25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 31°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 26°C Afyon
    • 25°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 33°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 30°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 107.324 0.57
  • Altın: 143,294 -0.17
  • Dolar: 3,5602 0.10
  • Euro: 4,1499 0.27

Vah G. Saray vah!

Kemal Belgin

Geçtiğimiz sezon bile Galatasaray için böylesine bir başlık kullanmamıştım. Hani şu yerlerde sürünen sezonda bile… Peki, bu defa neden böyle bir başlık kullandım diye soracak olursanız, ki, son haftaya lider girilmiş olmasına rağmen, derim ki, Galatasaray’ın sadece sahadaki fukaralığı değil dışarıdaki garabetleri yüzünden bu kelimeleri sıraladım… Hale bakın! Galatasaray’ın bir hafta önce gribe yakanmış teknik adamı önce Ali Sami Yen’deki Avrupa maçına gelemiyor, yetmemiş gibi Ankara deplasmanı yerine ülkesi Almanya’ya gidiyor. Ve bunu yöneticiler son derece normal bir davranış olarak yorumlayabiliyorlar. Ben şimdiden derim ki, Kalli dönmez… Ama yanılsam ne olur ki… Rakip Oftaşspor… Sadece koşan ve mücadele eden bir takım… Karşısında Galatasaray var… Daha doğrusu olması gerekir… Ama nerede? Tek pas yapılamıyor, kaleye tek şut maç biterken atılabiliyor… Orta alan diye bir varlık yok… İleride, bunu ben yazıyorum, tükenmiş bir Hakan Şükür… Şayet kalede Orkun ve önünde Song’la Servet olmasa, pozisyon üretmeyi bilmeyen Oftaşspor bile maçı rahatlıkla kazanacak. Yani geçen sezonun Mondragon, Song, Tomas üçlüsü gibi bir oluşum var Galatasaray’da. Gerisi fasa fiso… Arda, içeri fazla girerek sanki kendisini zorla marke ettirmeye çalışıyor. Bir kere, o da 15. dakikada kenara gitti, Galatasaray maçtaki en ciddi pozisyonunu buldu. Sabri boğuşuyor ama boşuna… Nonda, top tutup takımı oynatmaya çalışıyor, takımı maça davet etmeye çalışıyor ama arkadaşları buna sağır kalıyor. Hakan Balta ve Uğur, önlerinde dağılmış bir ordu bulunduğundan çıksak mı, çıkmasak mı derdindeler… Ve oyuncu değişiklikleri yapılıyor. Galatasaray galip ya, Hakan Balta çıkıp yerine Volkan alınıyor… Sabri de kenara çekiliyor. öyle ya Galatasaray son onbeş dakika bastırsa, ölü top kullansa, bunları atacak o kadar çok oyuncu var ki… Gel de gülme, ya da ağlama… Barış’la da 80. dakikada Serkan değişiyor… Hani Trabzon’da maçı getiren füzeyi atmıştı ya… Ya çıkarsa… Peki, bu değişiklikleri Ahmet Akçam mı düşündü, yoksa cep telefonundan mesaj mı geldi… İkisi de facia… Ve Galatasaray, oyunda bir üçüncü sınıf takım gibi görünüp, ilk yarıyı ancak üçüncü bitiriyor. Bu satırların yazarı, üç hafta önce Galatasaray bu kafayla giderse ligi üçüncü bile bitiremez demişti. Yani liderken, yani puan farkıyla öndeyken… Sonra da transfer diyorlar… Siz önce elinizdekileri oynatmaya bakın… Ne yönetim be! Eh, stada başlanıyor ya, yani kongre malzemesi hazır ya… Neyse bunları devre arasında daha geniş dile getireceğiz…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.