30 Mart 2017 Perşembe3 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun!” (Tevbe, 119)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:16Güneş 06:44Öğle 13:16İkindi 16:46Akşam 19:34Yatsı 20:55
    • 23°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 11°C Balıkesir
  • BIST: 89.573 0.34
  • Altın: 146,325 -0.45
  • Dolar: 3,6382 -0.44
  • Euro: 3,9067 -0.59

Müslüman az/g/ınlıklar sorunu!

Akif Emre

İslam Alemi dediğimiz, dünya ölçeğinde Müslümanların paylaştığı aidiyet ve farkındalığının, değerler bütününü paylaşma bilincinin inşa ettiği yapı, tarih boyunca olduğu gibi modern zamanlarda da geçerliliğini koruyor. Her ne kadar İslam Alemi yerine 'Müslüman dünya' deyimini kullanarak sosyolojik bir oluşuma indirgemek isteyen tanımlama, İslam ümmetinin anlamını daraltmaya, parçalamaya ve tesadüfen bir araya gelmiş insan yığınına dönüştürmeye çalışsa da...

Bugün yeryüzünde karşı karşıya olduğu siyasi, ekonomik, askeri sorunlara ve parçalanmışlık görüntüsüne rağmen farklı coğrafyalarda farklı etnik kimliklerdeki Müslümanları birleştiren, alt kimlikleri önemsizleştiren, onları ortak bir idrak sahibi kılan değerler fark edilmeden İslam Alemi kavramsallaştırmasının ne anlama geldiği anlaşılamaz.

İslam Aleminin en önemli sorunlarından biri, Müslüman azınlıklar sorunudur. Bugün çok farklı ulus-devlet yapısı içinde, farklı rejimlerin yönetimi altında azınlık durumunda olan geniş bir Müslüman nüfus yaşamaktadır. Müslüman azınlıklar, farklı coğrafyalarda, farklı siyasal yapılar içinde, farklı kültürel etkilere maruz kalmalarına rağmen ortak paydada toplanabilecek sorunlarla yüz yüzedirler. Bu sorunlar açlık, göç, yoksulluk olduğu kadar asimilasyon ve siyasi, dini baskı şeklinde de ortaya çıkabilmektedir. Tüm bunlardan daha farklı olarak yönetimleri altında oldukları sistemlerle sıcak çatışmaya giren, işgal altında yaşayan Müslümanların durumu birbiriyle ilişkili nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Önce şunu belirtmekte yarar var; Müslüman azınlıkların sorunları büyük ölçüde sömürgecilik sonrası döneminin mirasıdır. Müslümanların azınlık durumuna düşürülmesi, temel haklarından mahrum edilmeleri sonucunda, yer yer direnişle bu duruma karşı çıkmaları, dünya gündeminde Müslümanların, bulundukları siyasi yapılarda sorun çıkaran, şiddet ve terör kaynağı unsurlar olarak algılanmalarına neden olmaktadır. Ezilmiş, hakları alınmış 'azınlık'tan çok bir tür 'azgınlık imajı' oluşturulmaya çalışıldığı da vakıa.

Müslüman azınlıkların modern dünyada Trinidad ve Tobago'dan Patani'ye, Batı Avrupa'dan Afrika sahrasına uzanan geniş coğrafyaya yayılmalarına rağmen benzer sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmaları bizatihi İslam Alemi dediğimiz ortak varoluş bilincinin, Müslüman kimliğinin ne kadar köklü oluğuna da işarettir.

Müslüman azınlıkların durumuna kabaca baktığımızda siyasi, tarihi, ekonomik nedenlerin dayattığı sorunlar ortaya çıkmaktadır.

- Tarihi sorunlar: Tarihsel olarak Müslüman olmayan toplumlar içinde azınlıklar olarak yaşamak zorunda kalmaları. Geleneksel ilişki biçimlarine dayalı farklı dinlerle bir arada yaşama tecrübesi belli bir denge kurmayı başarmışalrdı. Bu durm hem mülümanalr hem de gayrı Müslim topluluklar arası ilişkde geçerliydi. Sönürgecilik ve sonrası müdahaleler bu ilişkileri de parçalayacaktır.

ß Askeri işgal altındaki Müslüman topluluklar: Daha önce hakim konumda olmalarına rağmen askeri müdahaleyle başka bir devletin işgali altına girerek azınlık durumuna düşmüş Müslüman topluluklar. Bu tür durumlarda yabancı işgaline karşı süregelen bir direniş zaman zaman silahlı mücadeleye dönüşmektedir. Keşmir, Patani, daha erken dönemde Filipinler, Doğu Türkistan, yakın dönemde Filistin gibi bölgeler bu duruma örnek gösterilebilir. İşgal yönetimleriyle çatışmaya dayalı ilişki her anlamda Müslüman azınlığın eğitimden, sosyal hayata kadar tüm alanlarda baskı altına alınmasını, ötekileştirilmelerini, sistematik asimilasyon uygulamalarına maruz kalmalarını beraberinde getirmektedir.

- Bu tür durumlarda daha örgütlü ve dinamik yapıya sahip Müslümanların, genelde uluslararası düzeyde hak arama çabalarına -hatta uluslararası hukuk açısından haklı olmalarına rağmen- yeterince destek bulamadıkları açık. Örneğin Keşmir sorunu her anlamda Müslümanların lehine olmasına karşın, tıpkı Filistin'de olduğu gibi, hakları egemen güç tarafından yok sayılmaktadır.

- Keşmir sorunundan bağımsız olarak Hindistan Müslümanlarının durumu, dünyada benzeri olmayan başlı başına bir azınlık sorunudur. Dünyanın en büyük azınlığını temsil eden Hindistan Müslümanları 200 milyonu bulan mevcudiyetleri ile çok farklı sorunlarla baş etmek zorundalar. Bu sorunlar kimi zaman devlet içinde ayrımcılık, kimi zaman dominant unsurların soykırım tehditlerine maruz kalma olarak öne çıkarken asıl büyük sorun büyük Müslüman nufusun eğitim, inanç, kültür alanlarında yapılanması, kimliğini koruması çerçevesinde ortaya çıkmaktadır. Doğu Türkistan'da olduğu gibi bölgelerinde çoğunluk olmalarına rağmen sistematik devlet uygulamalarıyla azınlık durumuna düşürülüp her anlamda asimilasyona tabi tutulan azınlıkar ciddi tehdit altındadır.

- Fiziki varlıkları tehlike altında olan Müslüman azınlıklar da azımsanmayacak kadar çok ve geniş bölgelere yayılmış durumda. Arakan örneğinde olduğu gibi açıkça soykırım tehlikesiyle, açlık ve sürgün altında yaşamaya mecbur edilmekteler. Ya siyasi yap bizzat teşvik ediyor ayda karşı dini grupalrın açık düşmanlıklarına maruz kalıyorlar.

- Modern dönemlerde genellikle Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'ya göç ederek azınlık olarak yaşayan Müslümanlar... Bunlar, Amerika'da olduğu gibi daha çok eğitimli kitlelerden oluşsa da Batı Avrupa'da göçmen işçilerdir. Bunların en büyük sorunu kimliklerini koruyabilecekleri, dinlerini öğrenip yaşayabilecekleri bir yapının oluşmasıdır. Özellikle üçüncü kuşaktan sonra Batılı toplum içinde asimile olmadan hayatiyetlerini sürdürebilme sorunudur. Daha sistematik bir tasnifle ayrıntılara girildiğinde pek çoğumuzun gözden kaçırdığı Müslüman azınlıkların temel haklardan mahrum kaldıkları ortaya çıkar.

- Daha temel sorun Müslüman azınlıkların, sade bir Müslüman olarak yaşama taleplerinin egemen dünya sisteminin değerleri tarafından kabul edilmek istenmemesidir. Domuz etinden, sünnet araştırmalarına, başörtülü eğitimden cami gibi dini mekanlara dair taleplerinin modern siyasal kültür tarafından temel bir hak olarak kabul edilememesi gibi sorunlarla yüzleşmek zorunda kalmaktadırlar. Bu sorunlar arttıkça yer yer ortaya çıkan şiddet içeren tepkiler meşru hakları karşılanmayan Müslüman azınlıkları doğal şüpheli konumuna itmektedir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.