20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 13°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,783 -0.99
  • Dolar: 3,7897 -1.05
  • Euro: 4,0443 -0.66

Baykal partisine çok kırgın

Ahmet Kekeç

Deniz Baykal, kulakları çınlasın, “istenmeyeni engellemenin yolu” olarak, vaktiyle Çankaya’ya Abdüllatif Şener’i önermişti.

Latif abi, hem mensubu bulunduğu hükümetin özelleştirme uygulamalarını eleştiriyordu, yani “devletçi”ydi, devlet kapitalizminin devam etmesini istiyordu, hem parti içinde aykırı sesti, hem kimi çıkışlarıyla birtakım ulusalcı gönüllerde taht kurmuştu, hem de “şarabın tadından başka her şeyini” biliyordu.

Hem de galiba Çerkez’di...

Bu kadarcık soy dayanışması da olurdu elbette...

Latif abi Çankaya’ya çıkacak, cihet-i askeriyenin mızırdanmaları sona erecek, böylece “367 numaralarına” gerek kalmayacaktı.

Latif abi de “Hayır, istemem” demiyordu.

Susuyordu...

Hani, “Haydi Latif Bey, adayımız sensin” deseler, “İstemem, yan cebime koy” bile demeyecek, koşa koşa gidip adaylığını koyacak. O derece hazırdı...

Belki de farklı bir Cumhurbaşkanı portresi çizecekti. Bilemiyorum.

Özelleştirmelere karşı çıkışında ufaktan bir “Ahmet Necdet Sezer kokusu” vardı ama belli de olmazdı.

Hayır, olmazdı...

Latif abi uygun bir Cumhurbaşkanı olmazdı.

Mutlaka “gelen gideni aratır” kuralı işler, AK Parti’nin “icracı” özelliği başlamadan biterdi.

İyi ki olmamış.

Dursun Çiçek albayım “Hükümeti ve Fethullah Gülen’i Bitirme Planı”yla bence boşa mesai harcamış... Asıl plan, Baykal’ın elindeymiş...

Baykal’ın önerisi dikkate alınsaydı, erken seçime ve referanduma gerek kalmayacak, zaten duraklama dönemine girmiş AK Parti o büyük seçim zaferini kazanamayacaktı. Neyse...

Vaktiyle Baykal’a dert olan, şimdi de Kılıçdaroğlu’na dert oldu: “Bu kez Çankaya’ya kim çıkacak?”

Hayır, önerdiği bir isim yok.

Sadece “kadın aday olsun” diyor... AK Parti’ye de kadın aday göstermesini salık veriyor.

Niçin kadın aday?

Eşinin başörtülü olamayacağını düşündüğü için mi? Yahut “kadın aday” önerisiyle, bizi ne tür bir tehlikeden korumuş olacak? “İstenmeyeni engellemenin yolu” Kemal Bey’de kadın aday mı?

Peki, adayın kendisi başörtülü olsa?

Diyelim ki Merve Kavakçı gibi biri önerilse?

Kemal Bey “kadın aday” ısrarını sürdürecek mi?

Refiklerimizden istihbar ediyoruz ki, Kemal Bey’in kafasında epeydir Güldal Mumcu’nunismivarmış...

Demek ki, amacı sadece “istenmeyeni engellemek” değilmiş. Aynı zamanda, “Siz de adayınızı gösterin, biz de gösterelim... Çarpışsınlar!” demeye getiriyormuş.

Hadi çarpışsınlar da...

Deniz Baykal’ın bu duruma çok bozulduğunu belirtelim de, demedi demesinler.

Kılıçdaroğlu genel başkan seçildikten sonra, Baykal bir tür “mecburiombudsman” ve “akil adam” oluverdi. Parti işlerine pek karışmadı. Hizbine hâkim oldu. Muhaliflerin “ayartmalarına” yüz vermedi. Yönetimin başarısızlıklarını muhalefet fırsatına çevirmedi...

Hatta, “Halkım ve partim bana görev verirse, genel başkanlığı neden düşünmeyeyim?” ucuzluklarına bile girmedi.

Haddini bildi.

Bir kenarda bekledi.

Bekledi ki, Kemal Bey, “Partimizin Cumhurbaşkanı adayı Sayın Deniz Baykal’dır, başka da bir arayışımız yoktur” desin.

Kemal Bey bunu demedi ve onarılması güç bir kırgınlığa yol açtı Baykal’da.

Nereden mi biliyorum?

Bir bilgiye dayalı olarak söylemiyorum ama biliyorum.

Ne yani, kendisinde genel başkanlık vehmeden Kemal Bey, Baykal’da Cumhurbaşkanlığı kumaşı göremiyor mu?

Bu kadar mı yetkin bir siyasetçi?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.