26 Mart 2017 Pazar27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:24Güneş 06:51Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:30Yatsı 20:50
    • 21°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 17°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 23°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Yeni Türkiye'ye yeni dış politika...

Hüseyin Gülerce

Dış politika ile ilgili tartışmalara geniş bir açıdan bakmakta fayda var. Yeni Türkiye'nin ne olacağı, yeni dış politikanın da eksenini belirler. Dolayısıyla önce Yeni Türkiye hedefi doğru konulmalıdır.


Doğru dış politika, iç bütünlüğe bağlıdır. İç bütünlük ise; birbirinin konumuna saygılı, biri diğerini ötekileştirmeyen, özgürlükleri sadece kendisi için değil, başkaları için de isteyen, hoşgörülü, çatışmadan değil uzlaşmadan yana olan bir zihniyetin hâkim olmasına bağlıdır. Bunu sağlayamayan Türkiye'nin, doğru bir dış politikası olamaz. Somut olarak söylersek, Kürt meselesini, Alevi meselesini çözemeyen, kutuplaşmaları azaltamayan, siyasi çekişmelerin beslediği tansiyonu düşüremeyen bir Türkiye, doğru dış politikadan da mahrumdur.

Ayrıca, sivil iradeyi devre dışı bırakan otoriter ve totaliter vesayetçi zihniyete terk edilmiş, bir dış politika da havanda su dövmektir. Böyle bir dış politikanın hedefi yoktur, başka güçlerin uydusu olmaya mahkûmdur. Doğru dış politika için tam bir demokrasi gerekir. Askerî vesayet rejimini bitiren, seçim ve siyasi partiler yasaları ile liderlik sultasına son veren, gerçekten halkın seçtiği milletvekilleri ile iktidar erkini denetleyen bir Meclis gerekir. Yargı, hiçbir güce, yere bağlı olmadan bağımsız ve adaletin teminatı olarak bir abide gibi yükselmelidir. Meclis ve yargı sayesinde, denetim ve dengesi sağlanmış bir yönetim sayesinde, aynı zamanda dış politika, siyasi hesapların malzemesi olmaktan da kurtulur.

Yeni Türkiye, içte ve dışta aynı değerlerle yükselmelidir. İçte başka, dışta başka olursanız, kimseye güven veremezsiniz. Komşularınız da, dostlarınız da, hasımlarınız da size güven duymazlar. İçeride güvenilmez iseniz, dışarıda da güvenilmez olursunuz. Bir yönetimi tehdit eden büyük tehlike güvensizliktir...

Yeni Türkiye, uzlaşmayı sağlayan Türkiye'dir. Bu Türkiye, hiçbir siyasi ya da sosyal gücün, toplum mühendisliği ile yapılandırılamaz. Açık ifadesiyle AK Parti'nin yüzde 50'si olduğu gibi, diğer tarafta da yüzde 50 var. Yeni Türkiye, yeni dayatmalarla kurulamaz ve huzur bulamaz.

Yeni Türkiye'de içteki ve dıştaki hedef aynıdır: Herkesin kendisi olduğu, evrensel insani değerlerde buluştuğu, paylaşmayı özümsediği, huzur, barış ve refah için birlikte yürüdüğü bir Türkiye ve dünya...

"İslam Ortak Pazarı" ve "İslam Güç Birliği" gibi söylemler, tabanın hoşuna gidebilir, duyguları okşayabilir fakat globalleşen dünyada gerçekler adına bir şey ifade etmez. Bu söylemlerin sahipleri, tekliflerinin ülkemize ve milletimize nasıl bir fayda getireceği konusunda da bugüne kadar ikna edici olamamışlardır. Bu taleplerin sahibi siyasi partiler marjinalleşmiştir.

Dış politikada, dini ve etnik ayrımlara yaslanılamaz. "Müslümanlık-Hıristiyanlık", "İslâm âlemi-Batı dünyası" türünden cepheleşmelere asla meydan verilemez. Tarihin sayfaları, etnik, dini ve mezhep temelli cepheleşmelerin yol açtığı kanlı sayfalarla doludur...

Dünya barışı bugün medeniyetler çatışmasına değil, medeniyetler ittifakına bağlıdır. Bu açıdan Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin tarihi bir önemi vardır. Ancak bu, Türkiye'nin AB'ye bel bağlaması, bir bloğa hapsolması anlamına gelmez. Bir yandan da Asya'ya, Afrika'ya açılmanın değerinin farkında olmalıyız. Pasifikten Uzakdoğu'ya, Avrupa'dan Rusya'ya, Türk cumhuriyetlerine, Afrika'dan Güney Amerika'ya yeni ufuklara açılmalı, yeni alternatifler peşinde koşmalıyız. Çünkü dünyanın her yerinde olmayan Türkiye, hak ettiği, layık olduğu yerde olamaz...

Bugün insanlığın ihtiyaç duyduğu şey; ayrışmalara, kutuplaşmalara yol açacak kuruluşlar, politikalar değil, insanlığın ortak değerlerini esas alan zeminlerdir... Dünya, hesaplaşmalardan, küresel jandarmalığa soyunanlardan çok çekti. Silah tüccarlarının, uyuşturucu ve insan tacirlerinin değil, bilgi, ulaşım, sağlık teknolojilerinin, huzur adaları projelerinin çağı gelmelidir. Yeni Türkiye'ye büyük görev düşüyor...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.