19 Eylül 2017 Salı 23 Zilhicce 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:15Güneş 06:41Öğle 13:05İkindi 16:31Akşam 19:16Yatsı 20:36
    • 34°C Adana
    • 36°C Adıyaman
    • 31°C Afyon
    • 31°C Ağrı
    • 34°C Amasya
    • 35°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 33°C Artvin
    • 35°C Aydın
    • 34°C Balıkesir
  • BIST: 106.404 -0.12
  • Altın: 146,968 0.16
  • Dolar: 3,4891 0.00
  • Euro: 4,1811 0.42

İmam Hatibin Misyonu Bitmez

Cemal Nar

Başımızda bunca bela ve gaile varken bir sen eksiktin Sayın Mümtaz'er Türköne. Ne ki bizdensin, mürüvvet göstererek diyelim ki “hoş geldin safa getirdin.”
Biz, kimi İslam Düşmanlarının aleni “İmam Hatip Düşmanlığı” yaparken, bir çeşit meşrep ve cemaat ırkçılığı ve taassubuyla içimizden birilerinin de içten içe “İmam Hatip karşıtlığı” yaptığını bilirdik. Bilirdik ama birader bunu senden ummazdık. Onların beş para etmez esbab-ı mucibesini sen alenen dile getirdin şimdi.
Yakışmadı Mümtaz'er Bey. En azından zamanlaması yanlış. Biz hala yaralıyız, kan kaybediyoruz, bir de sen mi vuruyorsun?
Hoş, bir fikirdir, saygı duymasak da dinler, gerekirse eleştiririz. Ama, herkes taş atarken İmam Şiblî’nin gül atmasına “ah!” diyen Hallac-ı Mansur gibi, hayal kırıklığı içimizi burkmuyor da değil doğrusu…
Zaman Yazarı sevgili Mümtaz'er Türköne “bu okulların artık misyonunu tamamladığını” ileri sürmüş ve “”bu alan bataklık” demiş. (http://www.habervaktim.com/haber/bu-da-nerden-cikti-simdi-249040.html)
İlk tepkim, “sen İmam Hatip’ten ne anlarsın?” oldu. Sonra “ayıp olmasın, adam İmam Hatipli olur da?” diyerek internete girdim. Biyografilerinde hep “1956 yılında İstanbul'da doğdu. 1978 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin İdari Şubesinden mezun oldu” diye yazıyor. Orta öğretimini hiç yazmıyor. Bilemedim.
Her neyse, gerekçelerini okudum. Şöyle sıralayalım:

1-Başbakan Erdoğan'ın İHL'li olduğunu, yakın çevresinde çok sayıda İHL'li bulunduğunu ifade ederek, son eğitim reformunun da İmam-Hatiplerin önünü açacak, itibarını yükseltecek şekilde ilerlediğini belirten Türköne, sanki bu meselenin başbakana sıkıntı çıkardığını ve itibar kaybettirdiğini vurguluyor.
Başbakan İmam Hatiple ilgilendiği için itibar kaybetmiyor, aksine kazanıyor. Hakkı, adaleti ve dengeyi sağlayarak sevgi kazanıyor. Bu alan onun için bataklık değil, gül bahçesidir.
2- Gelecek sene bu 4+4+4 sebebiyle bazı okullar İmam Hatip Lisesi’ne dönüştürülecekmiş. Yani onlara verilecekmiş ve bu da sorun olacakmış. Adamımız soruyor: “Peki doğru mu?”
Derdi sana mı düştü kardeşim? 28 Şubattan evvel bu okullarda şimdikinin üç katı öğrenci vardı ve bunlar kendi okullarında okuyorlardı. Nereye gitti bu okullar?
Zaten İmam Hatip Lisesi binalarını, çok azı hariç, devlet değil, halk yaptırdı. Gerekirse yine yaptırır. Bu bize dert değil Sayın Türköne, size de olmasın.

3- “İmam-Hatiplerin artık misyonunu tamamladığını ve bu okullar üzerine inşa edilecek din eğitiminin ve doğrudan genel eğitimin gelecekte büyük sorunlara yol açacağını düşünüyorum. Bu alan bataklık bir alan.”
Önce bu “bataklık” sözünü geri al arkadaş, bu çok çirkin bir ifade.
Sonra Sayın Türköne, bu okullar bir ihtiyaçtan dolayı açıldı ve o ihtiyaç hala devam ediyor. Bugüne kadar millete sorun açmadı, gelecekte de açmaz. Sorunu din ile, millet ile sorunu olanlar açıyor. Hırsızı başka yerde ara sen.
Siz liselerde derin devletin oyununa gelerek sağ sol kavgası verirken bu okullar anarşi ve terörden uzak barış ve huzur içinde eğitim yapıyorlardı. Aileler bu yüzden de bu okulları tercih ediyorlardı. Sayılarının bu kadar hızlı artma sebeplerinden birisi de buydu. Kendi dini ve milleti ile sorunu olan birileri bu okulları istemiyor diye biz kendimizi mi katledelim?
4- “İmam-Hatip modelinin eğitim sistemi içindeki ağırlığı din eğitimi sorununu çözmüyor, tersine sürekli bir siyasî bir kavga konusu olarak gündemde tutuyor. Halbuki İmam-Hatiplerin karşıladığı ihtiyacın artık devletin dışına çıkartılması, yani sivil topluma emanet edilmesi gerekiyor.”
Bunun kısa cevabı şudur; derdiniz din eğitimi sorununu çözmek ise, önce önerinizi getirirsiniz, sivil veya resmi açacağınız yeni okulu ortaya koyarsınız, biz de enine boyuna tartışırız. Beğenilirse uygulama başlar, sonra bu okullar kapanır. Ama daha önceden asla. Biz bu sisteme güvenmiyoruz. Bizi katakulliye getirebilir. “Dimyat’a pirince giderken”, hazır elimizdeki bulgurdan da olmayalım.

5-“Genel eğitim içine sokulan seçmeli dersler, zaten bu okulların gördüğü ihtiyacı karşılayacak.”
İşte sistemin oyunu budur. Sizin gibi birisi buna alet oluyor ne yazık ki! Seçmeli dersler ile İmam hatiplerin yeri doldurulur sözü, ne eğitimi, ne de İmam Hatip Lisesi’ni hiç anlamamaktır. Hayret ki bunu sizin gibi bir eğitimci söylüyor. Siz hiç mi halkın içinde değilsiniz? Halk, mevcut İmam Hatip Liselerini bile din hizmetlerinde yeterli görmezken, sizin sadece seçmeli dersinizi alarak birisinin onlara güzel güzel imamlık, müezzinlik, vaizlik, Kur’an Kursu hocalığı yapabileceğini mi söylüyorsunuz?
Hayret bir şey!
6- “Artık miadını dolduran bu okullarda ısrar etmek, sadece bu okullardan mezun olanların nostaljik özlemlerini tatmin eder.”
Evet, İmam Hatip Lisesi’nin bir tarihi yanı, bir aziz hatırası vardır. Ama insaf edin biraz, biz animist falan değiliz, ruhlara veya hatıralara tapmıyoruz Sayın Türköne. Getiriniz alternatifinizi, bizi ikna ediniz, bu kurumu daha da güzel hale çevirmek için elbirliği ile çalışalım. Sonra fiiliyata geçirelim. Ondan sonra bu okulları kapatalım. Kavga da bitsin, eğer biterse.
Biter mi dersiniz?

Bitmez elbette. Sen din görevlisini bu kadar aşağılarken, adam yerine koymazken, millet televizyonda Amerika veya Yunanistan’da devlet başkanının nasıl papazlar önünde saygı ile eğildiğini ve ayin eşliğinde kutsal kitaba el basarak yemin ettiğini görüyor.
Görüyor ve soruyor; bizde neden böyle değil?

Onlar da laik, biz de laik, bizim hocalarımız idarecilerimiz tarafından neden saygı görmüyor, üstelik hep aşağılanıyor?
Bir papazın devlet başkanı saygıyla elini öpüyor, yanındakiler hep saygı ve hayranlıkla bakıyor. Ya bizde?
Utanmasalar sarıklarına arkadan parmak atacaklar. Bu milleti bu hale getirenlere lanet okunmaz mı?
Kavga bitmez kardeşim. Hak batıl mücadelesi kıyamete kadar sürer gider. Sen safını iyi seç, yeter.
Bugün Batıda seçime giden her parti, önce kiliseye giderek papaza şirin gözükür. Orada din ve kilise, eğitimden idareye kadar bütün alanlarda nüfuz sahibidir, etkindir. İnsanın fıtratındaki din duygusu da bunu gerektirir. Laiklik orada dini ve etkisini yok saymak değildir. Ya burada?
Siz önce bu milleti bu kadar dininden uzaklaştırmakla ne büyük bir cinayet işlediğinizi görün. Hocanın saygınlığını düşürmekle ne büyük hatalar yaptığınızı kabul edin. Sonra da taklit ettiğinizi ille de edecekseniz, (sözüm Türköne’ye değil, bütün Batıcılara) adam gibi edin.
İsterseniz kiliseye bir sorun, papaz ihtiyacını nasıl karşılıyorlar?
Aman Allah’ım, ne hallere düştük!..

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.