîm'in mesajı evrenseldir; Kur'an, ırk ayırımı gözetmeksizin yeryüzünde "halife" olarak yaratıldığını bildirdiği her insanı dünya ve âhiret saadetine çağırır.

Aslında insan, yukarıda kısmen açıklandığı gibi kendisine değer verilen, mükerrem kılınan, diğer mahlukata göre üstün özelliklerle yaratılan, evrenin emrine amade kılındığı çok kıymetli bir varlıktır. Kainatın bu göz bebeği insan, en güzel biçimde ve kıvamda yaratılmıştır. Ama bu değer ve kıymeti, varlık nedenini anlamak ve ona göre yaşamakla kayıtlı ve şartlıdır. Nitekim bu özelliklerinin kısmen anlatıldığı “Tîn Suresi” mealen şöyledir:

“Bismillahirrahmanirrahim. İncir ve zeytine, Sina Dağına, Bu Emin Beldeye yemin olsun ki: Biz insanı en mükemmel sûrette yarattık, Sonra da onu en aşağı derekeye düşürdük. Ancak iman edip güzel ve makbul işler yapanlar müstesnadır, onlara ise hiç eksilmeyen ve tükenmeyen bir mükâfat vardır. Bütün bunlardan sonra ey insan, senin mahşere ve hesaba inanmana hangi engel kalabilir? Allah hakimlerin Hâkimi değil midir?”

Kur’an-ı Kerîm’in daha ilk suresi de iki insan ve iki yol gösteriyor:

İlki, "Yalnız Sana ibadet eder, yalnız senden medet umarız. Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet. Nimet ve lütfuna mazhar ettiklerinin yoluna ilet. " diyerek Allah Teâlâ’nın yolunda gidenlerdir. Diğeri de bunların “Gazaba uğrayanların ve sapkınlarınkine değil” diyerek kınadıkları dalalet, küfür yollarında gidenler.

Acaba Marksist Leninist ve Şeriat düşmanı bir ırkçı, bu iki yoldan hangisindedir? Bunu düşünmemiş olabilir mi?

İslam’ın insan anlayışında en temel belirleyici olduğu için bu üç sınıf insanı biraz daha yakından tanıyalım.

1-Mü’min: Sevgili Peygamberimiz’in (sav.) Allah Teala katından bildirdiği, Kur’an ve mütevatir sünnetle sabit olan ve din açısından inanılması zorunlu bulunan bütün haber, esas ve hükümlerin her birine ayrı ayrı, Allah ve Peygamberinin isteğine uygun bir şekilde, kesin olarak inanan kişidir.

2-Kafir: Allah’ı veya iman esaslarını kabul etmeyendir. Eğer Allah’ı kabul etmekle beraber başka tanrılara da inanırsa ona müşrik denir.

3-Münafık: içinden inanmadığı halde, diliyle Müslüman olduğunu söyleyendir. Kafirin en kötüsü ve tehlikelisi bu iki yüzlüler, cehennemin en dibindedirler.

Buna göre İslam, insana iman nazarından bakar. Eğer imanı varsa, ona değer verir. Yoksa, onu imana davet eder, değilse dünyada ve ahirette azap ve zillet içinde yaşamaya mahkum olduğunu bildirir.

Bu ilkelere göre inananlar kardeştir ve her türlü hak ve vazifelerde imkan dahilinde eşittirler. Irkı, deri rengi, memleketi, dili, kılık kıyafeti, sosyal durumu ne olursa olsun. Hiçbir ırka, soya, nesebe özel bir statü tanınmamış, ayrıcalık verilmemiştir. İşte ırkçılığın belini kıran ve gerçek Müslümanlar arasında yaşayamaz hale getiren dindir İslam.

Acaba Marksist Leninist, Batıcı ve Şeriat düşmanı bir ırkçı, bu üç sınıftan hangisindedir? Bunu düşünmemiş olabilir mi?

Düşünmemiş ise yardımcı olalım. Bizim dünyamızın gerçekleri işte bunlar iken, bütün bunlara rağmen bir insan hala ırkçılık yapar, ırkı için savaşır de ölür ve öldürürse, önce bunu yasaklayan ayetleri inkar ettiğinden dolayı küfre düşer. Allah Teâlâ’nın rahmetini ebediyyen kaybeder. Cehennem ateşinden hiç çıkamaz. Sonsuza kadar o çılgın ateşte yanacaktır.

Şimdi ana babasından ve cemiyetinden az çok din bilgisi alan bir terörist, sonsuza kadar ateşte yanmaya nasıl razı olacaktır? Bu içine sinecek midir?

Bunu hiç düşünüyor mu acaba?

Bence düşünsünler. Dağlarda gezerken, dinlenirken veya akşam yatarken bir daha düşünsünler, “kafir olarak yaşamak ve sonsuza kadar yanmak” için acaba kalpleri ne diyor?

Belki bazı terörist hocalar, yaptıklarının cihat olduğunu söyleyerek onları kandırmış olabilir. Kanmasınlar, aldanmasınlar, fetvayı bir de kalplerine sorsunlar.

Yoksa böyle fetva vererek insanları kandıran hoca kılıklı münafıklar yok değil maalesef…






Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.