26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 36°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 33°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 37°C Amasya
    • 33°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 32°C Artvin
    • 35°C Aydın
    • 37°C Balıkesir
  • BIST: 107.439 0.37
  • Altın: 142,531 -0.69
  • Dolar: 3,5528 -0.30
  • Euro: 4,1372 -0.37

Zayıf bir bedene hapsolmuşuz

Fatma Tuncer

Paskal "İnsan yetenekleri bakımından büyük buluşlara imza atabilecek kadar donanımlı bir varlık iken bedensel olarak bir saman çöpü kadar zayıftır" der. Bu söze insanın, kullukla büyüyen kişiliğini ve gelişmişliğini de ekleyecek olursak insanın zayıf bir bedene hapsolmuş güçlü bir varlık olduğunu söyleyebiliriz. Bu, ondaki gücün, ruhsal zenginliğiyle, iyilik ve erdemleriyle kaim olabileceğini de gösteriyor. Zira insan, yetenekleriyle kendini keşfeden, dünyayı dönüştüren bir varlıktır. Fakat bedensel olarak, küçük bir mikroba dahi yenik düşebilecek kadar zayıftır.

Yaşadığımız doğal afetler insanın zayıflığını daha bariz ortaya koyuyor. Böyle zamanlarda insan güçsüzlüğünü ve çaresizliğini yoğun bir şekilde hissediyor. Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız sel felaketi, bir yandan acziyetimizi düşündürüyor diğer yandan gerekli tedbirleri almaya teşvik ediyor. Ülkemiz, doğal afetlere açıktır dolayısıyla, yerleşim birimlerinin yaşanabilir alanlara kurulması ve binaların daha dayanıklı hale getirilmesi şarttır. Bu konuyu ihmal eden ya da görmezden gelenler, kendilerini hesaba çekmelidirler. Bir diğer mesele ise, bizler ne kadar önlem alırsak alalım, bu hayatın içinde imtihanlar vardır ve bize düşen dua ve teslimiyettir. Depremler, sel baskını, kazalar ve yaşanan bütün doğal afetler bize bazı şeylerin kontrolümüzde olmadığını gösteriyor. Öyleyse gerekli tedbirleri aldıktan sonra gerisini Allaha bırakmalı ve dua ile ondan yardım istemeliyiz.

Yaşanan sel felaketi ve ölen insanlarımız hepimizi derinden üzmüştür. Geride kalanlar ise acıya alışmaya çalışıyorlar. Böyle zamanlarda, olayı kabullenmekte zorlanırız. Sürekli neden ben? neden benim başıma geldi? diye sorular sorarız. Ama bu soruların cevabı yoktur ve bunu anladığımızda kendimize yüklenmekten vazgeçeriz. Kayıp veren kişi aşırı kaygı güvensizlik, uykusuzluk, yeme bozukluğu, öfke hali, çaresizlik durumu yaşayabilir. Ama Allah insana verdiği imtihanlara karşılık gelecek kadar sabrı ve dayanma gücünü de verir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.