20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 28°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 106.736 -0.63
  • Altın: 141,158 0.45
  • Dolar: 3,5210 -0.02
  • Euro: 4,0955 0.94

Evde değil, ülkede tek başına kalabilir

Mehmet Şeker

Vay canına sayın seyirciler... Aramızda Beşşar Esed'i çok sevenler de varmış meğer.

Geçen gün "Eceli gelen köpek cami duvarına siyer" şeklindeki sözü hatırlatınca, bir anda yerinden fırlayanları gördük.

Canım, cancağızım, köpek sözün gelişi.

Şart değil köpek üzerinden örnek göstermek.

Burada önemli olan husus, "ecelinin gelmesi".

Köpek rahatsız ettiyse, kedi olur, fare olur, başka bir şey olur...

Hiç mesele değil; bizde örnek çok.

Buyurun buradan yakın.

İstediğinizi seçebilirsiniz.

Maksat, paşa gönlünüzü hoş tutmuş olalım.

*

Eceli gelen keçi, çobanın ekmeğini yer.

Eceli gelen fare, kedi yumurtasını kaşır.

Eceli gelen fare, kedi kuyruğunu görür çare.

Eceli gelen kuş, aslan kafesine girer.

Eceli gelen tilki, aslanın yavrusunu öper.

Eceli gelen öküz, kasabın bıçağını yalar.

Eceli gelen horoz, gece yarısı öter.

Eceli gelen karınca kanatlanır.

Eceli gelen at, kendini sakatlar.

*

Bir de insanlar âlemine dair olanlara bakalım:

Eceli gelen nalbant, ağa atını sütçü beygiri sanır.

Eceli gelen terzi, ne biçer, ne diker.

Eceli gelen kasap, ne hesap bilir, ne kitap.

Eceli gelen hödük, ne zurna dinler, ne düdük.

Eceli gelen kişi, aç ile söyleşir.

Eceli gelen doktor, yanlış teşhis kor.

Eceli gelen Tatar, lokmaları çiğnemeden yutar.

Eceli gelen şoför, kırmızıda geçer.

*

Düşünün ki adam doktor...

Soyu Kırım'a dayanıyor, ataları oradan göçmüş, yani Tatar...

Eceli geldiyse, ne yapar?

Önce aç biriyle sohbeti uzatır.

Yetmezse hastalarına yanlış teşhis koyar.

O da olmadı, lokmaları çiğnemeden yutar.

En son, araba kullanırken bir kavşağa yaklaşınca gazı kökleyip kırmızı ışıkta geçer.

Artık birinden biri işe yarayacaktır.

Uluslar arası hava sahasında bir Türk uçağı düşürmesi şart değil.

*

Bakınız, sözü Esed'den uzaklaştırmak niyetiyle, Tatar doktorun şoförlüğüne kadar getirdik.

Fakat sonunda yine laf döndü aynı yere geldi.

Dünya yuvarlak, ondandır!

Uzun lafın kısası, Esed bir gün gidecek.

Ben diyeyim bir sene kalır, siz deyin iki sene.

Bahse girecek değiliz; çok istiyorsanız kazanan siz olun.

Ama geçen her gün, orada otuz kırk kişi ölüyor, bazen daha fazlası.

Süre fazla uzarsa, Esed bir gün ülkesinde tek başına kalabilir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.