Mehmet Barlas

Mehmet Barlas

Çoğunluğu temsil edenler de marjinal olabilir

Çoğunluğu temsil edenler de marjinal olabilir

Kendisi gibi olmayanları, kendisi gibi düşünmeyenleri, farklı inanca sahip olanları, farklı sosyal sınıflardan gelenleri "Ötekiler" olarak gören bağnazlık, dünyanın her ülkesinde vardır.
Bu bağnazlık bazen ırkçılık, bazen teokratik diktatörlük, bazen de doktriner ideolojilere dayalı totaliter rejimler biçiminde bazı ülkelerde "Yükselen değer" de olabilir.
Çoğulcu demokrasilerde ise bu tür siyasi bağnazlıklar, siyaset yelpazesinin marjinal akımlarını oluşturur.
Örneğin Türkiye'de toplumun geleneklerini, göreneklerini, inançlarını ve farklı renklerini aşağılayıp kendilerini "Beyaz Türkler" olarak görenlerin siyasi ağırlıkları "Marjinal" kavramı ile ifade edilmez mi?

Sürecin başlangıcı olabilir
Ama bazen çoğunluğu temsil ettiklerini ileri süren ve hatta en fazla oyu alan siyasal akımlar ve partiler de, kendileri gibi düşünmeyen, farklı yaşayan, farklı inananları da "Ötekiler" olarak görmeye başlarlar.
Bu onların da marjinalleşme sürecine girdiklerinin işareti olabilir.
Cumhuriyet'in kuruluşundan çok partili demokrasiye geçildiği döneme kadar hem devletin hem ülkenin resmi ideolojisini temsil eden kökten devletçi ve tekilci siyasetin hiç seçim kazanamaması ve iktidara ancak silahların gölgesinde yaklaşabileceği gibi bir çizgiyi benimsemesi, bu marjinalleşmeye bir örnek değil midir?
Şu anda Başkanlık seçimi kampanyasının sürdüğü ABD'de de Başkan Obama'yı "Öteki" gibi sunmaya çalışan Cumhuriyetçi bir girişimin varlığını, The New York Times yazarı Maureen Dowd dünkü köşesinde ele almıştı.

Obama da "öteki" mi?
Cumhuriyetçi Parti'nin Başkan adayı Mitt Romney'e yakın sözcülerden bazılarının Obama'yı, Amerikan değerlerini bilmeyen ve tahrip etmeye çalışan bir ecnebi olarak sunduklarına örnekler vermişti Maureen Dowd...
Obama'yı hedef alan bu sözlü saldırılardan bazı cümleleri alıntılıyorum:
- Dileriz Obama nasıl Amerikalı olunduğunu öğrenir. Çocukluğunu Hawaii'de bir şeyler tüttürerek geçiren, gençliğini Endonezya'da yaşayan bu kişi...
- Bu kişi bu ülkeden nefret etmektedir. Obama Amerika'yı tuğla tuğla yıkmaya çalışmaktadır.
- Babası komünist, annesi solcuydu. Çocuk çağında doktrine edilmişti.
Çoğulcu demokrasiye örnek olarak gösterilen ABD'de bile bu tür söylemler ana siyasete sızdığına göre, daha yeni demokrasilerde farklı olanlara "Ötekiler" diye bakılması herhalde doğaldır.

Mükemmel evlilik nedir?
Bir romanda okumuştum galiba.
"Mükemmel evlilik birbirleri ile aynı olan çiftlerin birlikteliği değildir. Birbirlerine benzemeyen çiftlerin farklılıklarından mutluluk duymalarıdır mükemmel evlilik" deniliyordu...
Rahmetli sanatçı İsmet Ay'ın annesinin bir söylemini daha önce de yazmıştım.
Bir düğünde gelinle damada "Bir yastıkta kocayın" diyenlere öfkelenmiş İsmet Ay'ın annesi... "Marifet bir yastıkta kocamak değil, farklı yastıklarda da aynı rüyayı görmektir" demiş.
Biz akıllı ve bilinçli olalım.
Kendimize benzemeyenlerle de aynı rüyayı görmeye çalışalım...
Farklılıkları yasaklarla yok etmeyi, yasalarla cezalandırmayı "Siyaset etmek" sanmayalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Barlas Arşivi