20 Ekim 2017 Cuma28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:48Güneş 07:14Öğle 12:56İkindi 15:54Akşam 18:25Yatsı 19:44
    • 17°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 6°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 12°C Balıkesir
  • BIST: 108.434 1.41
  • Altın: 151,237 -0.13
  • Dolar: 3,6580 -0.38
  • Euro: 4,3278 -0.02

Demokrasiden rahatsız olanlar mı var?

Abdulkadir Özkan

Başlıkta demek istediğim medyanın bir bölümünün nedense demokrasiden rahatsız olduğudur. Ancak meramımı bir soru ile ifade etmeyi uygun buldum. Medyanın çeşitli olaylar karşısındaki tutumlarına bakarak bunu söylemek mümkün. özellikle de dünkü gazetelere Ortak Akıl Hareketi'nin Konya ve Samsun mitingleri için baktığımda bazılarının bu mitingleri görmezden geldiklerini, sayfalarına aktarmaya değer bulmadıklarını hayretle gördüm. Söz gelimi bir gazete birinci sayfasına "Madonna kocamı çaldı" haberini aktarırken "Milli Egemenlik ...Darbelere hayır, tam demokrasi" mitingine yer vermeye gerek duymamıştı. öbür yandan "Vücudumuz bizimdir İnisiyatifi"nin Galata Köprüsü'nü kapattıkları haberini birinci sayfadan resimli olarak veren gazete yine "Milli Egemenlik" mitinglerini görmezden geliyordu.

Maksadım hangi gazetenin "Milli Egemenlik" mitinglerine nasıl bir tepki verdiğini tek tek sıralamak değil. Aslında medya ile biraz olsun ilgisi olan herkes kimin nerede yer aldığını biliyor. Ne yazık ki varlığını demokrasiye borçlu olan medyanın içinde bir kısmının demokrasiden rahatsız olduğu izlenimi veren bir yayın politikası izlemelerini anlamak mümkün olmuyor.

Hemen belirteyim ki, nereden gelirse gelsin darbelere karşı çıkış ve tam demokrasi isteklerini sonuna kadar destekliyorum. özellikle de bu isteklerin toplum tarafından büyük kitleler halinde dillendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Demokrasiye halk sahip çıkmadan gerektiğinde bedel ödemeyi göze almadan siyasi iktidarların yapabileceği fazla bir şey yoktur. Ancak, elbette halkın oyları ile anayasayı tek başlarına değişitrecek güçle iktidar olmuş bir parti yapması gerekeni yapmamış ise o zaman demokrasi karşıtları ve darbe yanlılarına da bilerek ya da bilmeyerek zaman kazandırılmış olmaz mı?

Sanıyorum, "Aklın yolu birdir" özdeyişinin yeni şekli "Ortak akıl" olsa gerek... Bu yüzden de Ortak Akıl Hareketi "Milli Egemenlik" konusunda aynı şeyleri düşünenleri harekete geçmeye davet ediyorlar, iyi de ediyorlar.

Ancak, tam demokrasi isteklerinin muhatabı iktidar değil mi? Darbelere hayır derken muhatap açıkça belli de tam demokrasi için yeni bir anayasa yapılması talebinin muhatabı iktidar olması gerektiğini düşünüyorum. Yeni bir anayasa yapmak durumunda olan iktidar partisi olduğuna, o da bu görevi şimdiye kadar yapmadığına göre kim yapacak? Yoksa bazıları gibi yeni anayasa yapması için bir Kurucu Meclis mi talep ediliyor?

Kapatma davasının devam ettiği bir ortamda AKP'nin yeni bir anayasayı gündeme getirmesini beklemek gerçeklerle bağdaşmaz. çünkü, kapatma davası söz konusu değilken ve çok güçlü göründüğü -Anayasayı tek başına değiştirebilecek bir çoğunluğa sahipti- bir seçim dönemini bu hususta ciddi hiçbir şey yapmadan geçiren AKP, son seçimlerin ardından yeni bir anayasaya duyulan ihtiyacı hatırlamış ve bir anayasa taslağı hazırlatarak tartışmaya açmıştı. Ne oldu ise birden bire Anayasa'da küçük bir değişiklik yaparak meseleyi halletmeyi düşünmüş olması AKP iktidarının yeni bir Anayasa hazırlaması ve bunun sonuçlarına katlanması mümkün görünmüyor.

Bu bakımdan Ortak Akıl Hareketi'nin yeni anayasa yapılması talebi en azından şimdilik havada kalmaya mahkum görünüyor. çünkü, AKP harekete geçmeden yeni bir anayasanın gündeme taşınması, CHP ve DSP'nin yeni bir anayasa yapılmasına destek vermesi söz konusu değil. Onlar hâlâ Ergenekon davası konusunda bile iktidarı suçluyorlar.

Geriye MHP ve DTP ile bağımsız milletvekilleri ile BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğluu kalıyor... Yazıcıoğlu tam demokrasi için yapılacak tüm çalışmalara destek vereceğini çeşitli kereler açıkladı. MHP ile DTP'nin tavırları farklılık arzediyor.

Dolayısıyle Ortak Akıl Hareketi'nin mitinglerinin hedefi AKP'den yeni bir anayasa istemek olmadığına göre kimdir belli değil. Belki darbelere karşı çıkarken ve tam demokrasi derken AKP'ye destek çıkılmaya çalışılıyor olabilir. Elbette, kapatma konusunda milli egemenlikten yana olan herkes parti kapatılmasına karşı çıkar/çıkmalıdır. çünkü, bu bir samimiyet testidir.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.