19 Ekim 2017 Perşembe28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:47Güneş 07:13Öğle 12:56İkindi 15:55Akşam 18:26Yatsı 19:46
    • 24°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • 9°C Amasya
    • 8°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 106.926 -0.06
  • Altın: 151,266 -0.13
  • Dolar: 3,6716 -0.13
  • Euro: 4,3392 0.45

Firma sahipleri, bunları yapmayın...

Hüseyin Deniz

Çevremizde sürekli ne kadar çok firma kapanıyor ve açılıyor değil mi… Bu bir yere kadar doğal, işletmeler de her fani gibi doğarlar, büyürler ve ölürler.



Kimisi karıncalar gibi 3-5 yıl ancak yaşayabilirken kimisi de bazı kaplumbağalar gibi bir asır devirerek hayatını devam ettirebilir. Firmaların (şirketlere ve gerçek kişi işletmelerine genel olarak “firma” diyelim) doğum ölüm istatistiklerine baktığımızda bu yılın ilk 5 ayında yaklaşık 50 bin firmanın kurulduğunu, diğer yandan bunların neredeyse yarısı kadar firmanın da kapandığını görüyoruz (TOBB)

Bunları yapmayın demek yerine tersten söyleyelim: vergiler, rakipler vs gibi harici nedenler bir tarafa işte firmanızı batırmanın en kestirme yolları…

Evvela, yaptığınız işi yapan bir çok firma ile çalışan ve bu süreçte nice firmanın başarı yahut başarısızlık öyküsüne şahit olmuş banka ve finans sektörü çalışanlarından uzak durun. Sizleri yönlendirmelerine, size fikir vermelerine fırsat vermeyin. Müşterinizden evrak almadan önce bankacınızı arayıp derinlemesine bir istihbarat yaptırmanıza gerek yoktur. Önemli olan satışın yapılması, karşılığında para olmasa da evrakın alınmış olmasıdır. Rakamları onlarla paylaşıp firmanızın gerçek gelir gider analizi yapmalarına imkan sağlamayın. Bir muhasebeciniz var nasıl olsa, yeter…

Bir banka ile çalışmak kararında mısınız? O zaman 2008 yılındaki krizde “batırılan” Kayseri’nin dev tekstil firmalarından birinin yaptığı gibi, rastgele bir banka ile çalışın, ufak hesaplar yaparak kredi oranındaki 1-2 puan indirime, havale masraflarındaki 3-5 kuruş iskontoya göre seçin bankanızı. Ama şunu da unutmayın ki bazı bankalar, havalar günlük güneşlik iken verdikleri kredileri daha yağmur başlamadan en ufak bir kriz emaresinde geri ödemenizi isteyebilir. Siz 2 yıl vadeli aldığınız kredinin taksitlerine göre işlerinizi planlamış olabilirsiniz ama bu bir takım bankaları hiç ilgilendirmez. Önemli olan onların durumudur. İsterlerse kredinin faizini yeniden düzenlerler, isterlerse “hemen kredinin hepsini ödeyeceksin” diyebilirler. Ne tür bir banka ile çalıştığınızın bu açıdan hiçbir önemi yoktur.

İnce ince gelir gider analizi, gerçek kar marjı tespiti vs gibi işlerle zaman harcamayın. Aldığınız fiyat belli, sattığınız fiyat belli. İşleri karmaşık hale getirmenin bir anlamı yok.

Muhasebeci seçiminizde en önemli kriter fiyat olsun. Muhasebeci muhasebecidir, hepsi aynı işi yapar farklı paralar isterler. En az para isteyene muhasebenizi teslim edin.

İşsizlik hala yüksek oranlarda, iş arayan bir dünya insan var. Bu yüzden çalışanların motive olması, onların mutlu olup müşterilere de kaliteli hizmet vermesi vs gibi söylemlerin aslı astarı yoktur. Onları makine gibi görüp en ucuz maliyetle en çok nasıl çalıştırabilirseniz çalıştırın.

Teknolojiyi ihmal edin. Firmanızın kesinlikle internet sitesi olmasın, facebook, twitter vb “şeylerden” uzak durun, internetten işinizle ilgili rakiplerinizle ürünlerinizle ilgili araştırmalara girmeyin. Ülkemizde ve dünyada sizin yaptığınız işi kim nerede nasıl yapıyor araştırmayın. En iyi yol bildiğiniz yoldur.

Yeni fikirlere kapalı olun. Finansal kuruluşların özellikle Ticaret ve Sanayi Odaları ile müşterek düzenledikleri katılımın ücretsiz olduğu ve teşvik edildiği “KOBİ toplantıları” vs gibi organizasyonlara iştirak etmeyin. Fuarları da zinhar takip etmeyin, fuarlara gidip işinizle ilgili, sektörden diğer insanlarla tanışıp ürünleri görmekle, rakipleri tanımakla vs vakit harcamayın.

Güçlü yanlarınız nelerdir, zayıf kaldığınız alanlar nereler, pazarda fırsat var mı, acaba nelerdir, piyasadaki tehditleri tanıyıp buna göre tedbirler almak.. gibi konularda böbürlenmeden, bozulmadan, akıllıca düşünüp zaman ayırıp çalışmalar yapmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Her şey olacağına varır.

Devletin birçok alanda özellikle üretim yapan firmalara sağladığı muazzam avantajları araştırmayın, bunlardan faydalanmayın. Kimlere ne tür teşvikler verilebiliyor, hibelerin şartları nelerdir, yurt dışındaki fuarlara katılımlarda nerelerden ne destekler mümkün, KGF de neyin nesi gibi konular ehline malum, yapan yapıyor zaten. Tamamen ihmal edilesi konulardır.

Firmaları batıran (tersi durumda ihya eden) pek çok başlıktan bir çırpıda sayılabileceklerden sadece bir kaçı.. Umarız önümüzdeki yıllarda kurulan firma sayımız artarken kapanan firmalarımızın sayıları da azalır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.