23 Mart 2017 Perşembe24 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:29Güneş 06:56Öğle 13:18İkindi 16:42Akşam 19:27Yatsı 20:47
    • 18°C Adana
    • 11°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • -3°C Ağrı
    • 6°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 19°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 90.061 0.28
  • Altın: 144,927 -0.24
  • Dolar: 3,6135 -0.09
  • Euro: 3,9003 -0.20

“Yeni CHP”ye ev ödevi

Faruk Köse

Biliyorsunuz, CHP’de Genel Kurul vardı. İçinde yaşadığı toplumu tanımayan, tanımak için herhangi bir çabası olmayan, bu zamana kadarki yanılgılarının sebebini araştırmayı da akıl etmeyen anlı şanlı yazarlarımızın yorumlarını okumuşsunuzdur. CHP’nin “kurtarıcı rolü”nü üstlenmesi gerektiğinden, artık “bu kötü gidiş”e dur demesi lazım geldiğinden, “eskiye dair izler”in silindiği “yeni CHP”nin bunu yapabileceğinden falan söz ettiler.

Etsinler etmesine de, acaba bu milletin “Cumhuriyet’i kuran” CHP’yi 1950’de eline geçen ilk fırsatta sırtından niye attığını, hadi o zaman attı, bir daha da niye yüzüne bile bakmadığını düşünmeleri, buna dair de birkaç kelam etmeleri gerekmez miydi?

“Baykalcılar”ın ve “Önder Savcılar”ın temizlendiği kurultayda Kılıçdaroğlu, “eski kadrolar”la vitrin “yeniledi!” Böylece “Yeni CHP” ortaya çıktı!

Kılıçdaroğlu’nun vurgusuyla “Yeni CHP”; eğer “yetki alırsa” milletten, “Kürt sorunu”nu çözecekmiş. “Çağdaş ve demokratik bir anayasayı direne direne hayata geçirecek”miş. “Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık hedefi”ni yakalamak için değişecekmiş. “Türkiye’nin bütün coğrafyasına sevgi ve hoşgörüyle gidilecek”miş. “Antiemperyalist ve tam bağımsızlıkçı duruşundan, görkemli tarihinden bir milim bile sapmamak” ve “Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık hedefine yürümek” değişimin esasını teşkil edecekmiş. Yeni CHP’nin iktidarında “özgürlüğün şafağı” doğacakmış. Bunun için “aydınlanmacı”ymış, “idealleriyle evrenselliği benimsemiş”miş. “Toplumu değiştirmek” için “üniversiteleri ve bilim insanlarını özgür bırakacak”mış. Üniversitelerin “Ortaçağ medreselerine dönüştürülen” haline son verecekmiş. Dış politikada “Batı’nın egemenlerinin Ortadoğu’da taşeronluğunu üstlenme”ye son verecekmiş. Burası “Mustafa Kemal’in ülkesi”ymiş. “Yurtta barış, dünyada barış”ı sağlayacakmış. “Eğitim ve işsizlik” sorunlarını çözecekmiş.

Bu söylemlerde “yeni” olan ne var, onu göremedik. Bütün bunları nasıl yapacak, buna dair “-cağız” ve “-ceğiz”in ötesine geçin bir söylem, söylemi eyleme geçirecek bir proje var mı, o da belli değil. Anlayacağınız, “yerse”nin bilmem kaçıncı tekrarı.

Bir yorumcunun ifadesiyle Kılıçdaroğlu; “bir sağcının sabır ve dengeciliğiyle bir solcunun cesaret ve azmine sahip”miş. O halde bu “sabır, dengecilik, cesaret ve azim” sahibi Kılıçdaroğlu’nun CHP’sine, sorunları çözebilmek için “milletten yetki alabilmesi”ni mümkün kılabilecek bir “ev ödevi” verelim. Eğer ödevini yaparsa, belki “millet”, CHP’ye “bir şans” daha tanıyabilir, 1950’de elinden aldığı “yetki”yi tekrar verebilir.

Ödev-1: Özür ve Af Dilemeli. Milletin kimlik ve kişilik değerlerini değiştirdiğinden; dinine, inancına, Kitabına karşı yaptığı mezalimden; tarihinden, kültüründen, köklerinden koparan devrimleri ve icraatları yürürlüğe koyduğundan; millete ait vakıf varlıklarının talan edilmesini sağladığından; İslam’ın gereği olan ibadet ve eğitim kurumlarını tarumar edip işlevsiz bıraktığından; İstiklal Mahkemeleri adındaki mezalim mahkemelerini kurduğundan, bu mahkemelerin kararıyla onbinlerce İslam alimini astırdığından; Hilafet’i kaldırdığından; İslami hukuk sistemini iptal edip Batı’nın hukuk sistemini Müslüman millete dayattığından; milletin tarihini ve dilini çarpıttığından, dinine karşı imha edici icraatlarından ve reform girişimlerinden; devrimlerinden ve devirdiklerinden ve daha burada saymadığımız nicelerinden dolayı özür dilemeli, samimiyetle ve ikna edici biçimde affını istemeli.

Ödev-2: Red ve Tevbe Etmeli. 1950’ye kadar yaptığı, milletin esas değerlerine aykırı her türlü icraatı, eylemi, getirdiği sistemi, siyasal, sosyal, hukuki, iktisadi ve vb. hususiyetleriyle kurguladığı ve uyguladığı rejimi, bütün yaptıklarını ve yapmayı planladıklarını, günümüze kadar sürdürdüğü milletin özgürlüklerini kısıtlama ve baskılama yönündeki faaliyetlerini reddetmeli; bunlardan dolayı tevbe edip pişmanlığını deklare etmeli; parti tüzük ve programını, partisel faaliyetlere dair bütün ne varsa hepsini buna göre yeniden değiştirip düzenlemeli.

Ödev-3: Kabul ve Beyan Etmeli. Milletin dini inançlarını, o inançlara göre biçimlenecek komple bir hayat biçimini, milletin asli kimlik ve kişilik değerlerini, kültür ve geleneklerini, tarihi değerlerini, rejimin ve o rejimi uygulama sisteminin milletin inanç ve kültürel değerlerine göre yeniden biçimlendirilmesini kabul etmeli ve buna dair değişiminin esaslarını ilan/beyan etmeli.

Ödev-4: Telafi Etmeli. Bu zamana kadar milletin hak ve özgürlüklerine, inanç ve ibadet, kültür ve geleneklerine, milletin varlık değerlerine karşı yaptığı, birinci ödevde de kısmen dikkat çektiğimiz bütün ne varsa onları telafi edeceğine dair kesin ve inandırıcı olacak deliller getirmeli.

Ödev-5: İkna etmeli. Yukarıdaki dört ödevi yaptıktan sonra, eline yetki verildiğinde tekrar “eskiye” dönmeyeceğine dair milleti ikna etmeli; bu hususta inandırıcılığını sağlamalı.

İşte asgari bunları yaparsa, CHP’nin “yenileneceği”nden söz edilebilir. Yoksa değişen, sadece “genel başkan” ve “yoğurt yiyiş”ten ibarettir; ki kimsenin CHP’nin yoğurt yiyişiyle ilgilendiğini, sırf bunu değiştirdi diye avans vereceğini sanmıyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.