20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 13°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,783 -0.99
  • Dolar: 3,7897 -1.05
  • Euro: 4,0443 -0.66

Pazar notları: 'Biri her an TV'yi kapatabilir!'

Haşmet Babaoğlu

Sürekli değişenlerle hiç değişmeyenler aynı madalyonun iki yüzü gibidirler. İstedikleri "hakikat" değil, "haklı çıkmak"tır! Fakat akıp geçen zaman iki tarafa da kötü davranır. Sürekli değişenler iyi olan ne varsa, koruyamaz, ellerinden kaçırırlar. Hiç değişmeyenler ise kusurlarıyla birlikte yaşlanırlar.
***

Globalizm: Güneşin battığı ve doğduğu yalan. Işıklar hep açık!
***

Ne için yaşıyoruz? Hedefimiz ne? Bu soruyu herkes kendi meşrebine göre cevaplayacaktır. Ama olup bitenlere bir deney laboratuvarını gözlemler gibi bakarsanız göreceksiniz ki, yığınların tek hedefi var: İşi, gücü bitirdikten sonra eve dönüp TV izlemek.
***

Bugünlerde kimi ihtiyarlara bakıyorum da... Dünyadan ayrıldıktan sonra gözleri kesin arkada kalacak. Televizyon ekranında...
***
TV dedim de, John Cheever'ın "A vision of the world" adlı öyküsünü bilir misiniz? Şöyledir... Kadın yolda giderlerken dönüp direksiyondaki kocasına "içimde kötü bir his var sevgilim" der. Kocası konuşmaya zorlayınca anlatır kadın: "Sanki televizyondaki aile dizilerinden bir karaktermişim gibi hissediyorum kendimi. Yani hoşum, giysilerim güzel, mizah duygum yerli yerinde, çok tatlı çocuklara sahibim. Ama içimdeki korkunç his hep şunu fısıldıyor: Dikkat, biri her an televizyonu kapatabilir!"
***
Aşk edebiyatı gözleri çok pohpohlar ama gerçekte şıpsevdidir gözler, daldan dala, bir gözden ötekine konarlar. Oysa eller takıktır, inatçıdır, âşıktır. Şiddetle özlerler birbirlerini.
***
Dünyaya açılan pencerenin önüne çektiğimiz o güzel ve eprimiş tül! Tahayyül!
***
Anlamak... Çoğu zaman acı çekmeyi göze almayı gerektirir. Bu yüzden daha baştan anlamak istemeyiz.
***
Anlamak... Yer değiştirmeyi, belki pozisyonunu kaybetmeyi gerektirebilir. Konfor hep daha ağır basar ve anlamazdan gelmeyi tercih ederiz.
***

Öğrenmek için başkalarına ihtiyacımız var ama anlamak için zamana ve yalnızlığa...
***

Yaz akşamları... Çok seviyorum yaz akşamlarını ama bir yandan da hava kararınca içime çöken tedirginliği uzaklaştıramıyorum. Turgut Uyar ne güzel demişti: "Bir akşam nasıl tutulur kırılmadan/ böyle ince, böyle görkemli."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.