27 Mayıs 2017 Cumartesi2 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:36Güneş 05:30Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:33Yatsı 22:18
    • 25°C Adana
    • 27°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 21°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 23°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,781 1.23
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

Darbe başarılı olsaydı...

Ahmet Kekeç

Orgeneral Hilmi özkök ‘vakitlice’ uyanıp, bunları ‘suçüstü’ yapmasaymış, şimdi nur topu gibi bir ‘ulusal darbemiz’ olacakmış.

Belki de milli bayramlarımıza bir yenisini eklerdik: ‘7 Temmuz Demokrasiden ve AB Boyunduruğundan Kurtulma Bayramı.’

Ne kadar büyük bir fırsatı tepmişiz, görüyor musunuz?

Tebrikleri de, herhalde, elan t utuklu bulunan dört yıldızlı paşalarımızdan biri kabul ederdi.

Kendisine ‘Cumhuriyet Televizyonu’ kurma görevi verilen arkadaşımız ne olurdu?

Muhtemelen ‘Basın ve Enformasyon Bakanı.’

Cumhurbaşkanlığına da, ‘çekirdek kadro’dan biri değil, ‘dışarıdanmış’ görünen saygın bir isim seçilirdi.

Benim aklıma, anayasa hukuku konusunda uzman olduğu söylenen bir büyüğümüz geliyor.

Bir vakitler, korporatizmi savunan bir ‘Anayasaya Giriş’ kitabı yazmıştı. Bugüne kadar yazılmış en iyi ‘anayasa retoriği’ kabul ediliyordu hani...

Bu kitabı yazdığı için, 12 Mart döneminde içeri alınmıştı...

O profesör işte...

Fakat, 12 Mart dönemindeki ‘mağduriyeti’, sanıldığı gibi, ‘Anayasaya Giriş’i yazdığı için değil, darbe cuntasına girişi savunduğu içindir. Neyse...

Devlet Başkanlığı direkten dönen bu mümtaz şahsiyet demokrasiyi sevmiyor.

Serbest piyasa ekonomisine karşı...

Toplumların, ‘kendi kaderlerini tayin etme hakkı’na karşı...

Doğuya karşı.

Batıya karşı.

Kuzeye ve Güneye de karşı...

Sıkı Beşiktaşlı’dır.

Bir dönem Dışişleri Bakanlığı yaptı.

Darbe meclisine ‘kurucu üye’ yazıldı.

Ve tabii Mülkiyeli...

Rahmetli Mehmet Emin Erişirgil’in tornasından geçmiş hemcinsleri gibi, o da ‘demokrasi’ ve ‘çoğulculuk’ kavramlarından hazzetmiyor.

Türkiye’nin makus talihini yenmiş Adnan Menderes, bu değerli anayasa hukukçusuna göre, çizmeyi aştığı, yani ‘halkla bütünleştiği için’ asıldı.

çok partili parlamenter sistem, ‘resmi hizmete mahsus’ yarı aydınlarımız gibi, bu büyüğümüzün de nefretle andığı bir ‘geçiş dönemi’ne işaret etmektedir; bütün kötülükler orada zuhur etmiş, ülke 1950’de geri dönülmez bir ‘karşı devrim’ sürecine girmiştir.

Seçim, parlamento, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı ilkesi, ‘irade-i milliye’ onun için bir şey ifade etmiyor.

Zaten, ‘parlamento dışı demek, ille de demokrasi dışı demek değildir’; dolayısıyla, parlamento dışı güçlerin (örneğin darbe cuntalarının) demokrasiyi ve parlamenter düzeni inkıtaa uğratan müdahaleleri de ‘demokrasi dışı sayılmamalı’dır.

Böyle bir adamdır işte...

Aynı zamanda velud bir kaynaktır.

üretim araçlarını tekeline almış seçkinci burjuvazi, ‘demokrasi’ adına oligarşik devlet yapısını savunan ve bu Sovyetik yapıyı cumhuriyetimizin ruhuna uygun bulan resmi devletçilerimiz yıllarca ondan beslendiler.

Bugün de ‘fikirleriyle’ kaynaklık etmeye devam ediyor.

Hilmi özkök taş koymamış olsaydı, muhtemelen içe kapanmacı, devletçi, antiemperyalist, dünyadan tecrit edilmiş, ‘yoksul ama onurlu’ bir üçüncü dünya ülkesine uyanacaktık her sabah.

Bu ülke fetiş derecede benimsenmiş ‘üniter yapısını’ koruyabilir miydi, adı ‘Türkiye Cumhuriyeti’ olmaya devam eder miydi?

Burası tartışmalı işte...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.