14 Aralık 2017 Perşembe26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:41Güneş 08:14Öğle 13:06İkindi 15:23Akşam 17:44Yatsı 19:11
    • 16°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 9°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 109.657 1.39
  • Altın: 156,071 1.42
  • Dolar: 3,8739 1.08
  • Euro: 4,5733 1.46

PKK’yı Savunan Müslümanlara…

Cemal Nar

Bir ara İslam Devleti, siyaset, parti ve tasavvuf hakkında seri yazılar yazarken aşağıda kimi yorum yapanların, kimse kırılmasın, hem çok cahil, hem de görgü ve terbiye sınırlarına sığmayan bir şekilde kıran kırana birbirlerini veya başkalarını çok ucuz, çok bayat ve sıradanlıkla “tekfir” ettiğini gördük.

Bu köşenin müdavimi kardeşlerim de buna şahittir ve hatta bazıları rahatsız olup bize çağrı da yapmıştır: “Hocam, şu “tekfir” konusunda yazar mısınız” diye. Biz de o zamanlar bu konuda birkaç yazı yazmış, ama güncelin ağır basmasıyla onları ertelemiştik. Şimdi onları yayınlama zamanı geldi. Öyleyse bir seri daha başlatalım inşallah.

Neden şimdi?

Son yazdığımız ırkçılığa dair yazılar kimileri tarafından beğenilirken, kimileri tarafından alınganlıkla, hatta kızgınlıkla karşılandı. Ama bir önceki “Teröristin İmanı Var mıdır?” yazımıza ise birazı aşağıda yorum yerinde ama daha çok da özel mail adresime yoğun itirazlar geldi. İtiraz değil, resmen inkar, yalanlama ve hakaret geldi. Kimisinde ince bir alay, kimisinde “şeytanın sözcülüğü” benzeri kaba aşağılama vardı.

Doğru söyleyen dokuz köyden kovulurmuş. Olsun, biz bunun acısını çok yaşadık, hala da yaşıyoruz. Fakat bu yüzden doğruları yazıp konuşmaktan vazgeçecek değiliz. Biz biliyoruz ki “tevasav bil hak” olanlar, “tevasav bi’s sabr” da olacaklardır. İmkan ve gücümüz yettiğince zalimlerin yüzüne hakkı haykırmağa devam edeceğiz inşallah. Fahr değil, tahdis-i nimet sayılsın, bu da bizim cihadımızdır el-hamdü lillah.

Bizim işimiz zordur. Nasıl olmasın ki? Bir gün ırkçılığı tel’in ediyoruz, karşımızda Türkçü, Kürtçü, Arapçı ve Acemci ırkçılar koro halinde tenkit ve tehditte.

Bir gün kömünizmi, kapitalizmi, faşizmi, liberalizmi, Batıcılığı, laikliği tenkit ediyoruz, koro halinde karşımızda sağcı solcu aydıncıklar sağlı sollu vurmaya başlıyorlar.

Bir gün sistemi tenkit ediyoruz, karşımızda bürokratlar. Bir gün TSK yı tenkit ediyoruz, karşımızda militaristler. Bir gün terörü tenkit ediyoruz, karşımızda terörist ve sempatizanları, bir gün siyaset veya partilerden birisini tenkit ediyoruz, karşımızda siyasetçiler ve partizanlar.

Ne yapalım, katlanacağız Allah için. O’nun rızası buna fazlasıyla değer.

“Âsûde olam dersen eğer gelme cihâna,
Meydâne düşen kurtulamaz seng-i kazâdan.” (Ziya Paşa)

Gelelim dünkü yazımıza. Bizim bazı Müslüman Kürt kardeşlerimiz alınmış.

Neden alınmış?

Öyle saçma sapan sebeplerden ki, duyunca şaşırıp kalırsınız. “Ben bir Kürt’üm, ama ırkçı, terörist değilim” diye söze başlayan var. Peki, ama sevgili kardeşim, sen şu satırlardan neden rahatsız oluyorsun?

“Acaba Marksist Leninist ve Şeriat düşmanı bir ırkçı, bu iki yoldan (Fatiha suresindeki hak ve batıl yoldan) hangisindedir? Bunu düşünmemiş olabilir mi?

Acaba Marksist Leninist, Batıcı ve Şeriat düşmanı bir ırkçı, bu üç sınıftan (mü’min, kafir, münafık) hangisindedir? Bunu düşünmemiş olabilir mi?”
Herhalde Müslüman olan hiçbir kimsenin, İslam Şeriatını inkar eden kömünist, Marksist, Leninist, Maoistin kafir olacağından şüphesi yoktur. Buna Ezher’in açık fetvası da vardır. Ezher’in fetvasına ne gerek, Kur’an-ı Kerîm’in bir kısmına inanıp da bir kısmını inkar edende iman kalır mı? Bunu bilmeyen mi var?

Öyleyse buna bir Müslüman niye gücenir, kızar?

Buna gücenip kızan, bal gibi, pardon biber gibi ırkçıdır, “yok değilim” ayaklarına yatmasın boşu boşuna. Zira ancak kendisini kandırır.
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz,
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde…” (ZiyaPaşa)

Sonra bir itiraz da “terörist” kelimesine var.

Neymiş?

Teeröristlik kötü değilmiş. Bu kelimeyi ABD ve AB ve bilcümle Batı Müslümanlar için de kullanıyormuş. Sonra (ifadeyi aynen alıyorum) “kendi müslümanlarının hürriyeti için cihad eden eritreli,filipinli,filistinli,moro lu,dağıstanlı, müsman kardeşlerimin yaşadığı topraklardaki mevcut hükümetler tarafından terörist olarak sıfatlandırılıyor.”muş…

Buyurun burdan yakın!

Bunu yazan bir de ikaz ediyor bizi: “müminler ferasetli olmalı.”


Ferasetini sevsinler senin!


Biz Müslümanız. Hak versek bile her vatan veya toprak için savaşan kafirleri (İRA gibi, BASK gibi) sevmek zorunda değiliz. Amma “hürriyeti için cihad eden eritreli,filipinli,filistinli,moro lu,dağıstanlı, müsman kardeşlerimin” yaptığı cihattır, destekleriz. Çünkü İslam adına savaşıyorlar. Galip gelirlerse İslam’ı uygulayacaklar.


Ya PKK teröristlerinin davası nedir? İslam mı? Kürtlere şeriat mı getirecekler? Kurban olsunlar şeriata!


Davaları İslam ise (neuzü billah) biz de destekleyelim. Yoksa çeşidi ne olursa olsun laik cinsinden bir küfür mü?


Küfür olduğu belli ise, küfrü desteklemek neyin nesidir? Söyle bakayım çok bilmiş alim beğenmez ferasetli (!) Müslüman, “küfre rıza küfürdür” ne demektir?


Bize feraset hatırlatanın ferasetine bakınız siz!


Bir sinir olduğum da uslup da şudur, “yazınızda pkk örgütünün kuruluş felsefesini degerlendirme yaparken, tsk kurumunun kuruluş felsefesini dikkate almayıp tek taraflı yorum yaptığınız…”



Biz yeri geldiğinde TSK yı da eleştirdik onlarca yazımızda. Toplasak bir kitap olur. Yeri geldikçe yine yaparız. Ama şunu herkes bilsin ki, tamam, PKK de TSK de bizim davamızı gütmüyor. Ama çatıştıklarında biz PKK nın yok olmasını isteriz. Çünkü kanunsuz olarak ele silah alıp kan akıtan odur. TSK bunu durdurmak için savaşıyor. Bu savaşta (her savaşı ayrı değerlendirilir) TSK haklıdır. Oradaki Mehmetçik ile terörist bir değildir. İkisine aynı muameleyi yapmak yanlıştır.



Biz dağda öldürülen bu vatanın evlatlarına da acıyoruz. Bunu da yazdık dünkü yazımızda. Keşke bu sistem onları iyi eğitseydi de terörist olmasalardı. Onlar da ana kuzusu, baba yavrusu. Böyle ölüp gitmeselerdi keşke…

İşte bu yüzden kan durmalı diyoruz. Bunun için PKK silah bırakmalı. Kürtlerin hak ve hukukunda Türklerden milim eksiklik varsa elbirliği ile giderilmeli. Eşitlik sağlanmalı. Siyaset buna “evet” diyor, öyleyse hain PKK hala ne diye kan döküyor?



Sözün özü, ırkçılık kim yaparsa yapsın, haramdır. İslam Şeriatını inkar etmek kişiyi dinden çıkarır. Bir adam aynı anda hem kömünist, Marksist, Leninist…, hem de Müslüman olamaz.
“Küfre rıza küfürdür.” “Ben ırkçı değilim” diyerek bu yazılara itiraz edenler vicdanlarına bir ayna tutsunlar.


Evet, “müminler ferasetli olmalı.”


Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.