20 Ekim 2017 Cuma28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:48Güneş 07:14Öğle 12:56İkindi 15:54Akşam 18:25Yatsı 19:44
    • 15°C Adana
    • 13°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 7°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 108.434 1.41
  • Altın: 151,237 -0.13
  • Dolar: 3,6580 -0.38
  • Euro: 4,3278 -0.02

Vicdani bir uyanış

Fatma Tuncer

Dünyevi bütün sistem ve mekanizmalar almak üzere kurgulanmıştır, dolayısıyla insanı da tüketmek üzere teşvik ederler. Müslümanlar bir yıl boyunca bundan etkilenebilir ve değer kaybına uğrayabilirler. Ramazan ayında ise, Rabbimiz insanın zaaflarını görmesi için fırsat tanır ve onu düşünmeye, vermeye alıştırır. Müslüman Ramazan geldiğinde yeniden toparlanma ve arıma sürecine girer. Bu süreçte Allah almaktan çok vermeyi ve kendini tutmayı tavsiye eder. İslam alemi, savaşların kıyımların süregeldiği şu günlerde bu yönde topyekün bir kıpırdanışla toparlanışa geçiyor.

Gündelik hayatta ya da özel gün ve aylarda Batı ile doğu arasındaki tasavvur farkı daha bariz görülür. Batı da tüketen ve sürekli alıcı durumunda olan insan kutsanırken, Müslüman toplumlarda, üreten ve veren insan faziletli kabul edilir. Çünkü Müslüman bir şeyler verirken sadece kendi menfaatini korumak karşısındakinin şerrinden emin olmak ve ya ona riyakarlık yapmak için vermez. Aksine müslümanın bütün bu eylemlerini anlamlı kılan bir niyeti vardır ki, o da Allahın rızasını kazanmaktır. O üretmenin ve vermenin Allahın sünnetini yerine getirmek olduğunu bilir.

Evren vermek üzere kurulmuş bir şantiye gibidir. Sürekli veren ve verdiğinin yerine konulmasını beklemeyen yegane varlık ise Allah'tır. Allah verirken zengin fakir ayırımı yapmaz ve bütün varlık alemini şefkatle kuşatır. İnsan ise zaaf sahibidir ve verirken beklentilerine uygun seçimler yapar.

Müslümanlar yeryüzünde Allahın sünnetini yerine getiren insanlığın seçkin öncüleridir. Çünkü inanan kişi verirken ve üretirken mutlak ve Rezzak olanın Allah olduğunu bilerek hareket eder ve bunun canlı şahitliğini yapar. Allah rızası için verilen şey peşinen ahirette alacağımız, yani önden gönderdiğimiz şeylerdir. Bu anlamda insan sadece alarak değil ancak vererek, gerçek manada manevi bir zenginliğe ulaşır ve insanlık yolunda yükselmeye başlar. Vermek hem bir yatırım aracı hem de kişiyi esaretten kurtaran bir eylemdir. Dünya hayatını ebedi bir güzergah olarak görenler vermekte zorlanırlar. Ahirete inanan insan ise ikram etmenin bir erdem olduğunu bildiği gibi ikramda bulunduğu kişiye müteşekkir olduğunu da bilir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.