30 Mart 2017 Perşembe3 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun!” (Tevbe, 119)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:16Güneş 06:44Öğle 13:16İkindi 16:46Akşam 19:34Yatsı 20:55
    • 13°C Adana
    • 7°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • -6°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • -1°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 89.270 -1.01
  • Altın: 146,921 -0.22
  • Dolar: 3,6543 0.18
  • Euro: 3,9297 -0.55

Böyle ne cömert olabiliriz, ne de cesur!

Haşmet Babaoğlu

Davulun sesi uzaktan hoş gelir...
Toplumsal ilerleme ve modern iktisadi ilişkiler de öyledir. Bir bakarsınız ki, tek tek insanlar olarak fena "gerilemiş"iz! Borçlanmak mesela...
Veren için de, alan için de çoğu zaman yüktür.
En iyi koşulda bile inceden bir sızıya dönüşür; bazen ruhu ezer, bazen bozar.
Yine de alacaklıyla borçlu arasında insani bir hukuk oluşur.
Hatta öyle olur ki, borç cömertçe silinebilir ya da zorlanıldığında sorun çıkartılmaz.
Oysa bankalara borçlanmak çok farklıdır.
Hukuk vardır ama artık insan yoktur!
İstediğin kadar değil, istediği kadar borç verir.
Cömertlik bilmez, hesabını bilir.
İcraya verirken de, ne acımasızdır, ne de anlayışsız! Soğuktur sadece!
Aslına bakarsanız, "insanlığın iktisadi ilerlemesi" denilen sürecin tamamı bu "öldürücü soğuk"tan ibarettir.
***
Neyse...
Asıl konu edeceğim şey şu...
İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası'nın açıkladığı rapor vatandaşların kullandığı toplam tüketici kredilerinin son beş yılda yüzde 154 arttığını gösterdi.
Kredi kartı borçları ise iki kattan fazla artmış. Türkiye'nin büyüme ortalaması 5-8 aralığında seyrederken, tüketici kredilerinin yıllık büyüme ortalaması yüzde 30'u aşmış durumda.
Görünen o ki, neredeyse herkes borcunu da borçla kapatıyor.
Yani hayatlarımızın dışı ne kadar yaldızlı olursa olsun, içi dökülüyor.
Feci bir kısır döngü bu!
***
Yok, şimdi kalkıp borçlanmanın arttığı bir toplumda ekonomik kriz ihtimalinin yükselmesinden falan söz etmeyeceğim! Onu bilmem! O benim işim değil.
Ama "insan" ne yapar, nasıl yaşar ve hangi koşullarda nasıl davranır, bilirim.
Gelecek on yıllarını bankalara ipotek edenler, kredi kartlarının borcunu yine kredi alarak kapatmaya çalışanlar cömert, diğerkâm, cesur ve huzurlu olabilirler mi? Haydi daha açık konuşalım...
Bütün konforunu borç üzerine inşa eden, sürekli hesap kitap yapmak zorunda kalan insanlar çevrelerine karşı hakkıyla "iyi" ve "dürüst" davranabilirler mi?
Siyasal ve toplumsal algıları borçluluk psikolojisinden uzak kalabilir mi?
Bir durup...
Külahı önümüze koyup...
Düşünmenin zamanı gelip geçiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.