21 Ekim 2017 Cumartesi1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:49Güneş 07:15Öğle 12:56İkindi 15:53Akşam 18:23Yatsı 19:43
    • 25°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 14°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,139 -0.05
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Davutoğlu'nu eleştirmenin dayanılmaz hafifliği!

Haşmet Babaoğlu

Eleştiri denen şeyin de bir ağırlığı vardır.
Derdiniz "laf çakmak" veya "taraftarlar"ınızı gaza getirmekse, o başka...
Ama eleştiri dediğimiz şey konusunu ciddiye alır. Saygı duyar. Sağını solunu kolaçan eder; dününü bugününü göz önüne alır.
Lafı nereye getireceğim...
Aklı başında diye bildiğim insanların Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nu "hani komşularla sıfır sorun politikası izliyorduk, sorun yaşamadığımız komşu kalmadı!" diyerek çekiştirmesine tabii ki!
Sanırsınız bölgemizdeki kırılgan dengeyi durup dururken bizim dış politikamız bozdu!
Sanki Arap Baharı'nı doğuran dinamikler bizim Dışişlerimiz tarafından harekete geçirildi!
Sanki Irak'a giren ve çıkarken de fiilen üçe bölen ülke Türkiye!
Ne yapmalıydı Davutoğlu?
Sırf "sıfır sorun" politikası sürsün diye ülke halklarının demokratik taleplerine rağmen Arap diktatörleriyle dostluğunu sürdürse ve onları desteklese miydi?
***

Davutoğlu eleştirilmemeli mi?
Elbette eleştirilmeli.
Kontrol edebileceği ve stratejik olarak öngörüp önlem alabileceği alanlarda bunları yapamadığı zaman eleştirilmeli.
Mesela "sıfır sorun" konseptinin anlamı kalmadığında yerine hangi gelecek tasarımını koyduğunu hâlâ açık seçik biçimde dillendirmediği için eleştirilmeli.
Mesela düşen uçağımızla ilgili süreci Genelkurmay'ın inisiyatifine bırakmadan Dışişleri'nin politika çerçevesi içine almadığı için eleştirilmeli.
Yoksa Davutoğlu'na "sıfır sorundu ha ne bu şimdi!" türünden mahalle ağzıyla yaklaşmak çok ama çok hafif ve haksız bir tutum.
Kaldı ki, Başbakanlık dış politika danışmanlarıyla Davutoğlu'nun yaklaşımları arasında belirgin farklılıklar öne çıkıyor. Yani hükümetin tepesinin de Dışişleri'ni belli bir mesafeyle izlediği zamanlar oluyor.
Neyse...
Eminim şu anda, hiç üzerime vazife olmayan bir konuda kalem oynattığımı düşünenleriniz vardır.
Haklı görünebilirler.
Ama bu yazdıklarımın aslında dış politikayla ilgisi yok!
Akıl, izan, insafla ilgisi var.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.