Resul Tosun

Resul Tosun

Devlet ricali duygusal davranmamalıdır

Devlet ricali duygusal davranmamalıdır

Suriye halk hareketi uluslararası güçlerin rekabetine, yönetimi destekleyen güçlerle halkı destekleyen güçlerin kuvvet gösterisine dönüştü.

Nihai karar da halk ya da yönetim değil bunları destekleyen güçler tarafından verilecek.

Yönetimi destekleyen taraf pervasızca tavrını ortaya koyuyor ve yönetime olan desteğini her türlü imkânını kullanarak gösteriyor.

Halkın yanında yer alanlar ötekiler kadar etkili bir destek vermiyorlar. Yapılanlar dikta yönetime karşı uluslar arası platformlarda alınan ve çok da etkili olmayan kararların, atılan nutukların ve cüzi miktarda ekonomik desteğin ötesine geçmiyor.

Halkın yanında açıkça yer alan Türkiye ise doğrudan değil ama dolaylı olarak fiili harp halini yaşıyor. Muhalefete ev sahipliği yaparak, Özgür Suriye Ordusu'nun lider kadrosuna kucak açarak ve sığınmacıları ağırlayarak en etkili desteği veriyor. Öte yandan Suriye yönetimine karşı diplomatik faaliyeti ve en sert açıklamaları da yine Türkiye yapıyor.

Türkiye yanlış mı yapıyor? Hayır Türkiye doğru olanı yapıyor.

Halkına acımadan katliam uygulayan ve şehirleri ağır silahlarla insafsızca yakıp yıkan zalimlerin değil masum halkın yanında yer alıyor.

Güçlünün değil haklının yanında duruyor.

Ahlaki olanı ve insani olanı yapıyor.

Menfaati istikametinde değil merhameti istikametinde politika belirliyor. Bu politikası sebebiyle milyarlarca liralık ekonomik zarar ediyor ama diktatörün yanında yer almamak gibi son derece erdemli bir duruş sergiliyor. Bu tavrıyla da örnek bir politika takip ediyor.

Tabiî ki bu duruşun bir bedeli olacaktır.

Son bedel düşürülen uçak ve kaybolan iki pilotumuz oldu.. Türkiye Suriye'nin hava sahası ihlallerini normal prosedürle karşılayıp ikaz ederek çözerken, Suriye kısa süreliğine ihlalde bulunan ve fark edince uluslararası alana çıkan Türk jetini düşürerek ve yardıma giden uçağa da ateş açarak Türkiye'ye bir bedel ödetmek istemiştir. Her ne kadar kasten değil hataen düşürdüklerini söyleyerek üstü kapalı özür dilemiş olsalar da eldeki veriler ve yardım uçağına açılan ateş olayın hiç de iddia edildiği gibi hataen olmadığını göstermektedir.

Aslında bu bir savaş sebebidir ama Türkiye itidali ve teenniyi tercih ederek önce uluslar arası camiada haklılığını ispat cihetine gitmiş, fevri hareket etmediğini, etmeyeceğini ve büyük devlete yakışır bir yol izleyeceğini göstermiştir.

Başbakan dün Arap televizyonlarının da canlı olarak yayınladığı konuşmasında bundan sonra Suriye'nin sınır ihlallerinde ihlal eden unsurun hedef olacağını açıklayarak doğrudan mukabelede bulunulacağını ve dikta yönetime karşı halkın yanında yer almaya devam edileceğini açıklayarak tavrını netleştirdi.

AB, BM ve NATO'nun desteğini alan Türkiye dikta rejimi destekleyen ülkelere karşı da elini biraz daha güçlendirmiş oldu.

Evet, Türkiye itidalli, makul ve mantıklı adımlar atmaktadır, diplomatik olarak eli güçlenmektedir ancak bir uçağımızın bu şekilde düşürülmesi yardım uçağına ateş açılması gibi pervasızca tavırlar karşısında bu derece sakin kalınması halk üzerinde bir zafiyet bir gururuyla oynanmışlık izlenimi bırakıyor.

Her ne kadar yapılan açıklamalarda gereken cevabın verileceğinin altı çiziliyor olsa da halkın yüreğine su serpecek bir fiili karşılık verilmeden yüreklerde hissedilen eziklik devam edeceğe benziyor.

Yönetimden duygusallık beklemek devleti devlet olmaktan çıkarabilir. Devlet ricali duygularıyla değil, ilkeleriyle, hukuk içinde ve atacağı adımın ülkeye ve millete gelecekte getireceği zarar ve yararlarını hesap ederek atmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Resul Tosun Arşivi